BİR SABAH UYANINCA!

Fehmi KETENCİ 27 Ara 2021

Son zamanlarda pandemi ile ilgili pek fazla konuşmaya cesaret edemiyoruz gibi oldukça sakin bir ortam var.

      “Önlemleri gevşetmeyelim” başlığı altında geçtiğimiz hafta yazdığım yazıda; rakamsal verilerle pandemide neredeyiz, ne dumdayızı kısaca özetlemeye çalışmıştım..

      Son zamanlarda pandemi ile ilgili pek fazla konuşmaya cesaret edemiyoruz gibi oldukça sakin bir ortam var. Artık ekranlarda da fazlaca yorumlara rastlamıyoruz. Omicron adlı yeni varyant Amerika dahil Avrupa’da korku salarken ülkemizde ne durumdayız pek fazla bilgi yok gibi. Bu konuda DSÖ / Dünya Sağlık Örgütü’nün açıklamalarından anlayabildiğimiz kadarıyla, çok kolay bulaşan, ama etki açısından önceki varyantlar derecesinde öldürücü etkisinin olmadiği şeklinde. Aşılamanın bu konuda oldukça etkili olduğunu, aşının koruyucu güvencesinin genelde öne çıktığı yapılan yorumlardan görülebiliyor.

      Omicron için bunları söyleyebileceğimiz gibi, özellikle Avrupa’daki gelişmeler ve yayılan endişeler, iyice sıkılaştırılan önlemler, yeni vartyantın olması gerekenden çok daha fazla önemsenmesi ve iş işten geçmeden gerekli önlemlerin alınması gerçeğini asla unutmamalıyız.

      Pandemi döneminde son haftalarda yaşananlara bakınca, pandemide kendimizi koruma konusunda asla ihmal gibi bir zaafa düşmemeliyiz. Eskiden olduğu gibi, belki de daha da sıkı, korunma önlemlerini eksiksiz sürdürmek durumunda olduğumuzu asla unutmamalıyız.

      Sürekli mutasyona uğrayarak davetsiz misafirliğini bizlere kabul ettiren, kendini unutturmamak için elinden geleni yapan koronavirüsün hangi yüzünü göstereceği pek belli olmuyor.. Yaklaşık bir buçuk aydır stabil çizgisini muhafaza eden pandeminin daha nerelere gideceğini bilemiyoruz. Üstüne üstlük, Afrika’dan ihraç yeni varyant Avrupa’da birçok ülkede endişe yaratan bir gelişmedeyken, durumun mutlaka ciddiye alınması gerektiğini gösteriyor.

      Sağlık Bakanlığımızın son açıklamasına göre, yeni varyant ülkemizde, biri İstanbul’da, beşi İzmir’de olmak üzere altı kişide görülmüşü.  Son, yeni açıklamalarında ise ülkemizde de yayılma eğiliminde olduğunu söyledi. Şu anda var olan vakaların yüzde onunun bu yeni varyantla ilgili olduğunu da dile getirdi. Bildiğimiz, hızlı yayılıyor ama diğer varyantlar kadar tehlikeli değilmiş.

      Sağlık Bakanlığımızın açıkladığı son raporlara göre; vaka ve vefat sayılarında azalma olduğu görülüyor. Sayılar uzun süre takılı kaldığı ikiyüz rakamlaının altına düşüyor.

      Bu neyi gösteriyor, bu konuda hiç kimse net bir bilgilendirme yapamıyor desek yalan söylememiş oluruz. Her zaman çokça yorumun yapıldığı konuda şimdilerde herkes suskun. Ayrıca, bilgilendirme konusunda birçok açıklama yapan Sağlık Bakanlığı da bu sıralar pek aktif değil. Ülkemizde yeni varyantın ne durumda olduğuyla ilgili çok ayrıntılı bilgilendirmeler de yok.

      Şu anda son gelinen noktadaki durum eskisinden çok daha belirsiz gibi . Neler olabilir belli değil. O nedenledir ki, önlemleri gevşetmeden aşı konusunu ihmal etmeden üzerimize düşeni mutlaka yapmalıyız.

      Dilerim bir sabah uyandığımızda yaşadıklarımızı unutabiliriz!...

BİR TUTAM TEBESSÜM

TİLKİ KURNAZLIĞI!

     Tilki ormanda gezmektedir, bir ağacında asılı bir geyik budu görür. Açtır ama şüphelenir; kontrol etmeye başlar ve görür ki bu bir tuzaktır. Geyik budu bir iple bombaya bağlıdır. Epeyce uzağa gider ve başını kollarının üzerine koyarak yatar.

      Biraz sonra kurt gelir, budu ve yatan tilkiyi görür ve merakla sorar: “Napıyorsun dostum? ..”
      - “Hiç... Yatıyorum...”
      - “Burada bir geyik budu var”
      - “Evet var!...”
      - “Neden yemedin?!..”
      Tilki sakince cevap verir : “Bugün oruçum!...”
      Kurt kendinden emin : “Ben yiyeyim o zaman!...”
      Tilki : “Buyur afiyet olsun...” der.
      Kurt buda uzanır uzanmaz bir patlama, ortalık toz duman ..
      Kurt yaralı, hareketsiz, on metre uzakta yaralı, perişan bir halde yatarken tilki gelir ve hiçbir şey olmamış gibi budu yemeye başlar.

      Bunu gören kurt acı içinde ama öfkeyle bağırır: “Lan şerefsiz, hani oruçtun?!!...”
      Tilki budu yemeğe devam ederken pişkin pişkin yanıt verir: “Evet oruçtum ama...Biraz önce top patladı, duymadın mı?!...”