HASAN DOĞAN NE DERDİ?

Nihat Özdemir'in istifası ve vekaletle geçen günlerden sonra geçen hafta içinde yapılan seçime tek aday olarak giren Mehmet Büyükekşi TFF'nin yeni başkanı oldu. Şimdi önündeki bir senede ne kadar yapabilirse Türk futbolunun problemlerini çözmeye, biriken dağ gibi sorunları halletmeye çalışacak ekibiyle birlikte.

Nihat Özdemir’in istifası ve vekaletle geçen günlerden sonra geçen hafta içinde yapılan seçime tek aday olarak giren Mehmet Büyükekşi TFF’nin yeni başkanı oldu. Şimdi önündeki bir senede ne kadar yapabilirse Türk futbolunun problemlerini çözmeye, biriken dağ gibi sorunları halletmeye çalışacak ekibiyle birlikte.

Merhum Hasan Doğan’ın başkanlık yaptığı oldukça kısa dönemde gösterdiği üstün performans kendisinden sonra başkanlığa gelen bütün yöneticilere örnek olarak gösterildi yıllardır. Onun toparlayıcılığı, istisnasız her kesimle olan müspet diyaloğu ve yöneticiliğini kıymetli hale getiren özel insani vasıfları Türk Futbolu için son yılların zirvesiydi. Ardından gelenler biraz da bunun altında ezildiler desek yanlış olmaz.

Mehmet Büyükekşi uzun zamandır futbolun içinde olan bir sanayici, perakendeci. Anadolu coğrafyasında var olan müteşebbis, modern dünyaya açık, hayırsever kuşağın temsilcilerinden. Kendileri tevazu gereği pek dile getirmeseler de o dünyayı bilen insanların takdirini kazanmış sağlam, köklü bir ailenin orta kuşak mensuplarından. Bu göreve tensip edilmelerini hak edecek birçok olumlu özelliği var elbette. Ne var ki ailenin başka bazı mensuplarının farklı yapılarla olan iltisak iddiaları bazı kesimlerce seçimden önce gündeme getirildi ama seçim sonuçlarına pek yansımadı bu iddialar.

Hem suçun bireyselliği ilkesi, hem masumiyet karinesi zaten bunun böyle olmasını gerektirirdi ve öyle de oldu.

Yönetici ekibin tesisi konusunda bazı tartışmalar olsa da bir yıllığına herkes savaş baltalarını gömdü ve sağlanan sulh ile yola çıkıldı.

Yeni başkan da seçilir seçilmez bütün kurulların istifasını istedi. MHK, Disiplin Kurulu, Hukuk Kurulu gibi Federasyona bağlı olan ama atama usulleri AİHM kararlarında bile hukuksuz olarak değerlendirilen kurulları yeni baştan tesis edecekler şimdi. Burada da kan gövdeyi götürecek tabir caizse. Herkes oralara kendi adamlarını yerleştirmek için var gücüyle çalışıyor daha seçim bile yapılmadan başlamıştı kulisler. Burası kıta Avrupası değil ki, İskandinavya değil ki insanlar adil, tarafsız ve ön kabulsüz olsun. Herkese ve her şeye eşit davransın. Alooo burası Türkiye.

Hasan Doğan merhum da ilk seçildiğinde geniş halk kitleleri tarafından pek tanınmayan bir profildi. Yöneticilik yaptığı dönemde ve hele vefatından bu yana geçen yıllarda değeri daha iyi bilindi ve kaybın büyüklüğü daha iyi idrak edildi. En önemli vasfı güvenilir ve adil bir yönetici olmasıydı Hasan Bey’in. Umalım ve dileyelim ki Mehmet Büyükekşi de görev süresi dolduktan sonra hayırla ve özlemle anılsın.

Gelelim başlıktaki Hasan Doğan ne derdi sorusuna. Öncelikle bir sakin olun bakalım derdi. Bu tercihi yapan irade bu dönem için böyle bir görevlendirmede bulunduysa saygı duyalım ve el birliği ile başarılı olması için gayret edelim diye de eklerdi.

Türk futbolunun içinde bulunduğu fetret devrini geride bırakmak için bu bir senede atılacak adımlar belki çok kıymetli olacak, belki bu bir senede gösterilen performans ileriki yıllarda da çözümün merkezinde yer alacak kim bilebilir? En iyisi sabırla ve iyi niyetle Türk futbolunun

arkasında duralım hepimiz.

Ay başında Kırkpınar var hayırlısı ile. Pandemi sonrası en şenlikli Kırkpınar için çalışmalar sürüyor haftaya biraz ondan bahsederiz nasip olursa. İyi haftalar dileklerimizle.