GÜÇ KAVGALARI… ENERJİ SAVAŞLARI… SİBER SİLAHLAR

Mehtap DEMİR 25 Eki 2020

En son duydum ki Yunanistan sınıra duvar örüyormuş!

Vurdu kırdı oyunları, tehditler, benim-senin kavgası…

Sınır çekişmeleri… “Tarlama girme” feryatları…

Kuzey’deki Arktik okyanusundan başlıyorlar kavgaya, Akdeniz’den çıkıyorlar piyasaya.

Sanki başka hiçbir şeyin bir önemi yok.

Sahiden ne oldu Yunanistan sınıra dayanan mültecilere? Merak eden var mı?

En son duydum ki Yunanistan sınıra duvar örüyormuş!

Neyin korkusu bu, insanın insana eziyeti neyin intikamı?

Yazının sonunda değineceğim bu konuya elbette.

Onun öncesinde bakın size iki küçük haber vereyim.

Çocuklarınıza bırakacağınız bir dünya kalmayacakken, neyin savaşındasınız belki anlarsınız.

Kuzey Okyanusu ilk kez “Donmadı”

Şu haberi öncelikle okuyun:

“Arktik Okyanusu'nda yer alan ve Kuzey Buz Denizi olarak da bilinen Laptev Denizi, uydu ile gözlenmeye başlandığından bu yana ilk kez ekim ayı sonlarında donmaya başlamadı.

Kutup bölgesinde yaşanması olası zincirleme etkiler konusunda uyarıda bulunan bilim insanları gecikmenin, Rusya’nın kuzeyinde olağandışı bir şekilde uzun süren sıcaklıktan ve Atlantik sularının istilasından kaynaklandığını açıkladı.

Bununla birlikte bölgedeki okyanus sıcaklıkları, rekor kıran bir sıcak hava dalgasını takiben, kısa süre önce ortalamanın 5 derece üzerine çıktı.”

Bir iklim bilimci Zachary Labe diyor ki,

"Sibirya Arktik bölgesinde şu ana kadar donma olmaması daha önce hiç görülmedi. 2020, hızla değişen Kuzey Kutbu ile tutarlı bir başka yıl. Sera gazlarında sistematik bir azalma olmazsa, ilk ‘buzsuz’ yazımızı yaşama ihtimali 21. yüzyılın ortalarına kadar artmaya devam edecek"”

Önce Arktik’ten sonra da Trakya’dan bir başka alarm!

Bakalım…

“Türkiye'nin buğday, ayçiçeği, çeltik gibi ürünlerin en önemli merkezlerinden olan Trakya, son 91 yılın en kurak dönemini yaşıyor.

Kuraklık nedeniyle, buğdayda yüzde 25- 30, ay çekirdeğinde de yüzde 40- 50'lere veren verim kaybı yaşandı.

Yetkililer iklimin üretimde önemli bir faktör olduğunu belirterek, üreticilerin de bundan sonra kendilerini değişen iklime göre ayarlaması ve ekeceği toprağa artık çok iyi tanıması gerektiğini söyledi”

Düşmüşüz bir yetki-alan-sınır-para derdine…

Kavgamız büyük, isteklerimiz epey çetrefilli.

Yanıyoruz, kuruyoruz, yok oluyoruz, yok ediyoruz kimsenin derdi mi? değil…

İnsan insandan neyin intikamını alıyor?

Dedik ya hani, ne oldu bu sınırdaki insanlara… Kış kıyamet öncesi ne haldeler soran var mı?

Derken,

Öğrendik ki

Hala sınırda insanlığın insanlıkla mücadelesi sürüyor.

Bu kez güçlü olan insan, güçsüz olanı tam anlamıyla yok etmek için harekete geçmiş…

Duvar örüyormuş Yunanistan.

Sınırdaki mültecilere karşı alınan son kararmış bu.

Önce gizli geçişleri önlemek için ses cihazı koymuşlardı,

Yetmemiş,

Duvar örme kararı almışlar.

Tam 27 km… İnsanlık tarihine bir kara haber daha.

İnşaatı ise törenle başlamış. Devlet töreni ile…

Yapmayın…

İnsanlığa kurduğunuz duvarın yanıtını çocuklarımız nasıl verecek? Nasıl açıklayacaklar birbirlerine dedelerinin yaptıklarını…

Günün sözü

Sevgili insanlık!

Bir çocuk masumiyetiyle bir kere daha "Elma!" diyoruz.

Ne olur çık artık!

Oğuz Atay