KALECİ GİBİYİM!

Yaz geldi, bahar geldi, kış geldi derken ömürler dört nala geçip gidiyor.

Ömür yaprakları tek tek düşüyor.

Yaz geldi, bahar geldi, kış geldi derken ömürler dört nala geçip gidiyor.

Yaz günleri, hava sıcak, deniz, güneş derken ister istemez sokak günleridir. 

Daha çok insanla karşılaşma, muhatap olma zamanlardır.

Zorunlu gibi.

Sanırsın mecburi hizmet gibi. 

Tam doğru deyimiyle bu "insanlara maruz" kalırsın yani.

Sabah güneşe karşı uyanırsın, günaydın hayatım, çok şükür iki güçlü bacağım ile kalktım yatağımdan dersin.

Kahvaltını edersin, peynirini, zeytinini, kızarmış ekmeğini ya da taze ekmeğini yersin, sıcacık çayını içerisin.

Çok şükredersin yani.

Ne zamana kadar evden çıkana kadar.

Sonra evinden dışarı çıkarsın.

Yaz günü hava sıcak, evden çıkma halin vardır ve çıkarsın. 

Başlarsın insanlarla didişmeye.

Didişmek ne kelime başlarsın itişmeye.

Ben bu yaz, isteyerek çok yaptım, sanki bilinçaltı ders vermek istiyorum ve o duyguda yaşadım.

Yahu ekonomi ortada, cebimizdeki para ortada, hiç kimse hiçbir şeyi alamaz halde.

Fakirleşmişiz diz boyu. 

Sanki birisi devamlı boğazımızı sıkıyor hissinde yaşıyor insanlar.

Nefes alamıyor insanlar.

Kadın der ki! saçımı bilmem ne kuaföre, keratin yaptırdım 2 bin 500 TL çok ucuz siz de yaptırın.

Cevap; 

Yooo yaptırmam, benim saçım çok güzel, bakıyorum size hiç fark etmemiş, eski saçınızdan ne farkı var.

"Ve çok pahalı, o parayı vermem".

Kadın der ki!

Bilmem nereye kahvaltıya gittik, siz bilirsiniz adam başı 250 TL ama çok çeşit var ve çok lezzetli 

Cevap;

Yooooo ben dışarıya hiç kahvaltıya gitmem, serpme kahvaltıya anlayışını sevmem.

"Ve çok pahalı o parayı vermem".

Kadın der ki!

Misafirlerimiz vardı, her gün bir yere gittik, dün bilmem ne ananın yerine gittik siz orayı bilirsiniz.

Cevap!

Ben misafirlerimi hep evde ağırlarım ne ananın yeri, ne babanın yeri hiç bilmem.

Ve çok pahalı o parayı vermem.

Kadın diyor ki!

Bu sene mayolarımı, bikinilerimi bilmem ne markadan aldım 3 bin 500 TL olmuş, ama kimsenin üzerinde görmezsiniz.

Cevap!

Hiç bilmem orayı, hiç alışveriş etmem, sahilde deniz şıklığı umurum değil.

"Ve çok pahalı parayı vermem".

Denizde şıklık telaşı görgüsüzce bir kafadır, insan denizde sade olur.

Ve aslında o anlayış, dışarıdan bakılınca komiktir de.

Tüm eski bikinilerime terzide yeni lastik çektirdim, bornozumu giyiyorum, denize iniyorum.

Çok da güzelim.

Daha çok örnek var.

Çok pahalı gitmem, almam, vermem demekten yoruldum.

Kale önünde gol atmaya çalışan futbolcuya engel olmaya çalışan kaleci gibiyim.

Bir kendinize gelin. 

O anlattığınız paralar sizde yok, ben anlıyorum ve ben biliyorum.

Yaşadığımız hayatın içinde sizin akılsız, düşünmeyen, palavra anlatımlarınızı dinlemeyeceğim. 

Anlatmanın keyfine varamayacaksınız.

Ve anlatımlarınıza asla ortak olmayacağım.

Sanki biz alabiliyoruz ne mutlu, ama başka insanlar alamıyor duygusunu yaşatmayacağım.

Yoooo bilmem.

Yoooo almam.

Yoooo çok pahalı diyeceğim.

Bu ülkede onurundan zerre kadar ödün vermeden kıt kanaat yaşayan insanlar var.

İnanın bana.

Ya da inanmayın.

Ömrünüzün yaprakları sizi el üstünde tutmaya yetmeyecek.

Bir susun yahu.

Funda'nın aklındakiler…

... Günlerdir Hadise konuşuluyor.

Evliliği ve boşanma haberleri üzerinde tepinen onlarca ve hatta yüzlerce insan var 

Genç kadın okuyor, görüyor, duyuyor ne hissediyor çok merak ediyorum.

Ağzına geleni söylüyorlar.

Akıllarına gelen olur olmaz varsayımları söylüyorlar.

Anlıyorum ki.

Hadise.

Hayatının en karanlık günlerini yaşıyor.

Ve hayatının insanlarla başa çıkmadığı, gücünün tükendiği zamanları yaşıyor.

Çok üzülüyor biliyorum.

Çok öfkelidir biliyorum.

Kendimi onun yerine koyuyorum.

Yer gök uçan kuşlar seni konuşuyor.

Ve kötü konuşuyorlar.

Olan bitenden çok memnunlar, mazoşistze keyif alıyorlar.

Çok zor.

Bazen.

Kadın olarak.

Anne karnına emekleyerek dönmek istediğin zamanlar olur.

Ama unutmayın ki.

Her şey gelir geçer.

Ve aslında herkes bir "HİÇ"tir.

Ve aslında herkes hayatın "HİÇ KİMSESİZİDİR".

Funda'nın aklındakiler…

... Hep anlatıyorum.

Instagram’dan bahsediyorum.

Lütfen çok akıllı olun, lütfen gördüğünüzü doğru anlayın. 

Özellikle kadınlar için yazıyorum.

Oradan kimse ile tanışmayın.

Kimse ile bulaşmayın.

Evinize davet etmeyin.

Kimsenin koynuna girmeyin.

Para isterse asla yollamayın, asla bankadan kredi çekmeyin, kefil asla olmayın, onun için herhangi bir mal varlığınızı, arabanızı satmayın. 

Bir bardak su bile vermeyin.

Yazdığı bütün mesajları saklayın.

Hatta dolandırıcı diye şikayet edin.

O kadar çok yazan var ki, bu konuda canlı yayın yapacağım.