ARKADAŞ

Hayatın zorluklarında insanlar kaybolurken, bu arada ilişkilere ne oluyor?

Hayat çok zorlaştı.

Geçinme telaşı, fatura telaşı, mutfak telaşı, evde eksiklikler telaşı, çocuk okutma telaşı.

Telaş çok.

Endişe çok.

Hayatın zorluklarında insanlar kaybolurken, bu arada ilişkilere ne oluyor?

Çıkmaz sokaklarda dolaşmaca.

Kadın erkek, karı koca ilişkisinden bahsetmeyeceğim bugün.

Arkadaşlık ilişkisinden bahsedeceğim.

Söyle bir düşünün kaç tane dostum diyebileceğiniz, iyi günde kötü günde kaç arkadaşınız var?

Kendinizi kandırmaca yok ama.

Bir telefon ettiğinde orada, hemen yanında olacak kaç kişi var?

Seni yormayan, iddialaşmayan biri.

Mesela.

Bana akıllı kadın diyorlar.

Mesela beni genel olarak kadınlar çok seviyor.

Ama size itiraf etmeliyim ki ben çoğu zaman doğru arkadaş seçemem.

Ve hatta kimi zaman doğru ahbap da seçemem.

Bir iyi tarafım var, çabuk vazgeçerim.

Kalıcı ve üzücü olmasına izin vermem.

Gideni de bir daha hatırlamam.

Kadın geliyor, sizi çok beğeniyorum falan, sohbet bir kahve içelim falan.

Sonrası eve beklerim falan, diyorsun ki eğitimli düzgün bir kadın.

Arkadaş olabilirim belki.

Ya sonrası.

Başlıyor seninle itişmeye, sana sunu tanır mısın diyor, tanırım çok severim diyorsun, arkadaşım diyorum, ben hiç sevmem diyor, yani sana sevdiğin insanları hiç sevmem diyor.

Bu ne cesaret değil mi?

İlla laf yarışı, ben yarışı, yani hiç alakasız bir yarış içinde, zamanını harcıyorsun.

Çok örnek var, çok anlatacağım hikaye var.

Şaşırırsınız ve kalakalırsınız.

Galiba. 

Eski bildiğin, çocuklarının doğumuna şahit olan, iyi günde kötü günde beraber olduğun, eski dost arkadaşına iyice sarılacaksın.

Yeni dost olur mu?

Olur, ama çok zor.

İnsanlar kuş yumurtasından.

İnsanlar balık yumurtasından.

İnsanlar ayı yumurtasından doğarmış.

Kuş yumurtasından doğanlar;

Güzellik, ahenk ve anlam peşinde olurmuş.

Doğaya ve dünyaya kuş bakışı bakanlarımız, bu insanlar kuşlar gibi uçan, narin ve güçlü olurlarmış. 

Ama her şeye mesafeleri olurmuş.

Balık yumurtasından doğanlar;

Sanki koca bir balık yumurtası havuzunda yaşıyor gibiler.

Onlar için en önemli olan şey çoğunluk olmakmış.

Su doğru ısıda olsun, güzel aksın, herkes hayatta kalsın isterlermiş.

Kuş yumurtasından doğanlar, hayata kuş bakışı baktıklarında her şeye hayran kalırken, balıklar devamlı hayal kırıklığına uğrarmış. 

Ya ayı yumurtasından doğanlar;

Yanındakileri anlamayan, anlamak istemeyen sert mizaçlı insanlarmış.

Aslında tüm yumurtaların birbirine ihtiyacı var öyle değil mi?

Ben hangi yumurtadan olduğumu biliyorum.

İsterim ki.

Siz de bir düşünün, bakalım hangi yumurtadan doğmuş olabilirsiniz.

Funda'nın aklındakiler…

... Tarkan yeni şarkı çıkarmış, şarkısının adı "Yap Bi Güzellik". 

Edis yeni şarkı çıkarmış, şarkısının adı "Yalancı".

İkisini kıyaslıyorlar, hangisi star falan.

Ne kadar meraklıları, illa bir starları olacak.

İkisi de şarkıcı ve şarkıları var.

Tarkan daha eski kuşak, Edis daha yeni kuşak.

Ben Tarkan'ın yeni şarkısını beğenmedim, sıradan klişe, bilindik Tarkan şarkısı, yani ben ne söylesem olur şarkısı olmuş.

Tarkan çok rahat artık.

Aman aman Edis dinleyicisi de hiç değilim.

Mesela.

İlla kıyaslayacaksak.

Bana göre star Tan Taşçı.

Şahane şarkıları var, şahane sesi var, inanılmaz konser sayısı var.

Adam sessiz sedasız, polemiksiz tartışmasız milyonların kalbine girdi. 

Şarkılarında; 

"Ona söyle" diyor Tan.

Söyledim işte.

" Söyleme" diyor Tan.

Yok valla söyledim işte.

Funda'nın aklındakiler…

... Gazetede, bir mayo markası ile uzun uzun röportaj yapmış kadın.

Başlık atmış. 

Cesur marka yeniden kumsallarda.

Dünyaca ünlü mankenleri podyuma çıkarmış, her kampanyası ses getirmiş, anlatmış da anlatmış.

Bu marka röportajları için gazeteye ya da röportajı yapana bir ödeme yapıyor mı gerçekten bilmiyorum.

Ama almalılar bence.

Bu marka, 1990 yılların sonu 2000 yılların başında reklamlarında sansüre uğramış

Ben o yıllarda mayo, bikini giyen biri olarak hiç hatırlamıyorum.

Belki de, ben bu markadan mayo hiç almadım o nedenle dikkatimden kaçmış olabilir.

Cesur kumsallar falan diye başlık atmanıza gerek yok.

Ben yazlıktayım, koca koca kadınların, genç kızların giydikleri mayolarını, bikinilerini görüyorum.

İnanılmaz çıplaklık var.

Mayolar, bikini altları asla ve asla kalçaları örtmeyecek kararı alınmış. 

İlla araya girecek.

Ön tarafta üçgen küçük bir mendil, arkası yok, hiç yok gibi.

Dün 4 kız güneşleniyordu, sere serpe yatmış hepsini donsuz sandım, meğerse bikini altları araya kaçmış kaybolmuş.

Sakın kıyafet, mayo, bikini, üzerinden namus falan aradığını sanmayın.

Çıplaklık umurum değil.

Çıplaklık ile ilgili ön yargım yok.

Herkes kendi vücudunu açıyor, benimkini açmadığı sürece sorun yok, kime ne.

Demem şu.

Hani istediğimizi giyemiyoruz falan söylemleri, atarları var ya.

Valla insan evinde bile bu kadar donsuz dolaşamaz.

Keyfini çıkarın.