APPLE'IN "YENİ" SERVİSLERİ

Ersin AKMAN 05 Nis 2019

Bugün için dünyanın en değerli şirketi olan Apple, bir süredir değer kaybediyor. Evet halen dünyanın kağıt üzerinde en değerli şirketi ama bir süre önce daha da değerliydi.

Veya “Artık eskiden olduğu kadar değerli değil” de diyebiliriz. Bunun tek nedeni şirketin ana gelir kaynağı olan cep telefonu satışları konusunda eskiden olduğu kadar başarılı olamaması. Yani son yıllarda eskisi kadar çok iPhone satamaması.

Öte yandan şirket yöneticileri dünya üzerinde “yeterince” Apple stoğu oluştuğunun da farkındalar. Yani yeni cihaz satmaktansa, hali hazırda Apple markalı bilgisayarlar, tabletler veya cep telefonu kullananlara başka şeyler satmak daha kârlı olabilir. İnsanların yeni bir cep telefonuna bin dolar vermelerindense ihtiyaçları olan herhangi bir servise aylık ücretlerle sahip olmaları fikrinden bahsediyorum. Tabii ki bu fikrin veya sistemin yaratıcısı da Apple değil. Özellikle son zamanlarda daha çok insan tarafından kullanılan Spotify ve Netflix gibi servisler bu sistemin artık yeni bir iş kolu olduğunu kanıtladı.

Kârlılık konusunda pek de iyi bir performans sergileyemeyen mevcut Apple yönetiminin de servis işine girmesi veya zaten mevcut olan bazı şeyleri servis olarak sunması tabii ki kimseyi şaşırtmadı. Sonuç olarak yöneticilerin “yöneten” olarak kalabilmesi için ama iyi ama kötü bir ürünü veya servisi maliyetinin üstünde bir rakamla satabilmesi lazım. Bu da Apple’ın zaten en iyi yaptığı iş!

Görünen o ki hiç kimsenin kafasında Apple’ın bu işe girmesi ve bu işten başarı ile çıkması, yani para kazanması konusunda en ufak bir soru işareti de yok.

Zaten Apple’ın yeni servislerinden biri olan ve Amerika’daki üyelik ücreti 9.99 dolar olan Apple News + isimli uygulaması da kullanıma açıldığı iki günde 200 binden fazla abone kazandı. İlk ay deneme süresinden yararlanıp ücret ödemeyecek olan abone sayısı için öngörülen rakam ise en az bir milyon abone. Bu da demek oluyor ki Apple’ın aylık 10 milyon doları aşan düzenli bir geliri daha oluyor.

Netflix’e de rakip oluyor

Apple’ın geçenlerde duyurusunu yaptığı servislere kabaca bakacak olursak ilk dikkat çekeni Apple Arcade isimli dijital oyun servisi. Tek abonelikle Apple markalı bilgisayarınızdan, tabletinizden veya cep telefonunuzdan istediğiniz oyunu oynamanızı sağlıyor. Yakında bu platforma özel oyunların da geliştirilmesi bekleniyor. Aynısı var mı? Sanırım yok ama üzerinde zaten birden çok şirketin çalıştığı bir konu. Benzerleri ise var. Gelecekte rakipleri de olacaktır. Ama Apple’ın nakit sıkıntısına çare olması bekleniyor, o ayrı…

Apple News + ise şu an başta Turkcell Dergilik olmak üzere birçok farklı rakibi olan dergi ve gazete okuma platformu. Her zaman olduğu gibi daha önce yapılan bir şeyin Apple versiyonu.

Apple TV + ise özellikle Türkiye’de yaşayan bizlerin Turkcell TV + ile tanıdığımız sistemle Netflix’in birleşimi gibi bir şey. Abone oluyorsunuz ve cihazlarınız üzerinden filmler, diziler izliyorsunuz. Lansmana Steven Spielberg, Jennifer Aniston ve Oprah Winfrey gibi dünyaca ünlü isimlerin katılması ve Apple TV + için olumlu sözler söylemesinden anlıyoruz ki Apple bu sektörde büyük oynayacak. Gerçi Apple hep büyük oynar ama bu sefer daha büyük oynayacak. Çünkü şu andaki tek global rakip olan Netflix pazardaki ilk marka olmanın avantajını çok uzun süredir yaşıyor. Her ne kadar yakın gelecekte tek rakibi Apple olmayacaksa bile şu an neredeyse rakipsizliğin kaymağını yiyor.

Amerika’da Netflix ve benzeri sistemlerin de aylık 10 dolar civarında abonelik ücretine sahip olduklarını düşünürsek bu pazar Apple’a küçük gelebilir ama sadece Netflix’in 150 milyon aboneye ulaştığını da unutmamak lazım. Zaten o nedenle de yakın gelecekte Netflix’in tek rakibi Apple TV + olmayacak; Disney de bu işe girecek. Şu an Netflix, Amazon Video, Hulu, HBO Now ile yürüyen özel televizyon yayıncılığı işinde rekabet arttıkça artacak. Ve bana soracak olursanız çok geçmeden bazılarının havlu attığına şahit olacağız.

Ve tüm bunların üzerinde konumlanan yeni Apple hizmetinin adı Apple Card. Bildiğiniz kredi kartını Apple’ın yeniden keşfetmiş hali. Cep telefonunuzda dijital olarak çalışan bu karttan isterseniz fiziki bir kartta ürettirebiliyorsunuz. Yani internetten yaptığınız alışverişlerinizde veya temassız işlemlerde kullanabileceğiniz Apple Card’ı, eğer isterseniz fiziksel olarak da talep edebiliyorsunuz ve cüzdanınızda taşıyabiliyorsunuz. Tıpkı iPhone cep telefonları insanların kendilerini sahip oldukları şeyler üzerinden tanımlama çabasına yeni bir Apple katkısı olarak yorumladığım bu hizmetin arkasında herhangi bir banka yok, Apple’ın kendisi var. Yani Apple kasasındaki nakit parayı da bankacılık sistemine sokarak nemalandırmaya başlıyor. Bu arada ülkemizdeki bankaların yıllardır yaptığı puanlama sistemini de hayata geçiriyor. Her alışverişiniz üzerinden puan değil, gerçek para kazanıyorsunuz. Eğer alışverişinizi Apple ekosistemi içinde yaptıysanız doğal olarak kazancınız daha fazla oluyor.

Sonuç olarak Apple bu yıl da yine daha önceden başkalarının yaptığı işlerin benzerlerini yaparak para kazanmanın yolunu bulmuş görünüyor. Fakat duyurunun yapıldığı günden bugüne kadar Apple hisselerinde yaşanan yükselişin boyutuna bakılırsa bu yeni hamleye rağmen insanların Apple’dan asıl beklentisinin teknolojik gelişmeler barındıran ürünler olduğunu söyleyebilirim. Şirketin yakın gelecekte gerçekten hem kendi müşterilerini hem de tüm teknoloji meraklılarını şaşırtacak bir cihaz yayınlayıp yayınlayamayacağı ise bugünden bilebildiğimiz bir şey değil. Yıl sonuna doğru duyurusu yapılacak yeni iPhone modelinin Apple hayranları tarafından yine yerlere göklere sığdırılamayacağını ise şimdiden biliyoruz.