PUTİN'İN SEÇİMİ SİYONİSTLER Mİ YOKSA TÜRKİYE Mİ OLACAK?

ARZU ERDOĞRAL 26 Şub 2020

Esed rejimi ile El Kaide artığı DEAŞ'ın de koalisyona katıldığı Tahrir'uş Şam ve HTŞ gibi terör grupları İdlib mutabakatının katili oldu.

Türkiye Rusya ilişkileri çok kritik bir süreçten geçiyor. İdlib’de, Esed rejiminin askerlerimizi şehit etmesiyle gerginlik ileri bir boyuta taşındı.

Peki, neler oluyor?

Bu konuyu Asya Polis Teşkilatı (Asiapol) kurucusu Talat Çetin ile konuştuk.

Çetin şunları söyledi;

Esed rejimi ile El Kaide artığı DEAŞ’ın de koalisyona katıldığı  Tahrir'uş Şam ve HTŞ gibi terör grupları İdlib mutabakatının katili oldu. Tabi bunlar maşa. Çünkü İdlib mutabakatının bozulmasının azmettiricisi bizzat ABD’dir. Vesile olan siyasi kanadı da John Bolton’dur. Siyonist kökenli Balton, Eylül ayının başında da bu anlaşmadan rahatsızlığını dile getirmekten hiç kaçınmamıştı. Ekim ayının sonunda Türkiye’ye verilen sürenin dolmasından sonra propagandaya başlamıştır.  En sonunda Kasım- Aralık aylarında bizzat gelip Türkiye’nin Tahrir'uş Şam ile ortak olduğu HTŞ’nin Türkiye tarafından desteklendiği, Türkiye’nin kontrolündeki ÖSO’nun aslında HTŞ’nin bir parçasını oluşturduğu gibi birçok yalanı önce basın, sonra ABD’li STK’lar en sonunda da bizzat Yahudi, Ermeni, FETÖ üçlüsüyle Kremlin’in içinde bir gündem oluşturarak Türkiye karşıtı eylemleri hızlandırmıştı. Bu eylemlerin birisinde bizzat ben olaydan haberdar olarak Türk Dışişleri Bakanlığını uyardım. Erdoğan, Putin, Makron ve Merkel görüşmesini Bolton’un provoke ettiğini ve özellikle Vahdettin Köşkü’nde yapılacak toplantıya Putin’in gazlanmış ve bomba gibi geleceğini, İdlib ile ilgili arıza çıkaracağını, sorunun çözülemezse hemen hemen şu gün yaşadığımız çatışmasızlık bölgesinin çatışma bölgesi haline geleceği uyarılarını Sayın Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu’na yaptım. Sayın Bakan da gerekli tedbirleri almış olmalı ki bu sorun yaklaşık bir yıldan daha fazla ertelenerek bugünlere kadar geldi. Ve nihayet bıçak kemiğe dayandı. Hala mevcut olan terör örgütleri bir yandan Hmeymim ve Tartus civarlarında operasyon yaparken en son 1 Şubat’ta 4 Rus istihbaratçının bölgede öldürülmesi kıvılcım oldu. Akabinde eli kanlı Esed’in top atışı askerlerimizi şehit etti. Esed kendi ölüm fermanını imzalamış oldu. Türkiye Esed’in yaptığını yanına bırakmayacaktır. Esed arkasında Rusya olsa bile, kim olursa olsun yaptığının karşılığını bulacaktır. İdlib mutabakatının bozulmasının azmettiricisinin ABD olduğunu söylemiştik.. Bozma planını hayata geçiren ise Siyonist Yahudilerdir. Maşaları da besledikleri Tahrir'uş Şam gibi örgütlerdir. Finansörleri de Rusya’daki Siyonist oligarklardır. Rusya’da yaşayan Rus görünümlü Yahudilerin Kremlin’de Putin’e yapmış olduğu Türkiye karşıtı propagandadır. Filistin’de toprak elde etmek için her zorbalığı yapan Tel Aviv ve Rusya’ya gelip FSB eski Başkanı, şimdiki Rusya Milli Güvenlik Kurulu Sekreteri Nikolay Patruşev ile 5,5 saat görüşen Netanyahu da sessiz kalsa da o da ABD ile birlikte azmettiricidir. Türkiye ve Rusya Yahudilerin çıkarları doğrultusunda yapılan planları bozmalıdır. Türkiye bıkmadan gerçekleri Rusya’ya anlatmalıdır. Biz niye anlatalım? Rusya aptal mı? Anlasın! sözlerinin Rusya’nın yapısına uygun olmadığını söylemeliyiz. Ruslar kim iyi propaganda yapar ve yanına çekerse, onunla birlikte olur. ABD güdümündeki Siyonistler ile Ruslar bir olabiliyorsa asırlık komşuları Türkler ile de birlikte olmasına hiçbir engel yoktur. Rusların bölgede Türkiye olmadan var olamayacağı Kremlin’in içinde nakış nakış işlenmelidir.

Evet, Talat Çetin böyle söylüyor.  Tabi biz Rusya’ya ne kadar doğruları anlatmaya çalışırsak çalışalım hatta ülke çıkarlarının Türkiye ile birlikte hareket etmekten geçtiğini defaatle belirtelim  Putin, Siyonist dahası onu destekleyen ABD aklı karşısında seçimini kendi yapacaktır.

Bizim odaklanmamız gereken ise Rusya ile ilişkilerimizin iyi olmasını istemeyen Siyonistler ve ABD’nin Suriye’yi  dizayn etme çalışmalarında şu anlık başarılı olduğunu kabul ederek, Ruslar ile işler yolunda gitmese bile bölgede teröristleri destekleyen ABD’nin gerçek manada hiçbir zaman bizim yanımızda olmayacağı gerçeğini unutmamaktır.