​GÜVEN!

Nereye başını çevirsen güven meselesi var.

Hayat çok zor.

İnsanlar çok değişti.

Nereye başını çevirsen güven meselesi var.

Bundan sonra en güvenilir insan anketlerin boşuna yapmayın.

Kimse kimseye güvenmiyor.

Geçen gün, bir arkadaşımla konuşuyorum, asla asla diye haykırarak "asla kimseye güvenmiyorum" diyor.

Bilmiyor ki, asla sana kimse güvenmiyor.

Hayatımda tanıdığım, tanıdığım günlerde beni yanıltan, ama günün sonunda tanıdığım en güvenilmez insanlardan.

Yine bir arkadaşım anlatıyor, 30 yıllık arkadaşım evime misafir geliyor, el çantası koltuğunun altında oturuyor ve tuvalete giderken bile yanında götürüyor.

EH diyorum evine alma sakın.

Dizilere bakın, kimse kimseye güvenmiyor herkes kapı dinliyor, telefon dinliyor.

Youtube video çekenlere bakın, ilişkiler üzerine aman kimseye güvenmeyin diye anlatıyorlar.

Ve nedense kadınlara erkeklere nasıl güveneceğiz taktikleri veriyor.

Madde madde manifesto veriyorlar.

Sanki kadınlara çok güvenilirmiş gibi.

Sosyal medyadan, hiç tanımadığı erkeklerin her türlü davetine babam cevap vermediğine göre.

Merhaba ve akşam yemeğini yedikten sonra adamın koynuna atlayan, sabahında evimden git diyen adamın evinden gitmeyen cesur kadınlar, hangi erkeklere güveneceklermiş. 

Evde anneler kızlarına oğullarına aman dışarıda kimseye güvenmeyin diye anlatıyorlar.

Kapıdan çıkarken tembih ediyorlar.

Okulda arkadaşlarına güvenme.

Çalışıyorsa iş arkadaşlarına güvenme.

Sevgiline güvenme.

Kocana güvenme.

Aileler evladına ne kadar güveniyor.

Evlatlar ana babasına ne kadar güveniyor.

Televizyonda mağdur programlarına bir bakın.

İnsanların hayat hikayelerine bir bakın.

Hepsi birinin güvenini suistimal etmiş. Yakmış yıkmış tarumar etmiş hayatını.

Aman boş kağıda imza atma.

Aman yeni tanıdığın insanların evine gitme.

Aman kimseye borç verme.

Herkesin yolunu bulmaya çalıştığı şu hayatta kim kime güvenecek ki.

Sanki başka renk kalmadı herkes kara kara düşünüyor.

Kime güveneceğiz.

Cevap veriyorlar, hiç kimseye hayatim.

Ve sonunda güven üzerine dağılan hayatların özetini, sonucuna bakarsanız hep menfaat ve hep para. 

Bu paranın elleri varmış ve ne kadar kirliymiş arkadaş.

Yaşamak, nefes almak aslında kocaman bir emek değil mi?

Hepimiz bu emek içinde debelenirken, gözlerimiz birbirimize güvensizlik içinde bakar oldu.

Çok yazık aslında.

Analar babalar akşama kadar çocuklarına kimseye güvenmeyin diye haykırırsa.

Çocuklarda bile masumiyet denen sihir kalır mı? Kalmaz kaybolur gider.

Çocuklardan hiçbir şey saklanamaz haldeyiz, çocukların çocuk kalmadığı, her şeyi yaşından önce öğrendiği bir çağdayız.

EH erkenden büyüyen çocuklar da birbirine güvenmez hale gelmiş.

Güven duygusu sevgi duygusu ile kardeştir.

Güvenmediğin hiç kimseye sevemezsin.

Güven duygusu tamamen kaybolduğunda, herkesin birilerini bir yerlerde kıstırma duygusu olacaktır.

Biliyorum ki.

Her büyüğü çocukluğu bir yerlerde yakalayacaktır.

Ve demem o ki! 

Büyüğü, ya da küçüğü güven çeşmesi bulursanız yüzünüzü şakır şakır yıkayın.

Funda’nın aklındakiler…

... Son bir haftadır yeni bir akım var, 90’lara geri dönüş uygulamasaymış bu.

Yapay zeka ile yapılıyor.

Barbie uygulaması fenalık getirmişken, yenisi bu akım geldi.

Fotoğraflarını Amerikan kolejinden mezun olmuş gibi düzenliyor veriyor size

Ünlüsü, ünsüzü fotoğrafları ile yeni bu akımın peşinde.

Keyfi neşesi de yok, yani hiç de komik değil.

Kabak tadı verdiniz sıktınız.

Sakarya'dan mezun olmuş, İzmir' den mezun olmuş, İstanbul'dan mezun olmuş da, Amerikan kolejinden mezun olmuş fotoğrafınız ile sıktınız artık.

Ülke ekonomik darda, üçüncü dünya savaşı başlayacak endişesi var.

Biliyorum çoğunuzun tuzu kuru da değil, cepte para yok.

Bu ne şımarıklık, bu ne aymazlık yahu.

Funda'nın aklIndakiler!

... Fransa fena durumda.

Ülkenin restoranları, evlerini, sinemalarını, metrolarını, trenlerini ve aklınıza gelen tüm toplu taşıma araçlarını tahtakurusu basmış.

Hatta uçaklarda bile varmış.

Bu durumda olimpiyatların bir tehlikeye girebileceği konuşuluyor.

Ve hatta bu problemin Fransa turizmine ciddi olarak sorun olacağı söyleniyor.

Fransa trenleri ve metroları için özel köpekler görevlendirecekmiş, bunlar tahtakurularını tarayacakmış.

Umarım tahta kuruları dünyanın diğer ülkelerine taşınmaz.

Köpekler insanoğlu ne zaman zor durumda hep görev başında.

Sokakta gördüğünüz her köpekle göz göze geldiğinizde severek ve minnetle bakmalıyız.

Köpeklerin başını okşamayı unutmayınız.