MEDİNE'DEN TENERE'YE

Konfora alışmış bir çağda yaşıyoruz. Bugünün Juventuslusu, Napolilisi biraz fazla sabırsız yahu. Bir Çin atasözü "küçük olaylar karşısında sabırlı olmazsan büyük planları gerçekleştiremezsin" diyordu.

Ankara’nın son daktilo tamircisi Ümmet Işık geçenlerde yetmiş yaşındaki Halda P model kurbağa yeşili daktilomu özenle tamir etti, bakımını yaptı ve şeridini değiştirdi. Fırsat buldukça daktiloda yazıyorum ama mail atmak gerekince bilgisayarda tekrar yazmak zorunda kalıyorum.

Bu yazı da öyle oldu. Sabah 42 No’lu Tirebolu çayından da demledim. Radyo İtalya’da yarından itibaren 10 kırmızı, 9 turuncu bölge uygulamasının yürürlüğe gireceğinden, ülkede sarı bölge kalmadığından, İtalyanların virüsten çok bunaldığından bahsediyor.

Konfora alışmış bir çağda yaşıyoruz. Bugünün Juventuslusu, Napolilisi biraz fazla sabırsız yahu. Bir Çin atasözü “küçük olaylar karşısında sabırlı olmazsan büyük planları gerçekleştiremezsin” diyordu.

Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşı'nda mağlup oldu; Kanal Harekâtı felâketle bitmiş, Filistin kaybedilmiş, en yakın Osmanlı kuvveti Medine’den 1300 kilometre uzakta kalmıştı. Mondros Ateşkes Antlaşması hükümleri Medine'ye iletildi ve Fahreddin Paşa'ya ordusuyla birlikte İngilizlere teslim olması emredildi. Ancak Paşa bu emri yerine getirmedi. Tekrar tekrar teslim olması emri verilmesine rağmen antlaşmadan sonraki üç ay boyunca direndi.

Nihayetinde teslim olduğunda Haşimi Ordusu'na geçen erzak yalnızca kurutulmuş çekirge ve hurmadan ibaretti.

Bizim böyle bir direnişe ihtiyacımız var. Biraz da “Tenere ağacı gibi… Sahra çölünün ortasında yeşil yaprakları ve sarı çiçekleriyle on yıllar boyunca yalnız başına dikilen bu akasya ağacına en yakın diğer ağaç 150 kilometre uzaklıktaydı.

Tenere ağacı yok olan bir ormanın hayatta kalmayı başaran tek ferdiydi. Onu 1973’te sarhoş bir kamyon sürücüsü devirdi.

Bugün yerine metal bir ağaç heykeli dikerek yanlış bir iş yapmışlar. Aslında orayı ağaçsız bırakmasalar, birkaç ağaç dikseler daha iyi olurmuş.

Neyse biz kendi çölümüzü güzelleştirelim. Çokça kabalık, fazla hesap var. Sevgiye, değer vermeye bir fırsat verelim.