Mobil Masthead


​BOEİNG TÜRKİYE'NİN 80 YILLIK MAZİSİ

Musa ALİOĞLU 05 Kas 2023

107 yıllık bir geçmişi olan Boeing şirketinin Türkiye'deki ilişkileri tam 80 yıldır kesintisiz sürmektedir.

Dünyanın en büyük, en eski sivil ve askeri maksatlı uçak üreticilerinden olan The Boeing Company, William Edward Boeing tarafından 1916’da Washington eyaletinde kurulmuş. 

107 yıllık bir geçmişi olan Boeing şirketinin Türkiye’deki ilişkileri tam 80 yıldır kesintisiz sürmektedir. 

Türk hava taşımacılarının ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin güveninin yanı sıra Türk sanayicileriyle kurduğu ortaklıklarla Boeing, Türkiye’nin hızla büyüyen sivil ve askeri havacılık sektörünü destekliyor. 

Eylül 2015’ten bu yana Boeing’in Türkiye Genel Müdürü ve Ülke Temsilcisi olarak görev yapmakta olan Ayşem Sargın, Boeing’in ülkemizdeki strateji, entegrasyon, büyüme ve verimlilik çalışmalarını büyük bir başarıyla yönetmektedir. 

Boeing, Türk havacılık sektörünü küresel bir oyuncu haline getirme amacıyla, 2017 yılında Boeing Türkiye Milli Havacılık Planını hayata geçirdi. Milli Havacılık Planı, Boeing ile Türkiye arasındaki ilişkiyi stratejik ortaklığa taşımış, birlikte büyümek için iş birliği çerçevesi oluşturmuştur. Milli Havacılık Planı, Türk havacılık sektörünün sürdürülebilir büyümesini ve küresel rekabetçiliğini arttırmak için sanayi geliştirme, teknoloji iş birliği, bölgesel servis ortaklığı ve ileri kabiliyet geliştirilmesi gibi alanları kapsıyor. 

Boeing’in bugüne kadar Türkiye’deki iş hacmi 1.8 milyar dolara ulaşmıştır. Şirket, Türk havacılık sektöründe doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 5 bin kişiye istihdam sağlamaktadır.

BOEING TİCARİ UÇAKLAR

Türkiye’nin dünyadaki kritik konumu, İstanbul Yeni Havalimanı ile artan yolcu trafiği ve yerli havayollarının genişleme stratejisine bağlı olarak, Boeing Türkiye’de sivil havacılık alanında güçlü büyümesini sürdürmektedir. 

Başta Türk Hava Yolları olmak üzere, halen 300’den fazla Boeing uçağı Türkiye’deki havayolu şirketlerinin filolarında uçmaktadır. Boeing ile THY arasındaki köklü iş birliği, THY’nin ilk DC-3/C-47 uçaklarını teslim aldığı 1945 yılında başlamış olup, halen sürmektedir. 1960’lı yılların sonunda, THY’nin filosuna katılan DC–9, DC–10 ve Boeing 707 uçakları ile THY’de jet uçakları dönemi başlamış, yıllar içinde Türkiye’deki diğer havayolu şirketleri de 727, 757, MD–80 ve 737 ve 777 uçaklarını da kullanmaya başlayıp modern uçak filolarını genişletmeyi sürdürmektedirler. 

Türkiye'nin ulusal ve bayrak taşıyıcı şirketi Türk Hava Yolları'nın bakım, onarım ve modifikasyon merkezi olan THY Teknik A.Ş. ise bölgedeki farklı ülkelerin Boeing 737 uçakları için dünya standartlarında bakım yapan önemli bir kuruluştur. 

Boeing’in, THY Teknik ile 2018 yılında imzaladığı Küresel Filo Bakım Anlaşması kapsamında THY Teknik, hat bakımı, ağır bakım, komponent bakım ve onarım hizmetleri de dahil olmak üzere Boeing müşterilerine birçok hizmeti verecek durumdadır.

Boeing teknisyenlerin, sertifikasyon ve eğitimleri konusunda da THY Teknik ile iş birliği yapmaktadır. 

Boeing’in Türkiye’deki diğer önemli paydaşları SunExpress (THY ve Lufthansa ortaklığı) ve Pegasus Havayolları ile olan iş birlikleri de daha da artarak gelişmektedir.

TEDARİKÇİLER VE ORTAKLIKLAR

Boeing, bir üretim üssü ve teknoloji ortağı olarak gördüğü Türkiye’de,

TAI, Havelsan, Aselsan, Ayesaş ve Selex gibi birçok Türk firmasıyla ortak çalışma yaparak, Türkiye’deki tedarik zincirini genişletti. TA, Kale Aero, THY’nin iştiraki Turkish Cabin Interiors (TCI) ve Turkish Seat Industries (TSI) başta olmak üzere Boeing’in Türkiye’deki tedarik zincirinde 20’den fazla firma yer almaktadır. Bugün üretilmekte olan tüm Boeing ticari uçaklarında Türkiye’den bir parça bulunmaktadır. TA ve Kale Aero 1997’den bu yana Boeing’in ticari uçak programlarına katılmakta. Boeing, Türkiye dışındaki tedarikçilerini de Türkiye’ye yatırım yapmaya teşvik etmiş, bu kapsamda PFW, Fokker Elmo, Alenia ve SpiritAerosystems’in de aralarında bulunduğu global ölçekteki kilit tedarikçiler Türkiye’de yatırım yapıp istihdam ve iş imkanı sağlamaktadır. 

EĞİTİM VE SOSYAL SORUMLULUK

Boeing’in Türkiye’deki faaliyetleri arasında, İstanbul’da Boeing Türkiye Mühendislik ve Teknoloji Merkezi, THY iş birliğiyle Boeing Türkiye Pilot Eğitim Merkezi ve Savunma Sanayii Başkanlığı ile Boeing Türkiye Sanayi Geliştirme Programı da yer almakta. 

Boeing, Türkiye’de ticari faaliyetler dışında AÇEV, TEGV, LÖSEV, Bilim Kahramanları Derneği, Girişimcilik Vakfı gibi sivil toplum kuruluşları ve İTÜ, ODTÜ ve Anadolu Üniversitesi gibi üniversitelerle birlikte çalışarak eğitim alanında önemli projeleri hayata geçirmiştir. 40’tan fazla şehirde 200’den fazla sosyal sorumluluk projesine imza atan Boeing’in ana hedefi, Türkiye’ye sosyal alanlarda katkıda bulunmak ve ülkemizin hızla büyüyen havacılık sektörünün ihtiyacı olan insan kaynağının yetişmesine destek olmaktır. Bütün yabancı şirketler hep almaya değil, Boeing gibi biraz da vermeye gelse ne iyi olurdu diyorum. 

Mutlu yarınlar Türkiye’m..

musaalioglu@gmail.com

——————————————————-

Atlas Global ve Onur Air de listede var

Son yıllarda kurulan ve kapanan havayolları

Merkezi İngiltere’nin Luton kentinde olan ve 1929 yılında kurulan OAG adlı şirket global bir seyahat (Bağlı olarak da havacılık) veri sağlayıcısı olarak tanınmaktadır. Tarafsız ve doğru araştırmalarıyla bilinen OAG şirketi adına havacılık konusunda pazar analizi yapan John Grant, 2019’dan bugüne kadarki süreci değerlendirdiği yazısında, tüm olumsuzluklara rağmen bu sürede havayolu sektörüne 256 yeni şirketin girdiğini ve 2023’e kadar faaliyete devam ettiğini, fakat bunların yüzde 20’sini oluşturan 50 havayolunun bu yıl pazara herhangi bir kapasite sunmadığını belirtiyor. 

Grant yazısına şöyle devam ediyor;

“Her yıl pazara bir dizi yeni start-up giriyor ve birkaç havayolu şirketi her ne sebeple olursa olsun ticareti bırakıyor; bu, havayolu endüstrisinin doğal gelişimidir. Bu blogda, pandemi öncesinden 2023 yılına kadar faaliyete geçen ve faaliyetlerine devam eden, adı veya faaliyeti sona eren havayollarını takip ettik. Bazı havayollarının 2023'te faaliyetlerine devam edememesinin çeşitli nedenleri var; bazıları ne yazık ki Ukrayna'daki savaş nedeniyle başarısız oldu, bazıları tarifeli hizmetlerden charter hizmetlere geçti ve bazıları da tamamen ortadan kalktı; Mesela OCL Barbados veya Gran Colombia de Aviacion'u hatırlayan var mı?

Başarılı olan taşıyıcılar arasında, herhangi bir nedenle organizasyonlarında ince isim değişiklikleri yapan bir veya iki havayolu vardır. Sadece isimlerini değiştirenler vardır ki, Deutsch Lufthansa AG ve ITA Airways ilk akla gelenlerdir..(…..) Wizz Air Malta da bu kategoriye giriyor.

Gerçekten de, Go Air/First'in operasyonlarını durdurmasından bu yana, bu 15 havayolu içinde hala ticaret yapan tek gerçek yeni havayolu Breeze Airways'tir.

Yelpazenin diğer ucunda ise 2019 yılında faaliyet gösteren ancak artık ticareti durdurmuş olanlar var. Aşağıdaki tabloda yalnız gerçekten radardan çıkmış havayollarını listeledik. Ne yazık ki bu listenin başında Ukrayna International Air yer alıyor, ancak zamanla yeniden faaliyete geçerek benzer kapasitelerde üretim yapacaklar.

Thomas Cook ne yazık ki pandemiden önce bile bir kayıptı ve Güney Afrika'daki eski British Airways franchise operasyonu Comair nihayet aynı yıl ticareti durdurdu. Tigerair Avustralya gibi diğerleri organizasyonel bir düzenleme nedeniyle tüketilirken Blue Air ve Mango, Kovid-19'un ardından yeniden inşa edilmeye çabaladı. Jetstar’ın ikinci sırada yer aldığı listede Thomas Cook, Eastarjet, Jet Airways India, Tigerair Avustralia, Avianca Brasil, Comair, Mango ve Blue Air’in ardından Türkiye’den 8 milyona yakın yolcu kapasitesiyle Atlas Global (4.264.878) Onur Air (3.450.980) ile Air Italy ve Far Eastern yer almakta.  

2019'dan bu yana faaliyete geçen veya ortadan kaybolan havayollarının yanı sıra, hem başlayan hem de durdurulan birkaç havayolu var; Swiftair hızla faaliyetlerini durdurdu, Pivot Havayolları charter hizmetlerine yöneldi ve One Airways bir yıl boyunca uçuşlar gerçekleştirdi! Pistlere çıkan bu taşıyıcıların yanı sıra, reenkarnasyona uğramış Monarch Havayolları da dahil olmak üzere pek çok start-up motorlarını çalıştırmayı başaramadı.

Havayolu şirketlerinin kurulması inanılmaz derecede zordur, nakit hızla ortadan kaybolmakta ve gerekli işletme lisanslarının alınması sıklıkla beklenenden daha uzun sürmektedir ve bu, uçak tedariki, slot temini, rekabetten kaçınma ve gerekli tüm rezervasyon sistemleri ve ofis destek işlevlerinin oluşturulmasından önce bile gerçekleşmektedir.

(…) Son beş yıl, hem yeni bir havayolu şirketi kurmanın ne kadar zor olabileceğini hem de faaliyet göstermeye devam eden havayollarının gerçekte ne kadar dirençli olduğunu kanıtladı.”