SİSTEM ÇALIŞIR, ORGANİZE İŞLER​

Sistem bileşenlerinden olan halk yani bizler, sporla ilgili sistem revizyonu ve iyileştirmelerinin daha fazla ertelenmesini is-te-mi-yo-ruz.

Meşhur Wikipedia’da “Sistem” şöyle tarif ediliyor; “Sistem, soyut ve somut olarak, birbiriyle etkileşen veya ilişkili olan, bir bütün oluşturan cisim veya varlıkların bileşkesidir. “. Bu tariften bir şeyler çıkarmak için öncelikle kendi zihnimizde bu ifadelerin karşılığı olan kavramlardan ne anladığımıza karar vermeliyiz. Sonrası kolay. 

Toplum olarak, içinde bulunduğumuz sıkıntıların temel kaynağının sistem/sistemsizlik olduğu konusunda hemen hemen hemfikiriz. Eğitim, hukuk ve sağlık başta olmak üzere, sistemde yapılan olumlu düzenlemelerin etkilerini görmeye başladıkça diğer alanlarda da ihtiyaca yönelik düzenleme beklentimiz artıyor. Sistem bileşenlerinden olan halk yani bizler, sporla ilgili sistem revizyonu ve iyileştirmelerinin daha fazla ertelenmesini is-te-mi-yo-ruz.

Tıkanma

Eğitim, hukuk ve sağlıkla ilgili problemler, bir gazete makalesinin ötesinde kitaplar dolusu hacimde olduğu için bir tarafa bırakıyor ve kendi konumuza dönüyoruz: özellikle spor alanında, bir saatin birbirini tamamlayan dişlileri gibi tıkır tıkır çalışacak ve başarı üretecek bir hale gelemezsek, gençlerimizi köreltecek ve kaybedeceğiz. Altyapı-üstyapı üretim ve bağlantısını akışkan bir hale getirmek için gereken organizasyonu (hiç gocunmadan-çekinmeden) ithal ederek tıkanan sistemimizi çözmeli, toplumumuzu rahatlatmalıyız. Kolaycılığa kaçmadan, emek harcayarak, sabır ederek ve ter dökerek bu gelişimi sağlamak gençlerimize olan borcumuzdur. Avrupa’nın birçok ülkesinin nüfusunun kat be kat fazlası 13 milyon kişilik bir gençler ordusu var elimizde; iyi değerlendirir, iyi yetiştirir ve geleceğinden emin kılabilirsek bu potansiyel Türkiye Cumhuriyeti’nin güvencesi olacaktır.

İşlerlik

Yılmaz ERDOĞAN’ın Organize İşler filmindeki repliğinde kastettiği de; “sistemi kurarsan, işletirsin ve başarılı olursun” ana fikridir. Bir sistem etrafında organize olan her toplum/topluluk işini iyi yaptığı müddetçe başarılı olacaktır. Bizim spor sistemimiz ne yazık ki köklü ve ideal olmadığı için kalıcı bir başarı seviyesini sürdürmek mümkün olamıyor. Spor Konseyi çatısı altında ele alınıp, bütün bileşenlerince mutabık kalınacak bir sistemle ve gerekli organizasyonlarla, bu kısır döngüyü kırmak gerekmektedir. İstikbale ait düşüncelerimiz ancak o zaman özgürce gerçekleşme imkanı bulacaktır.

Beklenen

Yerel yönetimler başta olmak üzere, okullarımız, Spor Bakanlığımız, gençlik merkezlerimiz ve tüm spor kulüplerimiz, bir seferberlik halinde 5-18 yaş aralığındaki genç nüfusumuza, spor politikamız gereği seçilen branşlarda ve yeteneklerine uygun olarak spor yapma imkanı sunmalıdır. Bu seçilen branşlarla (curlingden, buz hokeyinden ve rugbyden bahsetmediğimizi anlamışsınızdır) ilgili eğitmen, antrenör, hakem ithali teşvik edilmeli, spor alet-edavatından vergi alınmamalı, özel spor salonları vergiden muaf olmalı ve ikame edilen yabancılar yerine, belli bir süre içinde yerli kaynaklardan, eğitmen ve hakem yetiştirmek desteklenmelidir. Sporun yarışmacı ruhuna uygun yetiştirilen gençlerimiz ile hedef branşlarda ulusal-uluslararası turnuvalarda boy gösterilmeli ve tecrübe edinilmesine uygun her imkan değerlendirilmelidir.

Gençlerimizi sporla, sanatla geliştiremezsek, güvendiğimiz dağlara kar yağar!