KAAN SEKBAN!

Funda ÖZKALYONCU 23 Şub 2020

Ben youtube ya da sosyal medyada komik video çekip paylaşım yapan kimseyi takip etmiyorum.

Perşembe akşamı komedyen Kaan Sekban'ın gösterisine gittim.

Oğlum sürpriz yapmış, bilet almış, hadi anne dedi ve ana oğul beraber gittik.

Uzun süredir Kaan'ı takip ediyormuş, çok beğeniyormuş, Zorlu'da gösterisi var, gidelim diye düşünmüş. 

Ben youtube ya da sosyal medyada komik video çekip paylaşım yapan kimseyi takip etmiyorum.

Bunu bir şey ima etmek için söylemiyorum, hem komik bulmuyorum, hem de oraları yakalayamadım kim bilir.

Youtube, face’de dolaşan biri değilim.

Neyse Zorlu'da yerlerimizi aldık.

Ufak tefek takım elbiseli, kravatlı bir adam çıktı.  

Kaan Sekban tam 2.5 saat konuştu, anlattı, belden aşağı tek bir esprisi yok, tek bir küfrü yok.

10 sene kurumsalda bankada çalışmış ve bakmış olmuyor, yapamıyor, ayrılmış.

Kaan'ın ayrılış hikayesi, istifa etmesi inanılmaz komik.

Kurumsal hayat, beyaz yaka çalışanlarının sorunlarını, işyeri dedikodularını, yönetici tavırlarını çok komik anlatıyor.

Kaan.

Tiyatrocu, oyuncu olma hayallerini ve bu yolda yaşadığı hikayeleri anlatıyor.

Anne baba oğul ilişkilerini anlatıyor.

Çocuklu arkadaşlarının, çocuk hikayelerini anlatıyor.

Sosyal medya üzerinden yaptığı ilk yayını ve nasıl 7 kişinin onu izlediğini anlatıyor.

Salon kırılıyor gülmekten.

Ben tam 2.5 saat boyunca gülüyorum.

Anlatılanların gerçekliği, Kaan'ın masum anlatış haliyle birleşiyor.

O kadar tatlı ki.

Adam kendisini seyretmeye gelen herkese tek tek teşekkür ettiğini hissettiren haliyle şahane.

Geldiği durumdan, insanların ona ilgi göstermesinden, onu sevmesinden çok mutlu.

Hissettiği her şeyi o kadar masum kadar güzel bizlere geçirdi ki, sanki biri ile tanıştık ve onu çok sevdik duygusu ile oradan ayrıldık.

Kaan senin masum komik halini çok sevdim.

Kaan senin seyircine olan sevgini çok sevdim.

Kaan yolun çok açık olsun.

Kaan seni çok sevdim.

Funda'nın aklındakiler..

... İnsanlara bir şeyler oldu.

Toplu olarak rehabilitasyondan geçmemiz gerekiyor sanki.

İnsanlar birbirlerine sebepli sebepsiz kötülük yapıyor.

Kötülük yapmak çok kolay olmuş, at iftirayı, yalanı dolanı salla ve o insana zarar vermeye çalış.

Kendi adıma kimin yaptığını çözmem 10 dakikamı alıyor. 

Ve geri dönüş için iyi plan ve zaman yeterlidir.

Unutmayın.

Hiçbir tavşanı yakalayamamış tazı olmakla, hiç kimsenin günahına girmemiş olmak arasında çok uzun yol var.

Ben kendi adıma ömrümde bilerek isteyerek kimseye kötülük yapmadım.

Elbette hiçbirimiz masum değiliz, ama kavanoz dipli dünyanın içinde adımızın yazıldığı kağıt parçaları etrafa saçıldığında ağır basan ne varsa sen o olarak öleceksin.

Ve unutma çocukların onları okuyacak.

Kötülük kimsenin yanına kar kalmaz, kalmamalı.

... Bizdeki tartışma genç yeşil gözlü güzel oyuncu bir kadının Amerika'ya gidip kendinden çok yaşlı bir adam ile evlenmesi ile başladı.

Ünlüler içinde olduğu kadar gerçek hayatta örneği çok var.

Ya dünyadaki örnekleri, Rihanna, Adele, Charleze Theron, Lindsay Kohen, Kendall Jenner gibi çok örnek var.

Bu ünlülere sormuşlar.

Niye?

"Daddy issuesları" demişler, bu ne baba meseleleri demekmiş. 

Yani küçükken baba sevgisinden, ilgisinden, şefkatinden yoksun kalan kızlar, ilerleyen yaşlarında babalarının yerini doldurmak amacıyla kocalarında babalarını arıyorlarmış. 

Psikolojik olarak mutlaka payı vardır.

Babalarında bulamadıklarını bu yaşlı adamlarda arama dışında intikam alma duygusu bile olabilir. 

Ama bizdeki durumun tamamen bu olduğunu düşünmüyorum.

Kızların sosyal medya paylaşımlarında pahalı giyinen, zengin yaşayan yaşıtlarına özenmek hali çok var.

Biliyorum, görüyorum, dinliyorum.

Yaşlı adamlar hep zengin hep çok paralı, yaşlı adamın fakir olduğu tek bir olay görmedim.

Para bolluğunda yaşarım, istediğimi alır giyerim, istediğimi yerim, eh adam yaşlı bol bol gezerim.

Tek sorun yaşlı adam ile uyumak, adamın ömrü kadar ömür geçirmek ve katlanmak.

Nerede okuduğumu hatırlamıyorum ama yaşlı adamlarla evlenen genç kadınların çok çabuk yaşlandığı bilimsel olarak kanıtlanmış.