KADINDAN YANA HALİM KALMADI!

Yıllardır beni köşe yazılarımdan, radyoda ve televizyon yorumculuğumdan tanırsınız.

Bu hafta, televizyonlar akşam Kanal İstanbul, sabah masalarda genç oyuncu Kubilay Aka'yı konuştu.

Kubilay Aka’yı çok tanımam, dizisini izlemedim, oyuncu Miray ile ilişkisi varmış, yakınlarda bitmiş falan. 

Tertemiz yüzlü bir çocuk. 

Doğrusu şu anda yorumcu olmadığımdan mı neden bilinmez hiç ilgimi çekmedi ve çocuğu hiç tanımıyorum.

Instagram’da genç bir kadın, dm’den merhaba yazıyor, civciv emojisi ile yolluyor.

Uyanık Kubilay kendi hesabından ifşa olurum diye düşünüyor ve feyk hesap açıp kıza cevap veriyor.

Birbirlerinden çok özel fotoğraflarını istiyorlar ve yolluyorlar.

Kız Kubilay'ın telefonunu istiyor adam telefonunu vermiyor. 

Sabah 11.00’de başlayan yazışma, gece 02.00’de adamın evinde alkol alarak yatakta bitiyor.

Kız İzmir'den gelmiş üniversite öğrencisi ve 20 yaşında.

Sonrası malum adam telefonlara çıkmıyor, kız da intikam duygusu ile magazin masalarına yazışmaları, fotoğrafları yolluyor ve sonunda bir magazin masasında oturuyor başına gelenleri anlatıyor. 

Yıllardır beni köşe yazılarımdan, radyoda ve televizyon yorumculuğumdan tanırsınız.

Hep kadınların yanında olur, onlar adına savaşırım.

Ama artık, kadınlar adına söyleyeceğim, yazacağım koruma kollama duygum kayboldu.

Şimdi bu olayda bu genç kadının anlattığı olayın neresinden tutayım.

Kandırıldım diyorsun ki, yalan, sen kaldırılma sözcüğünün ne anlama geldiğini bilmiyorsun sanırım.

Kusura bakma, adam sana tam olması gibi davranmış, yani seni hiç kandırmamış.

Gece yarısı evinden çıkıp, hiç tanımadığı bir adamın evine, alkol almaya ve sonrasını yaşamaya gelmiş bir kadını, sonrası asla aramazlar.

Sadece bizde değil, bütün dünyada erkekler böyle davranır.

İlişkinin bir gece olduğunu, bunu her iki tarafın peşinen kabul ettiğini düşünürler.

Adam sana kendi hesabından bile yazmamış, adam sana telefonunu vermemiş, adam sorduğun hiçbir soruya değer verip cevap vermemiş, seni hep geçiştirmiş.

Sendeki algı ne, bu adam seninle evlenecek, adam bir gece ilişkisinin tam tamına tanımını yapmış.

Aslında beraber yapmışsınız sen anlamamazlıktan gelmişsin.

Çok fazla anlam yüklemişsin ki, hiç anlamı yok aslında.

Şimdi çıkmışsın adamı ifşa ediyorsun hesapta.

Farkında değilsin ki, sen kendini! önce annene babana, ailene sonra el aleme ifşa ettin.

Siz ne kadar cesur kızlarsınız 20 yaşında hiçbir şeyden korkmamak, hiçbir çekincesi olmamak nasıl bir kafa yapısı.

Bu arada Kubilay ve tüm erkeklere ders olsun, erkektir yapar, yanına kar kalır halinden çoktan geçti dünya.

Sosyal medyadan kız ayartmak ne mana.

Bakın siz kızları bir gecelik diye anlarsanız, kızlar da sizi bir gece de evlenirim diye anlar.

Çıplak gecenize sen anlık anlam, o uzun vadeli derin anlam yüklüyor.

Sakın yanlış anlamayın, erkektir yapar demek istemiyorum.

Burada bu kızın hangi tarafını kollayalım koruyalım onu bilemiyorum.

Kullandırmayın kendinizi diyoruz, bu ne eski kafa biz özgürüz diyorsunuz.

Kadından yana halim kalmadı.

Ne haliniz varsa görünüz.

Funda'nın aklındakiler… 

... Manken Didem Soydan'ın Levent'te mağazası varmış.

Hiç bilmiyordum, bu haber ile duydum.

Bu mağazada çalışan bir elemanı taksiye biniyor, taksi şoförü elemanın nerede çalıştığını öğrenince "senin patronun da ayrı bir güzel" diyor.

Eleman geliyor Didem'e anlatıyor.

Didem çok sinirleniyor, savcılığa gidip şikayetçi oluyor.

Güvenlik kamerası görüntülerinden taksicinin kimliğinin belirlenmesini istiyor.

Ve bu şoförü cezalandırılmasını istiyor.

Akla gelen sorular.

Eleman ne alaka şoför ile derin sohbetlere dalıyor ve ünlü patronunun adını ve orada çalıştığını söylüyor.

Elaman ne alaka gelip bunu patronuna anlatıyor.

Patronun ayrı bir güzel demek çok gereksiz ama, güzel demenin ne kötülüğü var ki, güzel demiş, onunla ilgili hayallerim var dememiş ki.

Ama belli ki konunun önü arkası var.

Bu kızlar da ne kadar cesur, bindiği taksiye çalıştığı yerin adını veriyor.  

Taksi şoförü kardeş senin de annen bacın falan vardır, onlar daha güzeldir inan, el alemin kadınına "ayrı bir güzel" diyerek yaptığın imayı herkes anlar.

Salak değiller yani 

Salak olan sensin bak.

Sonuçta adliyeleri, hakimleri oyalayıp durun ki, esas önemli dosyalara sıra gelmesin. 

... Her şey çok pahalı, ekonomik olarak en hesaplı dönemi yaşıyoruz.

Kendi adıma derli toplu para harcamayı, sadece ihtiyaçlarıma odaklanmayı tercih ediyorum.

Bahçe mobilyasının minderlerin kumaşlarını yenilemem lazım.

Ne kadar dikkatli ve titiz kullansam da, beyaz minderler yıkana yıkana uzun yıllardır kullanıldığından kirlenme ve yıpranma olmuş.

Yeniköy’de cami içinde vakıf dükkânlarından birinde bir kadın terzi var, ona gidiyorum.

Sahibi Allah rahmet eylesin şahane bir adamdı, para isterken yanakları kızarırdı.

Terzi dükkanı karısına kaldı.

Dükkana giriyorum, kadın merhaba derken şikayete başlıyor, kira 650 TL, çocuklar, pahalılık, hiç para yok falan derken.

Maşallah diyorum, ne güzel, burada vakıftan dükkan bulmuşsun, ucuza kiralamışsın diyorum.

Ben minder kumaşını ve dikeceği minderin hazır örnek ölçülerini önüne bırakıyorum.

Kaç lira olur diyorum, büyük minderler 50 TL, küçük minderler 40 TL olur diyor.

Hepsi sana 320 TL olur diyor.

Çok pahalı, sen büyük minderleri 20 TL küçük minderleri 15 TL’ye dik, bak fermuarı ve ipliğini de getirdim diyorum.

Madem iş yok, al sana iş, bu senin için yarım günlük iş diyorum.

Olmaz diyor.

Ben bir pantolon fermuarını 50 TL’ye dikiyorum, bir pantolon paçasını 50 TL’ye dikiyorum, diyor.

Pes diyorum, ne kadar pahalı 50 TL

Bu nedenle para yok diyen bu esnafa, bundan böyle hiç acımam.