BİTMİŞ EVLİLİĞİ SÜRDÜRÜYORUZ İŞTE!

Kimsenin kimseye tahammülü kalmamış.

Evlilik kurumu.

Çok önemli ve çok değerli, değil mi?

Ama sanki gitgide zorlanıyor ve gitgide çıkmaza giriyor.

Kimsenin kimseye tahammülü kalmamış.

Sabır dersen çok zorlanıyor.  

Herkes çekip gitmek istiyor da, nasıl yapacağız, nasıl gideceğiz.

Bana instagram direkt mesajdan o kadar çok yazan kadın var ki. 

Kadınlar çok dertli.  

Kadınlar evlilik çıkmazında. 

Sevgi ve saygı tükenmiş artık sadece bir imzadan ibaret olan evlilerini sürdürüyorlar.

Sevgi ve saygı tükenince, her iki tarafta paranın derdine düşüyorlar.

Eşyalar ortak paralarla alınmamış, o yuva için her iki tarafta ortak para harcamamış olsa boşanma belki de daha kolay olurdu.

Ya çocuklar.

Onlar da ana babaları zincirle ayak bileklerinden birbirine bağlıyorlar.

Kadınlar da çocuklar var, onlar yüzünden katlanıyoruz napalım diyorlar.

Adamlar kadınlara diyor.

Kadınlar adamlara diyor.

Adam diyor ki, maşa ile tutturulmuş özensizce saçlarından bıktım.

Kadın diyor ki, onun traşsız dağınıklığından bıktım.

Her iki taraf da birbirinden bıkıyor.

Tükenen sözlükler çoğalıyor, sanki alfabeleri silinmiş.

Bitmiş artık.

Yastığının hemen yanı başında yer alan yastık, nefes alışverişi, bir sarılma, bir dokunuş.

Anneler, babalar, özel dostlar, ev ziyaretleri, yılların ilişkileri ne çabuk bitiyor. 

Beraber taktığınız perdeler, beraber yerleştirdiğiniz koltuklarınız, yatak odalarınız neler neler.

Her şeyiniz sonradan olur.

Onca emekler. 

Onca hayaller.

Eksikliklerini tamamlarken günden güne eksildiğinin farkına varmayan evlilikler.

İnsanlar değişir. 

İnsanlar dönüşür.

Ve evlilik denen bu kurum bunu hiç hesaba katmaz.

Sonsuza dek diye söz verilir.

Değişim sürecine beraber giremiyorsan, kavşaklarda buluşamıyorsan.

Uzaklıklara düşersin, "sevdiğim adam bu adam değildi", "aşık olduğum kadın nerede"  diye sorar durursun.

Birlikte yaşanan hayatın çölleşmesi ve o çöl içinde yaşamak duygusu.

Bir Rus atasözü varmış.

Karşıdan iki kişi geliyor sandım, ADAMLA KARISIYMIŞ.  

Evlilik iki kişinin bir potada eridiği bir alaşım olmasaydı, ne bu atasözü olurdu, ne de evliliğe katlanmak olurdu.

Kendi kıyılarının suyu çoktan gerilere çekilmişse orada kalmamak lazım.

Sürüklenmemek lazım.

İşte dememek lazım.

Funda'nın aklındakiler…

Instagram sayfamda Hülya Avşar'ın çıktığı son sahnesini paylaştım.

Sağlam sırt dekoltesi olan elbisesi ile şarkı söylüyor ve dans ediyordu.

Kısa sürede görüntülenme artarken, altına inanılmaz yorumlar yazmaya başladılar.

Yorum yazanlardan 2 kişi hariç, yüzlercesi hep kadın.

Tamamı aslında kadın.

Anladım ki kadınların en büyük düşmanı kadınlar.

Bu cümleden nefret ederim ve kullanmaktan imtina ederim ama teslim oldum ben de.

Yapacak bir şey yok. 

Maalesef durum bildiğimizden daha ileri duruma gelmiş.

Yazmışlar;

60 yaşında utanmıyor mu,

Bayağı yaşlanmış,

Bayağı şişmiş,

Bayağı kilo almış, 

Eskiden güzeldi, şimdi hiç güzel değil, 

Sırtı yağ içinde, 

Edep yahu,

Utanmaz kadın, 

Artık evinde otursun... 

Şaka gibi değil mi,

Kadın sahne sanatçısı, orası bir şov yeri giydiği kıyafet üzerinden yaş, kilo diyerek bir kadın başka kadına hakaret eder mi?

Hepsi.

Azılı düşman şekline dönüşmüşler.

Demediğini bırakmama duygusu nedir arkadaşlar. 

Aslında bunu yazanların, hepsi bir kadının başarısını kabul etmek istemeyenler.

Aslında bunu yazanların birçoğu tiktok’çu.

Kadın ahlakını, kadın sırt yağlarında arayan kadınlar ne kadar çokmuş.

O zaman önerim var.

Öğleden sonra, televizyondaki mağdur programlarına bir bakın. 

Ahlaksızlık yapan, kocadan başka kadının kocalarına gece yarıları kaçan kadınların hiçbirinin sırt dekoltesi yok.

Ahlakı sırtta aramayın, başka yerde arayın.

Yanlış yerdesiniz.

Funda'nın aklındakiler…

.... Magazinci arkadaşlarıma bir ricam var.

Mikrofon uzattığınızda size cevap vermeyen, ünlülere bir daha mikrofon uzatmayın.

Mikrofon uzattığında zorla cevap veriyor halinde olanlara bir daha mikrofon uzatmayın.

Mikrofon uzattığınızda bunlar da kim, işiniz çok gereksiz duygusu yaratan ünlülere bir daha mikrofon uzatmayın.

Egolulardan kaçın.

Sizi işinin bir parçası olduğunu bilmeyenlerden kaçın.

Filminin galası olduğunda gitmeyin. 

Evde ben alınıp darılıyorum.

Bir dik durun.

Allah aşkına.