DERTLERİ ZEVK EDİNMEK!

Fehmi KETENCİ 24 Şub 2020

Soğukların biyolojik yaşamımızı ne çok etkilediğinden şikayet ederiz ama, yine de kış mevsimine olan özlemiz asla bitmez. Kış güzellikler sunar ama, en çok hastalandığımız bir mevsimdir.

      İstanbul gibi büyük bir şehirde yaşamanın keyfinin yanı sıra birçok derdini de paylaşmak durumundasınız. Sadece İstanbul’da değil yaşamın süregeldiği her yerde bireysel veya toplu yaşamanın olduğu her yer için geçerli olan bir olgu. Yılın dört mevsiminin direkt olarak etkilediği ve o mevsimsel özelliklere uyum sağlamanın zorunlu olduğu bir yaşam biçiminin, her zaman planlarınızda olması gerektiğini asla unutmamalıyız. 

      Soğukların biyolojik yaşamımızı ne çok etkilediğinden şikayet ederiz ama, yine de kış mevsimine olan özlemiz asla bitmez. Kış güzellikler sunar ama, en çok hastalandığımız bir mevsimdir.

      Kış hastalıklarının en kaçınılmazı ise namı değer griptir. Bir solunum yolu ve boğaz hastalığı olan grip; vücut direnci yüksek tutulursa, C vitamini desteği eksik bırakılmazsa, korunması oldukça kolay olan bir hastalıktır. Dikkat edilmezse ise; bu hastalık alt solunum yollarına kadar iner akciğerlere yerleşir ve sonu tehlikeli zatürreye kadar uzanabilir.

      Kış aylarında etrafınızda grip olduğundan şikayet etmeyen çok az kişiye rastlarsınız. Toplu yaşam alanlarında kolaylıkla bulaşabilen grip, kış aylarının en moda hastalıklarından biridir. Toplumda en geçerli korunma yollarından biri içeriğinde C vitamini olan sebze, meyvelerin bolca tüketilmesi ve vücut direncinin olması gereken düzeyde tutulabilmesidir.

      Yıllardır grip olarak bilinen soğuk algınlığı hastalığı, farklı adlarıyla yayılan bir hastalık olarak karşımıza çıkmış ve toplumda her zaman tedirginlik yaratmıştır. Hatırlarsak; uzunca bir süre, ülkemizde de kafalarımızı iyice karıştıran; “kuş gribi”, yıllardır kendini unutturmayan “domuz gribi”, son zamanlarda toplumumuzun adını sık sık duyabildikleri grip uzantılarıdır.

      Tüm bunlar, virütik salgınların neden olduğu, bulaştığında enfeksiyonlara neden olan soğuk algınlığı merkezli hastalıklardır. Yaygınlaştığında, toplumda büyük rahatsızlık yaratan, soğuk algınlığından kaynaklanan hastalıklara, genelde kış, sonbahar aylarında daha sık rastlayabiliyoruz

      Kış soğukları ve genelde bu aylarda, değişik adlarla karşımıza çıkan gribal enfeksiyonlarla savaşabilme hazırlıkları ve önlemlerine kafa yorarken; yıl başından beri Çin’in Wuhan Bölgesinde ortaya çıkan, öncelikle Çin’de hızla yayılan, daha sonraları çevresindeki ülkelere sıçradığı bildirilen Koronavirüs, şu anda dünyanın tüm ülkelerinde dikkatle takip edilen, söylenen yayılma vakalarına göre mutlaka etkin önlemler alınması gereken tehlikeli bir hastalık. Son gelen bilgilere göre; merkezi Çin’in Wuhan bölgesi olmak üzere 2000’i aşkın ölüm olayına neden olan, bölge dışında da vaka sayısının sayısal olarak artmaya başladığı bir hastalık.

      Başta Çin olmak üzere, neredeyse tüm dünya bu hastalıkla uğraşıyor. Ülkemizin Güneydoğu sınırındaki İran’da da bu hastalığa yakalananların olduğu bilgileri var. Konu, Sağlık Bakanlığımızın da dikkatle takibinde. Özellikle Güneydoğu sınırlarımızda ve havaalanlarımızda gereken önlemler alınmakta, mutlaka gereken yapılmaktadır.

      Dertler bitmiyor ki. Grip denen illetle savaşırken şimdi de Uzak Doğu’dan yayılmaya başlayan Koronavirüs tehlikesi gündemimizin zirvesine yerleşti.

      “Dertleri zevk edinmek” bu olsa gerek.        

BİR TUTAM TEBESSÜM

KIŞ    

   John, kan ter içinde odun kesmekteyken, biraz uzakta bir Kızılderilinin durduğunu fark etmiş. Kızılderili John'a söyle bir bakıp "Bu kış soğuk." demiş ve gitmiş.

   John ise; yerliler bunca senedir doğayla içiçe yaşıyor elbet bir bildiği vardır, diyerek daha fazla odun kesmeye başlamış.
   Biraz sonra başka bir Kızılderili ortaya çıkmış ve John'a bakıp "Bu kış çok soğuk." deyip kaybolmuş.

   İyice paniğe kapılan John, deli gibi odun kesmeye başlamış.
   Kan revan içinde tükenecek haldeyken başka bir Kızılderilinin yaklaştığını fark etmiş.

"Bu kış çok çok soğuk." demiş ve tam gidecekken, John onun gitmesine izin vermemiş ve "Nerden biliyorsun?" diye sormuş.
   Kızılderili gayet sakin şöyle demiş: "Atalarımız der ki; Beyaz adam ne kadar çok odun keserse, kış o kadar soğuk olur."