SURİYE ARTIK 'SADECE SURİYE' DEĞİL!

Yaşar İÇEN 02 Mar 2020

Bi şey diyeyim mi? Bu kadar zamanda bunca zorlukla yüzleşen Türkiye değil de bir başka ülke olsaydı tarumar olmuştu şimdiye kadar!

Cemreler birer birer düşerken havaya, toprağa, suya keşke bir tanesi de yolunu şaşırıp düşüverse şu insanoğlunun yüreğine!

Ne günlerden geçiyoruz ama! Akıllara zarar kalbi yoran günler..
Hemen birkaç yıl öncesine dönüp hatırlayalım mı? İçeride yılların birikmişliği ile başlayan FETÖ’den yana rahatsız sesler su yüzüne çıkıyordu! Kurumlarda gücü elde eden FETÖ’cüler kendinden olmayana nefes dahi aldırmıyordu. Sınavlar, mülakatlar, atamalar, proje onayları ve daha aklınıza gelebilecek her yerde onlar vardı ‘BİZ’ yoktuk!
Sonrasında çekişmeler hızla devam etti. Derken ABD (Obama) ile yakın iş birliği başladı. Sözüm ona bize destek olacak Obama, destek yerine çok büyük köstekler taktı ayağımıza. Ve art arda gelen Gezi eylemleri, Kobani eylemleri, Hendek terörü,15 Temmuz, Suriye, milyonlarca mülteci, Libya, Akdeniz, KKTC, Putin, Trump, seçimler, ekonomik sınavlar....
Bi şey diyeyim mi? Bu kadar zamanda bunca zorlukla yüzleşen Türkiye değil de bir başka ülke olsaydı tarumar olmuştu şimdiye kadar! Osmanlı ruhuna temelini oturtan Türkiye insanı, bunca zorluğa rağmen bile BİZ olma bilincini koruduğu için bu sınavları aştı ve aşmakta kararlı...

Aldığımız tüm yaralara ve darbelere rağmen yeniden haydi bismillah deyip kararlılıkla ve Türkiye ruhuyla hareket etmeye başladık. Ve tabiki temizlik şarttı! Önceleri emekleyerek, düşe kalka, aksak topal başlayan ‘temizlik’ bir süre sonra yavaş yavaşta olsa kirli noktaları bulup temizlemeye başladı.
Öyle oturduğumuz yerden konuşmaya benzemez bu işler! Kim kime dum duma bir ortamda ‘temiz kalmış’ temizliğe kararlı ekibi oluşturmakta kolay değildi! Değildi fakat zor da olsa temizlik başlatıldı İçişleri ve Milli Savunma Bakanlıkları öncülüğünde. Düşünün hem kendi içini hızla temizleyeceksin hem de ülkenin her kademesini temizleyip içte ve dışta güvenliği sağlayacaksın.
Vatandaşın ‘Siyasiler ve Siyaset Fesadından’ komaya girip Ankara’ya sırtını döndüğü son yıllarda sımsıkı sarıldığı asker, polis, jandarma vb kollar olmuşken zoru başarmaya başlayan bu iki kademe adeta ülkenin ‘Aşil Tendonları’ oldu. Durum böyle olunca kaos severlerin de hedefi haline geldi.
İdlib’den ardı ardına gelen ‘kasıtlı yanlış koordinat’ şehitlerimizden hemen sonra Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın gözlerinden okuduğum ‘yeni süreç’ kararlılığına cuma günü köşemde yer vermiştim ki hemen ardından ‘Bahar Kalkanı Harekâtı’ başlatıldı.
İşte bundan sonrasını çok dikkatli okumak ve çok doğru davranmak zorundayız. Suriye şu an itibariyle ‘sadece Suriye’ değil! Türkiye’nin orada yapacağı her hamle Libya’ya, Irak’a, Akdeniz’e, KKTC’ye, FETÖ’ye, PKK’ya ve tabi ki ülke içine fazlasıyla yansıyacaktır...
Suriye’de yapılmak istenen bence tamda bu! Türkiye’yi öfkelendirecek saldırılar yapmak ve bu öfkeyle dönüşü olmayan yollara çekerek elini ayağını zayıflatmak!
Yasımızı tutarken öfkemizi de kontrol altına alarak stratejik davranmak zorundayız. Ve mültecileri tutmadan Avrupa kapılarını ardına kadar açmaya devam etmeliyiz. Çünkü mülteciler belki de birkaç yıl içinde Türkiye’nin en önemli sıkıntılarının başını çekecek!