NE UMDUK, NE BULDUK!

Fehmi KETENCİ 21 Kas 2020

Umduğumuzla değil bulduğumuzla yetindik..

      Geçtiğimiz hafta yazdığım spor yazımda milli maçlar arasına girerken lig başladığından beri sorun varmış gibi görünen ve tartışılan konunun hakemlerimiz olduğunu hep yazıyorum, o nedenle de son yazdığıma yazıma “Ligin Kafası Karışık” başlığını atmıştım

      Bu konu ile ilgili olarak sıkça söylediğim sözlerimin de arkasındayım. Ligin daha başlarındayız ama, hakemlerimiz açısında işlerin pek de iyi gitmediğini söylemek abartı olamaz” sözümü de unutmadım.

      Bu hafta iki ulusal karşılaşmamız nedeniyle ligimize ara verildi de hakemlerimiz şimdilik biraz nefes aldılar. Ancak ulusal maçlar bu hafta bitiyor.

      UEFA Uluslar B ligi 3. Grubu’ndaki son karşılaşmamız olan Rusya’yı 3-2’lik bir skorla geçmiş, umutlanmış, Macaristan ile Puşkaş Arena’da oynayacağımız grubun altıncı karşılaşmasını beklemeye başlamıştık.

      Gruptaki yerimizin tam olarak belli olmasına giden yolda, deplasmanda oynayacağımız Macaristan karşılaşması bizim için çok önemliydi. Alacağımız iyi bir sonuç, diğer karşlaşmaların sonuçlarıyla bağlantılı olsa da, A ligine çıkabilmemiz için çok önemli bir adımdı. Hele bu karşılaşmadan galip ayrılmamız, bizim için çok önemli bir avantaj olacaktı.   

      İşte o duygu karmaşası ile deplasmana gittik ve gurupta en önemli rakibimiz olan Macaristan’la maça başladık.

      İyi bir takımımız var. Karşılaşma öncesi sarı kart cezalısı ve sakatlarımızın olması sahada işimizi gerektiği gibi yapmamıza hiç de engel değildi. Tüm bunları unutarak böylesine zorlu karşılaşma için hazırdık gibi görünüyorduk.

      Grupta olanlar için bazı hesaplar vardı. Durum neler getirecek pek de belli değildi. Macaristan karşısında alacağımız sonucun yanı sıra, Sırbistan-Rusya karşılaşması sonucu da belirleyici olabilecekti..

      Amacımız sadece galip gelebilmekti.

      Şenol Güneş; sakatlar ve cezalılardan kalanlarla elindeki en iyi kadro ile sahaya çıktı. Bu arada, cezadan kurtulup bu karşılaşmada oynaması beklenen Burak Yılmaz’ın, bir rahatsızlığı nedeniyle kadro dışında kalması başlangıçta bazı soru işaretlerinin ortalıkta dolaşmasına neden oldu. Sorulan sorulara, Şenol Güneş o belli üslubuyla gereklı yanıtı verdi ve konu o anlık gündemden kaldırıldı.

      Cenk Tosun ve Kenan’ın çift santrafor gibi oynadığını gördüğümüz karşılaşmada hücumda oldukça etkili bir oyun oynamaya başlamıştık. Özellikle Hakan Çalhanoğlu ve Kenan ile Macaristan kalesini oldukça zorladık. Devrenin sonlarına doğru Macarlar durumu dengelemeye başladılar ve daha çok orta saha mücadelesi olarak devam eden karşılaşmada ilk yarı 0-0 sona erdi.

      Bu arada, grubun çok önemli diğer karşılaşmasında oldukça etkili bir oyun çıkaran Sırbistan’ın devreyi 3-0 önde kapadığı haberleri iyice kafa karıştırdı.

      İkinci yarıya pek de iyi başlayamadık. İki değişiklik yaparak devreye başlayan Macaristan oyun kontrolünü elne geçirdi ve etkisini arttırdı. 60. Dakikada hızlı bir hucümda kalecimiz Mert’ten dönen topu karşılayamadık ve evsahibi ekip 1-0 öne geçti. Yediğimiz gol sonrası geri dönebilmek, ihtiyacımız olan skoru alabilmek için oldukça kontrolsüz bir oyun sergiledik.

      Şenol Güneş’in hatalı kadro seçiminde geç kalan değişiklikleri bir işe yaramadı. Oyunun son dakikalarında, topyekün hücum ederken bir kontra akına direnemedik. Maçın uzatma dakikalarında yediğimiz ikici golle durum 2-0 oldu. Bu sonuç 11 puana ulaşan Macaristan’ı grup lideri olarak A grubuna taşırken, bizi de 6 puanla grup dördüncüsü olarak UEFA Uluslar B Liginden C Ligine gönderiverdi. Kısacası; gruptan çıkma hayali ile gittiğimiz Macaristan deplasmandan C Ligi’ne küme düşmüş olarak geri döndük.     

     Kısa ve öz. Bu sonuç için fazla söze gerek yok.

     Umduğumuzla değil bulduğumuzla yetindik..

     Kuşku yok ki, hayallerimizdeki yerimiz bu değildi. Yazık oldu gençlerden oluşan ulusal takımımıza.

     Bu son durum geride neler bıraktı, tabii ki çok ses getirecektir.

     Konuyu ayrıntılarıyla gelecek haftaki spor yazımızda anlatacağız.