TÜKETİM TOPLUMUNUN DAĞITTIĞI AİLE SİSTEMİNİ TOPARLAMAK İÇİN BİR FIRSAT

Olcay GÜNER 02 Nis 2020

Ne kadar farkındayız bilmiyorum ama aslında şu anda hepimiz tarihi şekillendiriyoruz. Bizim bugün yaptıklarımızla gelecekte aile sisteminin nasıl bir değişime uğrayacağı belirlenecek.

Tüketim toplumunun ve kültürünün dağıttığı aile sistemleri evde kaldığımız süreler içinde toparlanacak diye düşünüyorum. Bu bir fırsattır. Alışık olmadığımız izole bir ortamdayız. Bu ortam aileleri nasıl etkileyecek? Sağlam temeller üzerine oturmayan ve zar zor idare edilen, dağılmış ama “…mış” gibi yapılan aileyi şu dönemde daha da dağıtmak da söz konusu olabilir tabii. Zaten ciddi sorunları olan aileler bu evde kalış döneminde daha da huzursuz, gergin bir ortama da girebilirler.

Ancak sadece zamansızlık nedeniyle görevlerini başka insan ve kurumlara havale eden aileler giderek toparlanacaklar ve daha mutlu olacaklar diye düşünüyorum. Bu bizim elimizde. Eski günlerimiz geri gelse bile, tüketim kültürünün bize dayattıklarından kendimizi kurtarma zamanı geldi de çattı. Tekrar sokağa çıktığımızda bu yeni deneyimimizden bize bir şeylerin armağan olarak kalması gerekiyor. Öğrendiklerimizi çabucak unutmamamız gerekiyor. Kim bilir, belki de bu süreçte eski değerler tozlu raflardan inecek, yeni değerler oluşacak ve bizi daha iyi küçük topluluklar haline getirecek. Bu da toplumu iyileştirecek.

Ne kadar farkındayız bilmiyorum ama aslında şu anda hepimiz tarihi şekillendiriyoruz. Bizim bugün yaptıklarımızla gelecekte aile sisteminin nasıl bir değişime uğrayacağı belirlenecek.

Bundan iki üç hafta öncesinde çalışmaya mecbur olan, dikkatlerinin dış dünyada olması gereken yeni nesil anne ve babalar çocuklarını bakıcılara, yuvalara, okullara, öğretmenlere, özel öğretmenlere, kurslara, etkinliklere teslim etmişti. Çocuklar doyasıya anne baba ilgisinden mahrum kalmışlardı. Bugünkü eve kapanış ve küçük aileyle sınırlandırılış yeniden anne baba olma fırsatı olacak. Çocuklarla oyun yaratma, hikayeler okuma, masallar uydurma, komiklik yapma, çizme, boyama, kesme, yapıştırma, rol oyunları oynama, onları planlama, yeri geldiğinde öğretici, yeri geldiğinde oyuncu olma, bunların dengesini sağlamak; bunlar pek çok anne babanın unuttuğu şeylerdi. Şimdi bunlar yeniden hatırlanıyor. Unutulduğu için bocalanıyor. Ama günler geçtikçe sağlam temellere oturmaya başladı bile.

Farkında mısınız? Aileler birbirleri ile konuşmayı dahi unutmuşlardı. Zamansızlık nedeni ile hep monolog halinde konuşan ve diyaloğu unutmuş anne babalar çoğunlukta idi. Şimdi ise zamanımız var. Dinleme fırsatımız var. Söz kesmeden dinlemeyi öğrenmek aile yapılarını ve toplumu etkileyecek.

Anne babalık rolünde değişiklik başladı bile!

Danışanlarımla yaptığım online görüşmelerde çocukların söyledikleri ilk günlerde beni çok şaşırtmıştı. Çocukların büyük çoğunluğu dediler ki: “Ben mutluyum; annem hiç işe gitmiyor; babamla çok güzel oyunlar uydurup, oynuyoruz; biliyor musun, annem ilk kez bana kek yaptı; her yemekte sofraya beraber oturuyoruz; babamın salataları çok güzel oluyor; anne ve babam akşamları beraber film izliyorlar, eskiden bunu hiç yapmazlardı; bugün babamla odamı topladık, onunla iş yapmak çok eğlenceli vb.”. Tamamına yakınının yüzüne yansıyan huzur beni çok şaşırtmıştı. Bir diğer şaşırdığım konu da dikkatleri oldu. Dikkat eksikliği olan çocuklarla online bağlantı konusunda çok tereddütlü idim ve 50 dk boyunca onları ekranda tutabilmek zor olacak diye düşünüyordum. Hiç öyle olmadı. Birçoğu görüşme süremiz boyunca dikkatlerini bana ve ekrana verebilmeyi büyük bir ustalıkla yaptılar. Bunun bir sebebi bu çocukların ekran nesli olmasından kaynaklı olsa da, bir sebebinin de aileleri ile korunaklı yuvalarında şefkate, sevgiye doymaya başladıkları diye düşünmekteyim.

Bu süreci sağlıklı geçirebilmek için özellikle dikkat etmemiz gereken birkaç unsuru şöyle sıralayabiliriz:

·         Birlikte olmak güzel ama her anımızı beraber geçirmek bizi tüketir. Buna kardeşler de dahil. Evde herkesin ayrı zaman geçirebileceği köşeleri olmalı. En az iki saat süreyi yalnız geçirmemiz şart. Bu ihtiyaca göre daha da uzatılabilir.

·         Daha sonra aile üyelerinin paralel gruplar halinde ne kadar süre zaman geçirecekleri de planlanmalı. Örneğin, iki kardeş birlikte oynayarak zaman geçirirken, anne ve babanın birlikte yemek yapması gibi.

·         Tabii ki tüm ailenin hangi zamanlarda bir araya geleceği ve birlikte oynayabileceği, izleyebileceği zaman dilimlerinin ne zaman olacağının planlanması da önemli. Aile saati başladığında zili çalarak sevinçle bir araya toplanmanın tadına doyum olmayacaktır.

·         Yemek yemek artık bir atıştırma kültürü olmaktan çıkmalı. Bir sanat haline dönüşmelidir. Yemek zamanları ailenin hem duygusal, hem fiziksel açıdan sağlıklı beslendiği anlar haline dönüşmelidir ki şu an bunu yeniden yapılandırmak için büyük bir fırsatımız var. Babanın yaptığı ekmekle, annenin pişirdiği lezzetli çorbayı yemek çocuklar için aynı zamanda duygusal bir doyumdur.

·         Seçimlerimize dikkat edelim. Gerçekten kaliteli şeyleri tüketerek için aile üyelerimizin ve çocuklarımızın alışkanlıklarını değiştirelim. Seçtiğimiz filimler, okuduğumuz kitaplar, tükettiğimiz ürünler, izlediğimiz ve görüşlerine değer verdiğimiz insanlar şu dönemde çocuklarımızın sünger gibi emdiği alışkanlıklar olacaktır.

·         Çocuklarımıza medya okur yazarlığı konusunda örnek olmak için artık fırsatımız var. Neyi izlemeyi seçiyoruz? Neye inanıyoruz? Hangi habere itibar ediyoruz? Hangi haberlere itibar etmiyoruz? Bunların nedenleri neler? Bunlar konusunda çocuklarımıza sohbetlerimiz arasında bilgi verelim.

·         Bilimin değeri konusunu dile getirelim. Gerçek bilim insanları nasıl ayırt edilir? Bilim nasıl çalışır? Kehanette bulunanlar ile bilimsel verilerle konuşanların birbirinden farkı nedir? Konularında çocuklarımıza açıklayıcı olalım.

·         Aileyi sağlam tutmanın etik ve ahlaki değerler açısından da önemli olduğunu unutmayalım. Sadece kendimize odaklanarak bu dönemden sağlam çıkabiliriz. Ama nasıl bir toplumda yaşayacağız? Hoşlanmadığımız, onaylamadığımız bir toplumda yaşamayı hiçbirimiz istemeyiz. O nedenle çocuklarımıza bencil olmamayı hep ben yerine biz diye düşünmeyi öğretmeliyiz. Ev halkına eşitlikçi ve saygılı bir tutum içinde olmanız bu dönemde çok önemlidir. Ayrıca, marketten alışveriş yaparken ihtiyacınız kadarını alarak diğer insanlara da ürün bırakmak, yaşlı komşunuza bir ihtiyacı olup olmadığını sormak, karşı pencere komşunuza el sallamak ve hal hatır sormak, kargo görevlisine, su getiren görevliye şu günler için fazladan teşekkür etmek, güler yüz göstermek çocuklarınıza bunu öğretmeye başlayacaktır.

·         Bedenin hareket ihtiyacına da önem verdiğinizi çocuklarınıza hissettirin. Ailecek dans edin. Birlikte spor yapın, yoga yapın. Yorulun, terleyin. Spor sonrası bedeninizde, nefesinizde olan değişiklikleri konuşun ve nasıl hissettirdiğine odaklanın.

·         Artık sadece eğlendiren anne baba olmaktan vazgeçin. Sizin üçte biriniz eğlendirmek, mutlu etmekse, üçte biriniz de eğitmek, öğretmek, kontrol etmek, son üçte biriniz ise şefkat göstermek, korumak, kollamak.

Virüs günlerimizin sonrasında şekillenecek yeni aile sistemlerini heyecanla bekliyoruz. Gelişip, büyüyen ailelerin, çatırdayan aile sistemlerinden çok daha fazla olmasını diliyor ve umut ediyoruz.

 

Yazarın Son Yazıları
Yazarın En Çok Okunan Yazıları