TÜRKİYE'NİN GÜCÜNÜ HİSSETTİRİYORUZ

Neşe BERBER 11 Haz 2018

Güçlü devlet Türkiye burdaki yönetimleri de etkiliyor. Burdaki hükumetler güçlü bir Türkiye 'yi karşılarına almak istemiyorlar. İyi ilişkiler kurmak istiyorlar. Çünkü ekonomik ve siyasi açıdan destek alıyorlar. Türkiye'nin gücünü Balkanlarda hissettiriyoruz.

Üsküp, bugün ismi Skopje. Makedonya Cumhuriyeti’nin başkenti. Son yıllarda hızla gelişmeye başlamış. Buna karşın 500 yıllık Osmanlı mirası özenle korunuyor. Taş köprüsü, camileri, tarihi çarşısı ayakta. Üsküp, yapıları, tabelalardaki Türkçe isimleri, Eski Pazar’ın Türkçe konuşan esnafıyla sanki bir Anadolu şehri gibi.. Eski Pazar’da gezerken mutlaka Türkçe konuşan insanlarla karşılaşıyorsunuz. Şehrin dikkat çeken noktalarından biri de Vadno Dağı’ndan 16 metre yükseklikte yükselen Milenyum Haçı. Tam karşısına yüksekliği 17 metre minareli cami yapılmış.

Şehrin simgelerinden Taş Köprü şehri ortadan ikiye ayıran meşhur Vardar Nehri’nin üzerinde; Üsküp’ü birbirine bağlıyor. Köprü Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılmış. Zamanla şehrin önemli simgelerinden birine dönüşmüş. Köprünün hemen devamında Makedonya meydanı bulunuyor. Yakın zamanda meydanın tam ortasına devasa Büyük İskender heykeli yerleştirilmiş. Çevredeki sokaklara hoş kafe, restoranlar sıralanmış. Modern binalar şehrin bu yakasında tıpkı bir Avrupa şehrinde gibi hissettiriyor kendini… Şehrin en çok dikkat çeken bir diğeri eseri Üsküp Kalesi. Üsküp’ten Gostivar’a doğru yol alıyoruz. Üsküp’ü gezmek için ayrıldığım Gostivar’a geri dönüp, Gostivar’da Başkan Remzi Aydın ve Gostivar Belediye Başkanı Arben Taravari’yi bulmam zor olmuyor.. İki başkan çoktan halkın arasına karışmış..

Gostivar Belediye Başkanı Arben Taravari ile biraz sohbet ediyoruz. Belediyenin birkaç küçük fabrikası var katkı sağlayan. İmar ve inşaattan vergiler alıyorlar. Gostivar’da inşaat oldukça talep görmeye başlamış. Turizm neredeyse yok denecek kadar az. Gurbetçiler onların en büyük gelir kapısı… Onlar olmazsa gelirlerimiz yarı yarıya düşer diyor.. Nüfus 85 bin kişi. Bunun yüzde 65’i Arnavut, yüzde 20’si Makedon yüzde 12’si Türk diyor… Gostivar’ın en büyük sorunları imar altyapı, eğitim ve çöp sorunu..

Gençler kalmak istemiyormuş, Türkiye’den ziyade Almanya, İsviçre, Amerika Birleşik Devletleri’ne gitmeyi tercih ediyorlar. Gostivar’da herkes en az üç dil konuşuyor ve birbirine saygılı davranıyor. Makedonya’nın en güzel şehri Gostivar diyor başkan Arben Taravari.. Bir de Atatürk’ün sevdiği türküye konu olan Vardar ovasından çıkan Vardar nehri bu şehirden doğuyor…

Gostivar’dayız… İnanılmaz bir ilgi sevgi var bu nasıl bir duygu.. Nasıl oluşturdunuz bu programı?

Bu insanları hiçbir güç evlerinden çıkartıp sokakta iftar yaptırmaz. Böyle bir gelenekleri yok. Müftülük bizden iftar için kişi sayısı istediğinde biz yaklaşık 2500kişi bildirdik. Son gün duyuru yapmışlar. Müftülük bunu önceden duyurmamış eğer duyursa izdiham olur altından kalkamayız demiş. Çok insan gelir mecburen son gün duyurusunu yapmış.

2500 kişilik kota verdik buna rağmen 3bini aşkın insan geldi. Buraya gelmelerinin en büyük nedeni bizim Türkiye’den gelmiş olmamız. Bize olan ilgileri, sevgileri ve beklentileri..

Beklentileri tam olarak nedir Türkiye’den?

Bizim ülkemizin yönetimini siyasi konjektörünü en az bizim kadar iyi takip ediyorlar. Mevcut hükümetimizin ve Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın onları ne kadar önemsediğini burada bizim onların hep arkalarında yanında olduğumuzu biliyorlar. Buda onları rahatlatıp güçlü hissettiriyor.

Yukarı Banesa’da gördüklerim açıkçası beni çok etkiledi… Bu insanlara ne yaptınız bu kadar büyük bir sevgi gösteriyorlar?

Mesela Yukarı Banesa’ya gittik  birlikte orada yaptığımız çalışmalarda bizden memnuniyetlerini gördük. Bu bizim kendi çapımızda yaptığımız bir çalışma. Buradaki insanlar yıllarca itilmiş resmi politikalarla göç etmek zorunda bırakılmış. Gelişmeleri istenmemiş, gitsinler bu topraklardan istenmiş. Kalanlarda asimile olsun kimlikleri, geleneklerini kaybetsin istenmiş. Bu güne kadar başka bir politika uygulanmış. Bu halk buna direnmiş ama uzun yıllar sahipsiz kalmışlar. İlk defa son on beş yıldır özellikle Türkiye Cumhuriyetinin resmi politikası ve bizim gibi belediyeleri ve resmi STK’ların bunu değiştirecek uğraşıları olmaya başladı. Bunu görüyorlar bizim ne yaptığımızı anlıyorlar. Bizi de sahipleniyorlar bu yüzden. Sevgileri bize çok büyük.. Onların isteklerini elimizden geldiğince yapıyoruz, yanlarında olduğumuzu hissettiriyoruz.

Son yıllarda azınlık toplulukların Türkiye’ye güveni arttı, bunu neye bağlıyorsunuz?

Kesinlikle doğru, güçlü bir devlet olan Türkiye burdaki yönetimleri de etkiliyor. Buradaki hükumetler güçlü bir Türkiye ‘yi karşılarına almak istemiyorlar. İyi ilişkiler kurmak istiyorlar. Çünkü ekonomik ve siyasi açıdan destek alıyorlar. Türkiye’nin gücünü Balkanlarda hissettiriyoruz. Dolayısıyla da buradaki insanlara daha iyi davranıyorlar. Son yıllardaki Türkiye’nin güçlü performansı buradaki halkı umutlandırıyor ve güçlendiriyor. Bizim Türkiye olarak, Balkanlara, Makedonya’ya, Bosna’ya ve diğer yerlere de ciddi yatırım desteklerimiz oluyor. Hibelerimiz var. Kızılay ve TİKA inanılmaz iyi çalışıyorlar. Bizim belediyelerimiz ve STK’larımız buradaki insanlara hem moral motivasyon hem de lojistik destek sağlıyor.

Eğitimle ilgili çalışmalar var mı buralarda?

Bu bölgelerden öğrenciler gelip Türkiye’de okuyorlar sonra kendi ülkelerine dönüp hem ticarete hem de ülkelerine katkı sunuyorlar. Şimdi Balkan üniversitesini açıyoruz burada. Nüfus kalabalık ama önü açılmıyor işte bu yüzden üniversite eğitimi almaları gerekli. Eğitim alarak her alanda ilerlemeleri lazım.

Farklı çalışmalar yapıyor musunuz?

Sadece ramazan programı yapmıyoruz, spor kulübü kurduk burada ayrıca okullara destek oluyoruz çok çeşitli organizasyonlar ile onlarla bağlarımızı güçlendiriyoruz. Çok yönlü bir çalışma yapıyoruz bizim Balkanlardan uzak kalmamamız lazım. Biz buralara gelmeye mecburuz. Nereye gidersen gidin Türkler geldi diye bağırlarına basıyorlar. Geçmişimiz, kültürümüz, tarihimiz ortak herşeyden önce bizden umutları var. Biz nasıl onları gözardı edebiliriz. Balkanlar’dan Afrika’ya ve Kafkaslara kadar her yerde onların yanında olmalıyız.

“BALKANLAR 
BİZİM GÖNÜL 
COĞRAFYAMIZ”

Başkan Aydın iftar öncesi yaptığı konuşmalarda şunları söyledi; “Sizlere Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan, Eyüp Sultan’dan selamlar getirdim. Bizi kırmadığınız için, siz değerli kardeşlerime, Gostivar ve Tetovo Müftülüklerimize çok teşekkür ediyorum. Sizlerle bu iftar sofrasında bir araya gelmekten dolayı çok mutluyuz. Balkanlar bizim her zaman gönül coğrafyamız olmuştur, kalbimizin en mutena köşelerindendir ve adeta vücudumuzdan bir parçadır. Bu birlikteliğimizi, dostluğumuzu, kardeşliğimizi her daim devam ettireceğiz. Ramazanınızın bereketli olması diliyorum, Rabbim’den İnşaallah hepimize mağfiret vermesini temenni ediyorum.” dedi. Konuşmaların ardından iftar sofralarında eller semaya açılarak Balkanlar’da ve tüm dünyada yaşayan müminlerin, birliği, beraberliği, huzuru için dualar edildi, ezanın okunmasıyla birlikte ise hep birlikte oruçlar açıldı.

Eyüpsultan Belediye Başkanı Remzi Aydın, Eyüpsultan’ın bereketini Balkanlar’a, Evlad-ı Fatihan’a taşıdı. Başkan Remzi Aydın, Gostivar ve Kalkandelen’de kurulan dev iftar sofralarında, Balkanlarda yaşayan Türk, Boşnak ve Arnavut Müslümanları kucakladı. Balkan iftarları kapsamında ilk olarak Gostivar’da 2 bin kişilik iftar sofrası kuruldu. İkinci olarak ise Kalkandelen’de (Tetovo) bulunan ve tarihi 1538’e kadar uzanan, 500 yıllık Harabati Tekkesi’nde bin 500 kişilik iftar yemeği verildi.

Eyüpsultan Belediyesi tarafından her yıl geleneksel hale getirilen “Balkan İftarları” sofrası bu Ramazan ayında da Makedonya’nın Gostivar ve Kalkandelen (Tetovo) şehirlerinde kuruldu.

1994 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Gostivar’ı ziyaretinde çekilmiş 
fotoğraf semt kahvesinin duvarında asılıydı.