İBB m0b


DEMBİRDER COŞKUSU VE DUHOK'UN ACISI VARDI MARDİN'DE

Yaşar İÇEN 23 Oca 2023

Demokrasi ve Birlik Derneği'nin düzenlediği "Türkiye Yüzyılında Kürtler Mardin Buluşması" vesilesiyle dinlerin, dillerin, hoşgörünün ve saygının merkezi Kadim Mardin'deydik 21 Ocak'ta…

Demokrasi ve Birlik Derneği’nin düzenlediği  “Türkiye Yüzyılında Kürtler Mardin Buluşması” vesilesiyle dinlerin, dillerin, hoşgörünün ve saygının merkezi Kadim Mardin’deydik 21 Ocak’ta…

Mardin Artuklu Üniversitesi Konferans Salonu’nu tıka basa dolduran vatandaşlar bizleri dinlemek ve zihinlerindeki-yüreklerindeki sorulara cevaplar aramak adına oradaydı…

Mardin’deydik fakat Nusaybin’de katledilen 5 Duhoklu için yüreğimiz fazlasıyla buruktu!
5 masum insanı gözünü kırpmadan canice öldürenler Mardin Valiliği, Mardin Emniyeti, Mardin Jandarması ve tüm kademeleriyle aynı gece gözaltına alınmıştı… Keşke olmasaydı dediğimiz bu katliamda belki de tek tesellimiz başta Mardin Valimiz Mahmut Demirtaş başta olmak üzere tüm kademelerin hızlı ve duyarlı duruşu oldu…
Bu duyarlılıkla birlikte dün (22 Ocak) Mardin‘in ve tüm Türkiye’nin taziye dileklerini iletmek üzere bir heyetin Duhok’a gitmesi acının paylaşılması ve iki ülke insanının dostluk bağlarının daha da güçlenmesi adına çok çok değerliydi…

Gözaltındaki isimler  ilk ifadelerinde “hırsızlık için yaptık” dese de bana göre bu saldırı Türkiye’nin huzuruna, birliğine, beraberliğine, son yıllarda elde ettiği küresel güce, terörle mücadelesindeki başarısına, komşumuz Irak Kürt Bölgesel Yönetimi ile olan dostluk ilişkilerimize  tepki olarak gerçekleştirilmiş “en hain terör saldırısı” niteliğindedir!

DEMBİR-DER Genel Başkanı Mehmet Metiner, Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.İbrahim Özcoşar ve bendeniz DEMBİR-DER Genel Sekreteri Av.Ebubekir Elmalı moderatörlüğünde yüreğimizdeki Duhokluların acısıyla sahnedeki konuşma yerimizi almıştık…
DEMBİR-DER Genel Başkanı Mehmet Metiner’in aktardığı terör gerçeği ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Türkiye Kürt’lerinin acı kaderini değiştiren demokrasi, birlik, saygı adımlarıyla “nereden nereye geldiğimizi” gözler önüne seren konuşma çok değerliydi… Konuşması alkışlarla sıklıkla kesilen Metiner’in aktardığı cümleler eşliğinde herkesin gözünün önünden film şeritleri hüzünler eşliğinde akıp gidiyordu…
Bu arada Mehmet Metiner’in başlattığı DEMBİR-DER faaliyetlerinin fazlasıyla önemli olduğunu bir kez daha belirtmek istiyorum çünkü DEMBİR-DER etkinlikleri tam bir “farklı renklerimizle birlikte güzeliz” şöleni… Herkes kendi fikrini saygı çerçevesinde sunuyor, savunuyor, diğerlerini dinliyor, anlamaya çalışıyor, cevaplar veriyor, cevaplar arıyor; Türkiye adına…
Bazen konuşmacılar bazen de sorularıyla dinleyiciler karşıt fikirlerini öne sürerken salondaki hava asla ve asla saygı-demokrasi çerçevesinden çıkmıyor… Ki “demokrasi nedir” diye sorsanız tek cevapla “saygıdır” derim…

Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.İbrahim Özcoşar konuşmasına başlarken “Şu an karşımda duran dolu salonun ilgisini görene kadar bu konuyu konuşmak konusunda pek istekli değildim fakat şimdi daha fazla umutluyum ve bu programların devamının gelmesi gerektiğine inanıyorum…” dedikten sonra alanına dair değerli notlarını teker teker aktardı salondaki dinleyicilere…

Bendeniz de sahadan aldığım sosyolojik notlar eşliğinde konuştum… Şikayetten, hep istemekten, umutsuzluktan sıyrılıp birey olarak üzerimize düşenleri yapmamız gerektiğini aktardım… İdollerimizi ön plana çıkarmayı, onların evlatlarımıza meşale olmasını, kadınlarımızın güçlendirilmesini konuştum. Evet çok büyük acılar yaşamıştı ve tünelin sonundaki ışığı Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ak Parti ile görmüştü Kürtler… Buna kimseler itiraz edemezdi… Şimdi ise amaç elde edilenleri kaybetmemek için mücadele etmek olmalı çünkü “Kürtlerin kaybedecek çok şeyi var!”
Ve Kürtler çocuklarına geçmişin acılarını değil geleceğin umutlarını miras bırakmak istiyor…

Yaklaşık 2,5 saat süren “Teşekkür Yüzyılında Kürtler Mardin Buluşması” programı sonrasında gelen tüm dönüşler; lütfen devamını getirin, daha fazla gelin, saygı çerçevesindeki tüm fikirleri konuşalım-dinleyelim-deşarj olalım niteliğindeydi…

O gün “yüreğimizdeki Duhokluların acısıyla” sahnede konuşurken tüm çabamız coğrafyanın terör örgütlerinden arındırılması ve Kürtlerle birlikte tüm coğrafya insanının huzur bulması adınaydı…