TT_Ekim


VE YÖNETMEN KOLTUĞUNDA MADONNA

Madonna kendi hayat hikayesinin anlatılacağı filmi yöneteceğini ve senaristlerinden biri olacağını açıkladı.

Yıllardır beklediğimiz haber sonunda geldi. Şimdiden söyleyeyim. Akademi ödüllerinde Oscar Heykelciğini birçok kategoride alacak film olacağı belli. Madonna kendi hayat hikayesinin anlatılacağı filmi yöneteceğini ve senaristlerinden biri olacağını açıkladı. Instagram hesabından bir süredir hayatını anlatan bir film çekileceğiyle ilgili ipuçları veren 62 yaşındaki pop ikonu senaryoyu ‘Juno’ ve ‘Jennifer’s Body’ filmlerinin Oscarlı senaristi Diablo Cody ile birlikte yazacak. Madonna’nın filmi müzik odaklı bir film olacak. Hayatını bir sanatçı, müzisyen, dansçı ve insan olarak çıkardığı bu inanılmaz yolculuğu insanlara anlatacak. Bu inişli çıkışlı hayatını kendi sesi ve vizyonuyla paylaşması çok önemli. O kadar çok ilham verici anlatılmamış hikayesi var ki… Bunları Madonna’dan daha iyi kim anlatabilir? Henüz adı açıklanmayan film Madonna’nın ‘Filth and Wisdom’ (2008) ve ‘WE’ (2011) filmlerinden sonra üçüncü yönetmenlik deneyimi olacak. Oyuncuları resmen açıklanmasa da filmde Madonna’yı Julia Garner’ın canlandıracağına dair dedikodular çıktı. Madonna’nın oyuncuyu Instagram hesabından takip etmeye başlaması da bu ihtimali güçlendirdi. Garner ‘Ozark’ dizisinde canlandırdığı Ruth Langmore rolüyle beğeni topluyor.

SU İÇİN YENİDEN 25 LİTRE

Finish iş birliğiyle hazırlanan National Geographic belgeseli “25 Litre: Suyun Peşinde” FOX’ta izleyiciyle buluşuyor. Su kaynaklarımızı koruma, bireysel su tüketimi ve alınabilecek önlemler gibi konuları yeniden değerlendiren “25 Litre: Suyun Peşinde” belgeselinde ünlü müzisyen Gökhan Özoğuz ve ünlü oyuncu Taner Ölmez de uzmanlara eşlik ediyor. FOX ekranlarında ilk kez 20 Eylül Pazar günü saat 18:15’te yayınlanacak yapım, Finish’in “Yarının Suyu” hareketindeki en önemli kilometre taşlarından biri. Finish iş birliğiyle hazırlanan National Geographic belgeseli  “25 Litre: Suyun Peşinde”, FOX ekranlarına geliyor. Geçtiğimiz yıl yayınlanan ve 25 milyondan fazla izleyiciyle buluşan “25 Litre” belgeselinin devamı niteliğindeki “25 Litre: Suyun Peşinde” belgeseli, tüm dünyadaki su kısıtı riskine bir kez daha dikkat çekiyor. Bir önceki yapımın oluşturduğu temele eklenen yeni içeriklerin merkezinde ise, özellikle pandemi süreciyle birlikte, suyun değerinin daha fazla anlaşıldığı ve bugünlerde dünyada ve Türkiye’deki su kaynaklarının korunmasının önemi yer alıyor. Bireysel su tüketiminin su kaynakları üzerindeki etkisi ve su krizinin hangi noktada olduğu gibi başlıklarla konuyu yeniden ele alan yapım, Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, İSKİ Genel Müdürü Raif Mermutlu, İklim Bilimci Prof. Dr. Levent Kurnazve Meteorolog Bünyamin Sürmeli gibi alanında uzman bilim insanlarının görüşleriyle zenginleşiyor. Yapım, su kaynaklarının korunması için yapılabilecekleri ve bu sayede geleceğe daha umutlu bakabileceğimizi de izleyicilere aktarıyor. Pandemi sürecinde suyun değerini daha iyi anladığımızı düşünerek, bu önemli konuya tekrar dikkat çekebilmek önemli. 25 Litre: Suyun Peşinde 2O Eylül Pazar günü Fox Ana Haber bülteninin hemen öncesinde saat 18:15’te FOX ekranlarında izleyicilerle buluşuyor.

HEPİMİZ ‘KIRMIZI ODA’NIN İÇİNE GİRDİK 

Uzun zamandır televizyon ekranlarında bu sezon kadar güçlü ve derinliği olan diziler izlememiştim. Bu sezonun ilk üçü Menajerimi Ara, Masumlar Apartmanı ve bu köşemde bugün ele alacağım Kırmızı Oda... TV8 ekranlarına yayınlanan OGM Pictures tarafından yaratılan dizinin yönetmenliğini Cem Karcı üstlenirken senaryosunu Banu Kiremitçi Bozkurt kaleme alıyor. Dizi, Gülseren Budayıcıoğlu’nun gerçek hikayelerinden esinlenildi. Onur Güvenatam’ın yapımcılığını üstlendiği dizinin kadrosunda Binnur Kaya, Tülin Özen, Burak Sevinç, Meriç Aral, Halit Özgür Sarı, Gülçin Kültür Şahin, Sezin Bozacı, Baran Can Eraslan gibi isimler yer alıyor. Ayrıca Hande Doğandemir, Salih Bademci, Evrim Alasya, Melisa Sözen gibi isimler yer alıyor. TV 8’in bu sezon ön plana çıkan hatta tüm herkesi ekran başına kitleyen iki bölümüyle sezonun iddialı dizilerinden biri oldu. Kırmızı Oda konusu itibariyle hayatta yaşanan gerçek hikayelerden esinlenerek psikiyatri kliniğinde doktorların ve onlara başvuran hastaların hayatları hikayeleştirildi. Kırmızı Oda’da her hayat hikayesinin altında yatan acılar, sevinçler, mutluluk ve hüzünler izleyicinin de ruhunun kapalı kapılarını aralıyor. Hastalar o güne kadar kimselere söyleyemedikleri sırları dile getirirken; izleyiciler de kendi bugünleri, geçmişleri ve yarınlarına dair bir şeyler buluyor. Dizinin içine derinlemesine girelim. Alya karakterini canlandırabilecek en doğru seçim Melisa Sözen olmuş. Çok başarılıydı çook gerçekten izlerken ekrandan gözlerimi alamadım, karakteri resmen yaşadı. 1. Bölümde gel gel diyen 2. Bölümde ekrana çivileyen Kırmızı Oda’da rolünün hakkını veren Salih Bademci'nin canlandırdığı Mehmet'in hikayesine ayrıca üzüldüm. Gelişim çağındaki erkek çocuklarına şiddet uygulayan, sırf masum sesi çıkmıyor diye hayatı omuzlarına yükleyen aileler izlese biraz vicdan yaparlar mı acaba. Kötü bir çocukluk dönemi bireyin tüm hayatını etkiliyor maalesef. Meliha'nın hikâyesinin gerçek olduğunu düşünmek bile yetiyor ve zamanla oda şaşırtacak bizi bekleyip göreceğiz. Ayrıca Evrim Alasya harika bir oyuncu. Keşke hepsi kurgu olsa gerçekliğine inanmak istemiyor insan. Binnur Kaya çok başarılı oyuncu ters köşe bir karakterle karşımıza çıktı. Kısaca hepimiz Kırmızı Oda’nın içine girdik... 

GÜNÜN SÖZÜ 

EN ÇOK PARA ÖDEYECEĞİM YETENEK, İNSANLARLA İYİ İLETİŞİM KURMA YETENEĞİDİR. 

JOHN DAVISON ROCKEFELLER