​VEKÂLET SAVAŞLARI

Siyasi literatüre, Orta Doğu'daki karışıklıkların taraflarını ifade etmek için giren bir tanım aslında Vekâlet Savaşları.

Siyasi literatüre, Orta Doğu’daki karışıklıkların taraflarını ifade etmek için giren bir tanım aslında Vekâlet Savaşları. Petrol pastasının dağıtımına karar vericilerin, birbirlerinin ellerini zayıflatmak amacıyla masadaki rakiplerini çelmelemek için kullandıkları yerel unsurları ifade ediyor (ÖSO/PKK-YPG/DEAŞ/ HAŞTİ ŞABİİ vb.)

Gazetemizin birbirinden yetkin, siyaset ve politika yazarlarından bir defalığına bu deyimi ödünç alarak sizlere başka bir perspektif sunmak istiyorum. Aynı Petrol Savaşlarını andırırcasına Güzel ve Şanssız Ülkemizde de son zamanlarda bir TFF (Türkiye Futbol Federasyonu) Savaşları yaşanıyor ve gene aynı şekilde oyunun temel aktörleri sahaya kendilerine vekâleten başka başka unsurları sürüyorlar.

Arda TURAN, Bilal MEŞE, Fatih TERİM, Yıldırım DEMİRÖREN, Rıdvan DİLMEN, Göksel GÜMÜŞDAĞ, Lig TV/Bein Sport, NTV/Doğuş gibi isim ve kurumları bir de bu açıdan değerlendirmekte fayda var.

Ekonomik ömrünü geçen sezon tamamladığı halde, ülkenin içinde bulunduğu kritik şartlar ve hassas dengeler sebebiyle-kerhen- bu sezon da Türk Futbolunu “yönetmeye çalışan” ekip sonrası için bütün hazırlıklar ikmal edildi, cepheye sürülecek askerler teçhiz edildi, teknik ve taktik planlar kurmaylar tarafından gözden geçirildi, ufak ufak yoklama ve el-enselere geçildi. Peşrev bitti, kapışma başlıyor.

Bu yaz oldukça sıcak geçecek anlaşılan. (Meteorolojik verilerden bahsetmediğimizi anlamışsınızdır.) Sistemin bütün bileşenleri heyecanla KOSOVA maçının oynanmasını bekliyor. (Neyse ki oyun kötü, sonuç 4-1 iyi oldu.) Kavga kaldığı yerden devam edecek.

Geçen yazdan kalan prim kavgası bahane edilerek taraflar saflarını belirledi ve Vekâletler Noter’den tasdik edildi. Süresi dolanların süresi uzatıldı, eskiyenler yenilendi, yeni yeni figüranlara uygun savaş kostümleri sipariş edildi. Yoksa üzerinden bir sene geçmiş ve bayatlamış prim kavgası durduk yerde niye bu kadar köpürtüldü sanıyorsunuz?

“Oyun Teorisini(*) bilen birisinin kurguladığı anlaşılan bu hamlelerdeki ustalık bakalım aynı karatta karşılık bulabilecek mi? Yoksa diğerleri “bodoslama”yı mı tercih edecekler? Hangisi olursa olsun fark etmez, bu yaz ortalık fena karışacak gibi duruyor. Bugün itibariyle adı hiç anılmayan ve afişe olmayan birisi için yapılan büyük bir hazırlığın kokusu geliyor derinden derine. Her türlü sürprize hazır olmalı spor/futbol kamuoyu.

Bir de; bu oyunu uzaktan ama oldukça yukarıdan seyreden bir temel unsur daha var: Devlet Baba. “Büyük Resmi” sadece o görebiliyor bütün parçalarıyla. Şimdilik hiç renk vermiyor ve sükûnetini koruyor. Bu yüzden Vekalet Savaşçılarının ve perde gerisindeki oyun kurucuların bir gözleri de Beştepe’de. 

Merhum Hasan DOĞAN’dan beri istikrarlı bir şekilde kötüye gidişini sürdüren Türk Futbolu’na gereken ve aranan kan belki de çok yakınımızda ama biz farkında değiliz henüz.

*(Oyun Teorisi, her bir tercihin kâr ve maliyetinin diğer bireylerin kararlarına bağlı olduğu durumlarda en uygun davranışın seçilmesini inceler. Nash Dengesi, sıfır toplamlı oyunlar ve birleşik alan teorisi gibi unsurlar içerir.)