FENERBAHÇE IŞIL IŞIL

Adil YILDIZ 20 Ağu 2019

Süper Lig Cemil Usta sezonunun birinci haftasında Galatasaray, Beşiktaş ve Başakşehir'in puan kaybettiği hafta Fenerbahçe, kendi sahası ve seyircisi önünde Gazişehir Gaziantepspor'u ağırladı.

Fenerbahçe taraftarı müsabakaya oldukça büyük ilgi gösterdi, tribünler tıklım tıklımdı. Maç öncesi pazartesi olmasına rağmen Kadıköy Kızıltoprak ve Bağdat Caddesi, sarı lacivert çubuklu forma ile maç saati öncesi erkenden gelen taraftarlarla doluydu.

Geçen sene ligde iyi gitmeyen Fenerbahçe, yeni sezonda 9 transfer yaparak takımını takviye etmiş. MalcolmX’in, “Sendelemek, düşmek demek değildir” sözü Fenerbahçe için söylenmişti adeta. Seyirci için ise; “Her sağlam kalenin arkasında bir ordu vardır” söylemi Fenerbahçe taraftarı için söylenmişti. Fenerbahçe sahaya “Afeti unutma” pankartı ile çıktı. Gazişehir Gaziantepspor, Süper Lig’de ilk maçına çıkarken çok az sayıda taraftarı vardı. Maça baskılı başlayan Fenerbahçe aradığı golü beşinci dakikada Victor Moses’in kullandığı penaltı ile 1-0 öne geçti. Soldan bir atak ile başlayan Fenerbahçe’nin hücumunda Emre’ye yapılan hareket yine penaltıydı. Tekrar topun başına gelen Victor Moses penaltıyı kaçırdı. Fenerbahçe orta sahada Emre’nin komutanlığında üçüncü bölgede pres yaparak rakip takımın çıkmasını top kullanmasını önlüyordu. Bu pres sonucunda Emre’nin araya attığı pas ile Vedat Muriç muhteşem bir gole imza atıyordu. Ne kadar haklı bir transfer olduğunu attığı gol ile hem Fenerbahçe seyircisinin gönlüne taht kuruyor hem de Şükrü Saraçoğlu Stadyumunda ilk golünü atıyordu. Dakika 23’ü gösterdiğinde orta hakem Arda Kardeşler ‘VAR’ yardımı ile beyaz noktayı gösteriyordu. Maç adeta beyaz nokta etrafında oynanıyordu!

Geçen sene tüm sezon kazanılan penaltıyı ilk 25 dakika içinde kazanıyordu. VAR’ın varlığında ve adil yönetim olunca buna da Fenerbahçeli futbolcuların isteği eklenince ortaya güzel futbol ve skor çıkıyordu. Son yıllarda seyrettiğim en iyi Fenerbahçe’yi taraftar ve futbolseverler izliyordu.

Burada Emre’ye ayrı bir paragraf açmak istiyorum. Victor Hugo’nun Sefiller’in yayıncısına yazdığı mektup geldi aklıma. Dünyanın en kısa mektubu Victor Hugo’nun Sefiller’in yayıncısına kitabın satışlarını soran mektubudur. Bu mektup sadece bir soru işaretinden (?) ibarettir. Yayın evinin cevabında ise sadece satışların çok iyi gittiğini belirten bir ünlem (!) işareti vardır. Kaptan Emre için söylenecek dünyanın en kısa mektubudur dersek yeridir. Yine Sadi-i Şirazi, “Olgun ve akıllı insanlar, kusur bulacağım diye kendini yormazlar.” Emre için yapılan tüm eleştirilere, 38 yaşında olmasına rağmen en güzel cevabı sahada veriyordu.

Bu maça bakarak değerlendirme yapmak çok zor. Gazişehir Gaziantepspor toplama bir takım. Zayıf bir takım maalesef. Bunu Fenerbahçe’nin yeni transferleri kalecisi Altay’ı yine yeni transferi Zanka’yı tam olarak test edemedik.

Fenerbahçe’nin mutlaka bir sağ bek ve bir stopere acilen transfer ihtiyacı var ki şampiyonluk yolunda rakiplerinden bir adım öne çıksın. İkinci yarı biraz daha rölantiye almasına rağmen genç Ferdi’nin vuruşu ile 5-0’ı yakalıyordu. Uzun zamandır Fener seyircisini bu kadar mutlu etmemişti. Haftaya lider başlayan Fenerbahçe hem camiaya hem de Fenerbahçe taraftarına moral verdi. Ersun Yenal’ın şampiyon yapmış olduğu Fenerbahçe tekrar sahada görür gibi olduk. Ozan için ise “İnci, insanlar tarafından denizden çıkarılmadıkça; ister inci olsun ister çakıl taşı, fark etmez” ancak Sergen Yalçın Ozan’ı inci yapmış Fenerbahçe’ye kazandırmış. Ozan bu şekilde devam ederse Fenerbahçe’nin en büyük kazancı olacaktır. Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadyumunda inci gibi pırıl pırıl parladı.

Ancak önümüzdeki hafta oynanacak olan Başakşehir maçı takımın performansı açısından bize kıstas olacaktır.