DÜNYA DÖNÜYOR, BİZ İZLİYORUZ
22 Eki 2016

Erbil’e yaptığım seyahatte en fazla duyduğum “Haşdi Şabi” ismi olmuştu. Şii milislerin tamamına verilen bir isim bu. Devam eden Musul operasyonu ile ilgili en fazla dile getirilen temenni Haşdi Şabi’nin bir Sünni kendi olan Musul’a girmesiydi. Nedenini Kerkük’ten gelen bir görüntü ile anladım. Kerkük yakınlarında bir köyü işgal eden Haşdi Şabi güçleri köyün imamını öldürmüşlerdi. Yerde yatan cansız bedenin göğsünü açtılar, kalbini çıkardılar ve çiğ çiğ yediler.

***

O şaşırmış bakışları ve yüreğimizi dağlayan sükûneti ile zihnimize kazınan Umran şehit oldu dediler. Umran geçtiğimiz ağustos ayında Esad rejimi ve Rusya'nın hava saldırılarında yaralanmıştı. İddia o ki 5 yaşındaki Umran bir kez daha hava saldırısına yakalandı ve hayatını kaybetti. Bir arkadaşım yazdı bugün, Umran hayatta ve durumu ağırmış, babası artık dünya çocuğumu rahat bıraksın, bizim derdimiz bize yetiyor demiş.

***

Ordu’da 2,5 yaşında bir çocuğun darp edilmesi görüntüleri güvenlik kameralarına yansıdı. Bir kadın ve bir erkek restorana yemeğe gitmişlerdi. Kadının oğlu çocuk bölümünde oynuyordu, sonra bilemediğimiz, bilmek istemediğimiz bir nedenle adam restoranın oyun bölümüne gitti ve çocuğu dövdü. Defalarca tokat attı adam, çocuk kaçmadı adamla iletişime devam etti. Adam tutuklu, çocuk devlette, kadını bilmiyoruz.

***

Manisa’da evinin önünde oynarken kaybolan 3,5 yaşındaki Irmak’ın komşusu tarafından öldürülüp gömüldüğü ortaya çıktı. Katil parasızlıktan kadınlarla birlikte olamıyorum, ruhum bozuk dedi itirafı esnasında. Aile çocukları kaçırıldı diye düşünüyordu, katledildiğini öğrendi.

***

Bir hastane odası, arkada olan bitenden habersiz yatan hastalar, hepsinin farklı hikayeleri var. Sevenleri, aileleri muhtemelen kapı önünde bekliyor, bir umut iyi haber gelir diye… O hastaların sağlığından sorumlu bir hemşire, “ölmeye ramak kalanlardan tablo”lar konsepti ile selfie çalışmaları yapıyor. Üstelik bir komedi tadında, sanki ölümün komik bir tarafı varmış gibi. Bu genç kadın canlı yayında özür diledi, cehaletten yaptım dedi. Aslında eğitim alıyorlarmış, hasta mahremiyeti kırmızı çizgiymiş, hastaların yüzü belli değilmiş ama hasta yakınları ve tüm Türk halkından özür dilermiş. Bir an o yatan hastalardan biri annem olsaydı ne hissederdim diye düşündüm. Bu özür beni tatmin eder miydi? Bir değil birçok “tablo” çeken bu kadının özrü gerçekten samimi miydi? Bir insan aynı hatayı onlarca kez cehaletten yapabilir mi? Ne kadar cevapsız sorular bunlar…

***

Her gün bunlar gibi onlarca haber görüyoruz. Her birine bir tepki verip, bak insanların başına neler geliyor deyip, ibretlikler listesine yazıyoruz. Adalet, merhamet, sevgi kavramları başkalaşıyor ruhumuzda. Dünya dönüyor, biz izliyoruz…