İZ BIRAKAN BİR SESTEN İZ BIRAKAN ŞARKILAR

Micheal KUYUCU 07 Kas 2020

Eşi Ergüder Yoldaş ile beraber 1981 yılında yayınladığı "Sultan-i Yegah" adlı albümle Türk pop müziğinin tüm zamanların en iyi albümlerinden birinin solisti olarak müzik tarihine girdi.

Eşi Ergüder Yoldaş ile beraber 1981 yılında yayınladığı “Sultan-i Yegah” adlı albümle Türk pop müziğinin tüm zamanların en iyi albümlerinden birinin solisti olarak müzik tarihine girdi. Çok özel bir ses. Karakteristik bir vokale sahip. Şarkı söylerken o şarkıyı alıp başka bir diyara götürüyor. Şarkılar onun diline geldiğinde çok şanslı oluyorlar. Çünkü yeniden hayat buluyorlar. Nur Yoldaş her ne kadar albüm yapmasa da sahne hayatına devam etti. Derken bir gün Arpej Müzikle yolları birleşti ve çok özel bir proje hazırladı. Rock klasiklerini senfonik orkestra eşliğinde seslendirdiği “İz Bırakanlar Vol.1” adlı albümü yayınladı. Albüm pandeminin gölgesinde kaldı ama müthiş şarkılar var. Nur Yoldaş ile “Aşk her Şeyi Affeder mi?”, “Hoşçakal”,  “Araf” gibi şarkıların yer aldığı albümü ve müziği konuştuk.

“Sultanı- Yegah’ın üstüne çıkmak mümkün değil”

Tabii ki “Sultan-ı Yegah”la anılacağım, bu da bana gurur verici bir şey. Yani bunu uzun yıllar taşıyor olabilmek çok keyif verici bir şey. O albümden sonra yaptıklarım bunun üzerine bir şeyler koyma çabası değildi, sadece şarkılara yeni bir nefes, yeni bir soluk, yeni bir yorum bunları geçirebilmek, bir de uzun süre yani ömrüm oldukça şarkı söyleyebileceğimi kanıtlamak olay bu. Yoksa “Sultan-ı Yegah”ın üstüne çıkmak ya da onu unutturacak işler yapmak değil.

“Gençlerle çalışma fikri beni heyecanlandırdı”

Yeni projem için Umut Kuzey ile Özlem Özbakan’dan teklif geldi. Çok büyük bir hevesle kabul ettim çünkü gençlerle çalışma fikri her zaman beni heyecanlandırmıştır. Çok sıklıkla dinlediğim şarkılardan devşirdik bu albümü. Mor ve Ötesi, Duman falan hem de bayağı yani çok yer etmiş güzel şarkılar bu albümde. Böyle bir şey yaptık, halkın beğenisine sunduk. Bilemiyorum son kararı yine onlar verecek. Şarkıların bir kısmını ben seçtim, bir kısmını ise yaklaşık 20 – 30 hatta 40 şarkının içinden seçtik. Yani havuzumuza bayağı şarkı attık. Bu albüm “Volume 2”, “Volume 3”e de hazırlanacak. Şimdi “Volume 1” çıktı, Volume 2’nin de hazırlıkları içerisindeyiz.

“İleride müzik tarihini gençler yazacaklar”

Şarkıyı yorumlayıp ortaya çıkarmak bedeninize giydiğiniz bir elbise gibidir. Hani eğri durursa çıkarırsınız bir daha giymezsiniz. Ben bu albümdeki şarkıları bir elbise gibi giydim üstüme. Yani elimden geleni yaptım diyebilirim, çünkü hakikaten bu şarkılar çok içselleştirdiğim şarkılardı. Ben kendi profesyonel sahneme de taşıdım bu şarkıları, çoğunu ben albüm yapmadan önce zaten sahnemde de okuyordum. Onun için benim için bir keyif oldu bu albümü yapmak. İleride müzik tarihini gençler yazacaklar. Yani hakikaten çok güzel işler çıkarıyorlar, çok güzel işler yapıyorlar. Bu albümde yer alan şarkıların özelliği hem 4 kişilik rock orkestrayla da çalıp söylenebilecek, hem büyük orkestrayla yani bir senfonik orkestrayla da çalınıp söylenebilecek kalitede şarkılar. Şarkılar sahibinde güzeldir ama biz bir yanına, kıyısına, köşesine dokunuşlar yaptık yoksa her şarkı mutlaka ilk sahibinde güzeldir.

“Konserlerim iptal oldu”

Korona dönemi Volume 2’yi hazırlamakla geçti, Volume 1’i bitirdik. Evde kaldığımız süre içinde konser yok, bir şey yok ondan sonra tanıtımların hiç birisini yapamadık. Üç tane büyük şehirde lansman konserimiz vardı. Bunların üçü de tabii ki iptal oldu. Her şeyden önce sağlık, yani sağlıklı nefes alalım, toplumca sağlımız yükselsin ondan sonra konserler de olur, festivaller de olur bunlar hiç önemli değil. Ama biz ne yapabilirize baktık ona odaklandık. İkinci albümün yani “Volume 2”nin repertuvarını oluşturmaya çalıştık, havuza yine şarkılar attık. Bu arada bol bol kitaplar okundu, filmler seyredildi, diziler seyredildi, kediler köpeklerle oynandı böyle bir süreç yaşadım.

“Sanatçı değilim şarkıcıyım”

Gerçek sanatçı kelimesinin altını çize çize söylemek Ergüder Yoldaş’a yakışır, ben hala sanatçı değilim, ben şarkıcıyım. Bunun ikisinin ayrımını çok iyi yapmak gerekiyor. Bu tip insanların tabi canını daha çok acıttı o süreç. Hiçbir başarı cezasız kalmaz. Dostları sevindirir, düşmanları çok üzer. Başarı bazı insanları üzer. Biz kıskanmayı da becerebilen insanlar değiliz. Kıskanmak güzel bir şeydir, kıskanırsın bu seni fişekler, bir yere getirir. Onu da doğru dürüst beceremedik. Benim şimdi yeni parolam, Allah ömür verirse 90 yaşıma kadar albüm yapmak tek parolam o.

Elif ve Ayda’nın ismi parka verildi

Beylikdüzü Belediyesi, İzmir’de meydana gelen 6.6 büyüklüğündeki depremde enkaz altından saatler sonra mucizevi bir şekilde kurtarılarak tüm Türkiye’ye umut olan Elif ve Ayda bebeğin ismini aynı zamanda deprem toplanma alanı olarak tasarlanarak yapımını sürdürdüğü bir parka verdi. Marmara Mahallesi’nde yer alan parkı ismi, Elif ve Ayda Umut Parkı oldu.

Ayda ve Elif’in minik elleriyle hayata tutunarak umudu yeşerttiğini belirten Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, “Başta İzmir olmak üzere tüm Ege’yi etkileyen deprem hepimizi derinden üzdü. Kayıplarımızın sayısı artarken günler sonra enkazdan kurtarılan çocuklarımız Elif ve Ayda hepimize umut oldu. Marmara Mahallemizdeki, deprem toplanma ve farkındalık alanı da olan yeni parkımıza onların isimlerini veriyoruz. Elif ve Ayda Umut Parkı’nda çocuklarımızın güven ve sevgiyle büyümesini diliyoruz.

Depreme yönelik önlemlerimizi almak ve devletimizin tüm organlarıyla birlikte depremi en öncelikli konu haline getirmek zorundayız. Tekrardan yitirdiğimiz canlara Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralılarımıza acil şifa diliyorum” ifadelerini kullandı.

Çok güzel bir hareket. Siyasilerin deprem üzerinden bile birbirleriyle kavga ettiği bir dönemde Beylikdüzü Belediyesi iş yaptı, hizmet sundu ve barışı tercih etti. Hem depremi ömür hatırlayacak bir işe imza attı, hem depremle mücadeleyi unutturmadı hem de siyasetin bütünleşmesi adına örnek bir davranışta bulundu.

Gülçin’den 10 şarkılık dijital albüm geldi

HEPSİ Grubunun güzel solisti, Pop, Soul ve R&B müziğin Türkiye’deki en güçlü temsilcilerinden biri olan Gülçin, 10 şarkıdan oluşan "Davet" albümünü Arpej Yapım etiketi ile dijital platformlara sunuldu. Gülçin Ergül, sevgiye açılan, anlayış dolu bir kapı olarak tanımladığı bu kendine has albümle yine farklılığını gösterdi.

Müzik direktörlüğünü Emre Bayar'ın üstlendiği ve Pop, Rap, Trap, Disco-Pop, R&B gibi birçok farklı tarzın ustalıkla bir araya getirildiği yenilikçi albümde; Yıldız Tilbe imzalı 0 km bir şarkıda var. Diğer şarkılarda ise Gülçin Ergül'ün imzası bulunuyor. Aynı zamanda, Emre Bayar ve Ezgi Ayçe ile beraber yazdığı şarkıların da yer aldığı albümdeki tüm düzenlemeler Emre Bayar'a ait. Gülçin en son Arabesk bir albüm yapmıştı, Arabesk dediğime bakmayın, Arabesk klasiklerini R&B ve benzeri modern ritimlerde seslendirmişti. Müthiş bir albümdü. Bu kız çok iyi bir ses, tarzı da çok başarılı ama memleketim müziğine biraz fazla kaldığı için tam olarak hak ettiği yerde değil. “Davet” albümünü dinlemekte fayda var.

Emre Aydın hangi rapçi ile düet yaptı?

Emre Aydın, büyük bir sürpriz yaptı. Yoğun bir albüm çalışmasına giren ve bu süreçte neredeyse stüdyodan dışarıya çıkmayan Emre Aydın, yayınlayacağı albüm öncesi rap dünyasının başarılı ve genç isimlerinden Sokrat St. ile "Bu Sefer Sorun Bende" şarkısında bir araya geldi. Son zamanlarda rap müziğin yükselen isimlerinden olan Sokrat St.'ın "Bu Sefer Sorun Bende" isimli parçasında Emre Aydın, genç rapçiye eşlik ederek hem genç rapçiye destek oldu hem de müzik kariyerinde bir farklılığa imza atmış oldu.

Aşk ve ayrılık bir arada

Gülnür, Türk pop müziğini, evrensel formlarla birleştiren "Boşver" adlı aşk ve ayrılık şarkısı ile müzik dünyasına giriş yaptı. Şarkının düzenlemesini Hüseyin Çebişci yaparken şarkı Pop-R&B beatler ve elektronik elementlerden oluşan lirik bir şarkı olarak dikkat çekiyor.

Biricik geri geldi

Yetmişli ve seksenli yılların Arabesk kraliçesi Biricik müziğe geri döndü. Uzun zamandır müzik dünyasından ayrı kalan başarılı yorumcu Five5 müzik yapım etiketiyle yayınlanan “Gelmiyorsun” adlı teklisini dijital platformlara sundu. Biricik uzun yıllar sonra yayınladığı bu teklisi ile ilgili “"Aslında bu proje 8 şarkıdan oluşuyor. Sözünün arkasında durmayan birtakım insanlar nedeni ile çok uzun süre ertelemek zorunda kaldım. Uygun şartların oluştuğu bir döneme girdim ve hemen 'Ya Allah' dedim ve başladım. Söz, müzik ve ilk aranje sevgili müzisyen arkadaşım Soner Baltalıoğlu'na ait. Fakat son aşamadaki aranje ise Five5 Yapım Şirketinin sahibi Ercan Bal'a ait. Stüdyo ve şirket İstanbul'da ben başka bir şehirde ikâmet ettiğim için gidiş geliş süreleri ve pandemi süreci de dahil yaklaşık 6 ay sürdü. Klip yine şirket sahiplerinden Firuz Anlı ve teknik ekibi tarafından aynı stüdyoda gerçekleştirildi. Mix, mastering ve kurgulama Hakan Turhal tarafından yapıldı." diyor. Biricik iyi bir ses, bir dönem fırtınalar estiriyordu. Yeni nesil onu bilmez, bu şarkı onu yeni nesle de sunacak ve bir kez daha “geçmişte ne sesler vardı” dedirtecek.

Rüya Ersavcı da atar yaptı

Bir geri dönüş haberim de doksanlardan. Doksanlı yıllarda hem müzik yarışmalarının gediklisi hem de modern popun başarılı temsilcisi olan ve “Turkish Delight”  “İstemiyorum Baba” adlı şarkıları ile zirveye yerleşen Rüya Ersavcı da müzik dünyasına geri döndü. Önce “İki Kelime” hemen ardından da “Peri Masalı” adlı dijital single’larını yayınlayan Rüya Ersavcı şarkısına sevgilisini terk eden, atarlı ve kendine güvenen bir kadını anlatan bir de klip çekti.