IRAK KODLARIYLA TÜRKİYE OKUMASI

Yaşar İÇEN 08 Kas 2022

Uzun bir Irak programı sonrasında elimde topladığım Şii, Sünni, siyaset, diplomasi, sosyal, kültürel saha gözlem notlarımı ilerleyen günlerde sırasıyla köşeme taşıyacağım…

Güzel ve sevdiğim bir şarkıdır; “Sil Baştan Başlamak Gerekir Bazen…”

Çoğu durumu anlayabilmek, anlatabilmek, güncelleyebilmek adına fazlasıyla açıklayıcıdır. Ve hatta gelişim için zaruri bir durumdur “sil baştan…”

Uzun bir Irak programı sonrasında elimde topladığım Şii, Sünni, siyaset, diplomasi, sosyal, kültürel saha gözlem notlarımı ilerleyen günlerde sırasıyla köşeme taşıyacağım…
Bugün önsöz niyetine bir giriş yapmak istiyorum…
“Türkiye’yi Irak üzerinden okumak gerekiyor” sloganımı icat edeli yıllar olmasına rağmen keşke çok daha öncesinde keşfetseydim bu cümleyi diyorum çünkü Türkiye’nin siyaset, sosyoloji, terör tarihine baktığımız zaman Irak’ın yeri ve öneminin ne kadar etkin olduğunu görebiliriz…

Seçimden yaklaşık bir yıl sonra Irak nihayet Cumhurbaşkanını ve Başbakanını seçebildi. Parlamentodan istifalar, sokak eylemleri, restler, çeşitli ittifak denklemleri sonrasında Irak’ta şimdilik sükunet hakim.
Irak Cumhurbaşkanı seçilen Abdüllatif Al Raşid KYB’nin ılımlı kanadından bir isim. İlerleyen yaşına rağmen yurt içi ve yurt dışı tecrübesiyle Bağdat Yönetimine içte ve dışta uzlaşı etkisi katacağına inanıyorum. Bununla birlikte içte ve dışta etkili olacak isim ise Başbakan Sudani olacaktır.
Irak Başbakanı olarak üzerinde uzlaşı sağlanan isim Muhammed Şiya Es-Sudani hızlı hamleler eşliğinde “ben geldim” dedi.
Sudani’yi üç beş cümle ile anlat derseniz şunları söylerim; aktif, zinde, kararlı, yerli (Iraklıların deyişiyle) bir siyasetçi. Sudani’ye ‘yerli’ diyorlar çünkü sadece Irak vatandaşlığı olan, yurt dışında yaşamamış, yurt dışıyla hiçbir maddi-manevi bağı öne sürülemeyen bir isim. Çeşitli kademelerde yer alarak devlet yönetimi konusunda tecrübe sahibi olan Başbakan Sudani’yi iki isme benzetiyorum. Fikri ve zikri yansımasıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başbakanı Mesrur Barzani’ye fazlasıyla benzettiğim Sudani kısa zamanda Iraklıları arkasına alacaktır. Yol haritasını yoksulluk ve yolsuzlukla mücadele, adalet, eğitim, üretim, gelişim, gençlik, hizmet başlıklarına verdiği önemle şekillendiren Sudani şimdiden umut verdi Irak halkına.
İşleyişe yeni, aktif, dinamik bir bakış açısı getireceğine inandığım Sudani’ye kurtarıcı gözüyle bakılıyor.

Peki mevcut Irak kodları Türkiye’yi nasıl okuyor? Mevcut Irak tablosu Türkiye-Irak ilişkilerinde sil baştan istiyor. Yeni iletişim frekansları, yeni yaklaşım tarzı, yeni anlatımlar, yeni anlayışlar… Misal Irak’ın tüm kademeleri “Türkiye ile daha fazla siyasi-diplomatik etkileşimimiz olmalı” diyor.
Ki bence fazlasıyla haklılar. İki kadim komşunun bakanlarıyla, iş dünyasıyla, sivil toplum kuruluşlarıyla, vekilleriyle, basın-medyasıyla ve pek tabi ki liderleriyle daha fazla gidiş gelişi olmalı.
Türkiye-Irak başlığını her daim Türkiye gözüyle okumak çoğu kez önemli detayların kaçırılmasına sebep olur. Bazen de “Irak bizi nasıl görüyor, ne kadar anlıyor ,ne istiyor, aslında ne demek istiyor’ demesi gerekiyor Türkiye’nin. Zira aynı ülkenin şehirleri arasında bile çok büyük anlama-anlatma çeşitliliği varken iki ülke arasında çok daha fazlasının olması elbette normal…

Coğrafya ve hatta dünya ayrışma-çatışma eksenine doğru itilirken Türkiye-Irak ilişkilerine de temelinde “huzur ve uzlaşı” olan sil baştanlar gerekiyor. Ve bu yol haritası oluşturulurken büyük bir sabra ihtiyacı var Türkiye’nin çünkü onlarca yıldır Irak’ın dengesi iyice sarsılmış durumda. Sosyolojik, bürokratik, diplomatik, siyasi travmalardan bir türlü kurtulamayan Irak’ta, Türkiye’nin onlarca yıl gerisinden gelen anlayabilme ve anlatabilme gerçeği var. Bu gerçek doğrultusunda “abi sorumluluğunu” yüklenmesi beklenen de Türkiye…