SÖYLEŞİLERDE VAN VE VALİ MEHMET EMİN BİLMEZ

Yaşar İÇEN 17 Oca 2022

Rahmetli babam gibi "Ahiret'te İman, Dünya'da Van" cümlesini daha küçük yaşlarda ve daha Van'ı görmeden fazlasıyla işitirdik büyüklerimizden…

Rahmetli babam gibi “Ahiret’te İman, Dünya’da Van” cümlesini daha küçük yaşlarda ve daha Van’ı görmeden fazlasıyla işitirdik büyüklerimizden…

Seyyah Evliya Çelebi’de Seyahatname’sinde anlata anlata bitirememiş Van’ı, Van Gölü’nü, Edremit’i, Erciş’i, Süphan’ı ve nicesini…

Peki ya Yaşar Kemal? Yaşar Kemal, "Bu Diyar Baştan Başa" isimli yapıtında yer verdiği Van Gölü tasviriyle hepimizin yüreğindeki duygulara ne güzel tercüman olmuş: "Van Gölü, Van Gölü değil; Van Denizi… Öylesine geniş ki, denizden başkası yakışmaz… Zaten Vanlılar da deniz diyorlar… Van Gölü; gümüş tasta bir sudur, kenarları oya oya işlenmiş bir gümüş tas… Dünyada hiçbir göl, hiçbir deniz, hiçbir su Van Gölü'nün maviliğinde olamaz... Masmavi... Deli eden bir mavilik… Ne gökyüzünde vardır böyle bir mavi, ne de başka bir yerde… Bir tek mavi uyar bu maviye; Diyarbakır ovasındaki çiçeklerin mavisi bir de bir camı kırıp kesitine bakın, işte o mavi…”

Van’daydım birkaç günlüğüne…Ve Van’ı her soluduğumda aklıma sayısız nağme, dize, cümle geldi Van’a ve Van Gölü’ne atfedilen…

İtiraf edeyim bunca övgüyle rağmen dünyadaki cennete sahip olan Vanlılar, elindeki değerin bilincinde değil…

Van Valisi Mehmet Emin Bilmez’in birlikte gerçekleştirdiğimiz gençlik buluşmasında sarf ettiği şu cümleler bu durumun en güzel tanımıydı; “kaybettiğimiz çoğu şeyi zamanla kazanabiliriz fakat doğayı, suyu, yeşili ve Van Gölü’nü kaybedersek yeniden kazanamayız…” Çok haklı ve yerinde bir cümle…

         Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun vesile olduğu gençlik buluşmalarımın son durağı Van’dı…Van Birol Emil Ortaokulu’nun 150 öğrencisi ile verimli, keyifli, coşkulu, türkülü, şiirli bir söyleşi gerçekleştirdim… Donanımlı birey olmakla birlikte “insan kalmanın” gereklerini de aktarmaya çalıştığım cümlelere öyle güzel eşlik etti ki öğrenciler; onlardan ziyade ben aşka geldim… Program sonunda Bakan Çavuşoğlu’nun selamları ve sevgileri eşliğinde gönderdiği spor malzemelerini salondaki öğrencilere teslim ederek huzurla ayrıldım…

              Van’a vardığım gün muhteşem ahengiyle yağan kar adeta bana bereketiyle merhaba diyordu… İşte o an Cahit Sıtkı Tarancı’nın dizeleri zihnimden film şeridi gibi geçti; “Bir hicret sevdasıdır ruhumu sardı yine.. Ruhum gibi pervasız yoldaşlar da bulundu… Ruhum karıştı gitti bu kar tanelerine… Şimdi yağan kar değil, ruhumdur kar yerine...”

Ve bu dizeler eşliğinde şunu hayal ettim; şimdi yağan bu kar yüreği hüzünlü ve mağrur Sümbül Dağı’na, Ağrı’nın heybetine, Van Denizi’nin turkuaz rengine, Karacadağ’ın şifa kokulu zirvelerine, Maraş’ın Başkonuş Yaylası’na ve adını sayamadığım nice Türkiye cennetimize ne çok güzellik katıp ‘ben geldim’ demiştir…

         Van Birol Emil İlk ve Ortaokul öğrencileriyle gerçekleştirdiğim buluşma sonrasında salon dolusu Vanlı kadınımızla “Kadının toplumdaki yeri-önemi-etkisi” başlığı altında buluştum… Vanlı kadınlarımızla konuştuk, dinledik, güldük, gözlerimiz doldu, düşündük, çözümler aradık; sorunlarımıza ve sorularımıza dair… Ve öncelikli başlığımız evlatlarımızdı elbette… Hayat yolundaki taşları nasıl evlatlarımıza zarar vermeden temizleyip ufuklarını açarız üzerine cümlelerimiz öyle etkili oldu ki; annelerimiz samimi itiraflar eşliğinde “çocuğumla doğru iletişim geliştirmek adına ne yapabilirim” demeye başladı…

Son söyleşi programımızın konuğu da Van Valisi Sayın Mehmet Emin Bilmez’di… Vali Bilmez gençlerle sık sık buluşuyor söyleşiler vesilesiyle… Ve gençler de Vali Bilmez’i bir dost olarak kabul etmiş, sevmiş, yüreklerine almış…

Çünkü Vali Bilmez protokol kalıpları ve klişe cümlelerle gitmiyor onlara… Gençleri duyarlı bir baba gibi dinliyor, sorularını yanıtlıyor, tebessüm ediyor, kendi evlatlarından ayırt etmiyor, gençler bazen fevri de olsa onları suçlamıyor ve kızmıyor…

Ve gençlerin karşısına köyündeki “sade ve sadece insan Mehmet Emin Bilmez” olarak çıkıyor…

Vali Bilmez Van tablosunu doğru okuyarak yerinde çözümler üretmeyi başarmış bir isim.. Böylelikle kısa zamanda şehre yerinde hizmet, sükunet, huzur, güven, diyalog enerjisini de fazlasıyla yansıtmış…

Kendisiyle gerçekleştirdiğim sohbette insan ve bölge adına zikrettiği cümlelerden, yaptığı analizlerden, sunduğu çözümlerden fazlasıyla ilham aldığımı söyleyebilirim…

       Velhasılı kelam yağan kara ve soğuk havaya inat Van’da devam eden iki günlük tüm programlarda bizi bekleyen salonlarda “yürek, huzur, tebessüm, sevgi, saygı, ilgi yüküyle” hınca hınç Vanlılar vardı… Ve her program sonrası etrafımı çocukların, gençlerin, kadınların, annelerin “bir daha ne zaman geleceksiniz” sorusuna verdiğim cevap şu oldu; “en kısa zamanda inşallah…”