Kuveytrk_
Kuvyt


YENİ BİR REFORM SÜRECİNİN SİNYALLERİ

Faruk AKTAŞ 14 Kas 2020

Türkiye'nin büyümesi, en önemlisi de kendi yörüngelerinden çıkması işlerine gelmedi.

Türkiye, AK Parti iktidarları döneminde demokrasi, insan hakları, özgürlükler konusunda sayısız reformlara imza attı.

Bu reformlar sayesinde özgürlükler genişledi.

Tabuya dönüştürülmüş birçok soruna neşter vuruldu.

Askeri ve bürokratik vesayet geriletildi.

Kürt sorunu önemli ölçüde çözüldü.

Bu açılımlar sayesinde Türkiye büyüdü, gelişti.

Önceleri bu açılımlara destek veren liberal egemen düzen, Türkiye’nin güç kazanması karşısında pozisyon değiştirdi.

Türkiye’nin büyümesi, en önemlisi de kendi yörüngelerinden çıkması işlerine gelmedi.

Terör örgütleri devreye sokularak Türkiye’nin daha fazla güç kazanmasına engel olunmaya çalışıldı.

İçerden Gezi olayları, hendekler ve darbe girişimi gibi hamleler yapılırken dışarıda da terör koridorlarıyla Türkiye’nin çevresi sarılmak istendi.

Büyük bir bekâ mücadelesine giren Türkiye bu hamlelerin tümünü boşa çıkardı.

Ancak bu süreç tabiatı gereği güvenlik ve özgürlük dengesinde terazinin kefesinin güvenlikten yana kaymasına yol açtı.

Bu durum da başta yargı olmak üzere bazı alanlarda örselenmelere yol açtı.

ABD’deki seçimlerin Demokrat aday Joe Biden’ın zaferiyle sonuçlanmadığının ortaya çıkmasıyla birlikte yeni dönemde, Türkiye’nin üzerine yeniden insan hakları, demokrasi ve özgürlükler gibi kavramların kullanılarak gelinmesi ihtimali ortaya çıkınca kanımca, iktidar hem bu tür hamlelerin önüne geçmek hem de güvenlik politikalarının öncelendiği dönem içinde örselenen kurumları ayağa kaldırmak için düğmeye bastı.

Yargıda ve ekonomi cephesinde güven ve istikrarın sağlanması için bir reform sürecinin sinyalleri verilmeye başlandı.

Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Merkez Bankası’nda yaşanan değişiklikleri bu çerçevede okumak mümkün.

Söz konusu değişikliklerin hemen ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Çarşamba günü AK Parti grup toplantısında yaptığı konuşma da bu hamlelerin yargı reformuyla destekleneceğinin işareti.

Erdoğan’ın yatırımcılara güven sağlaması amacıyla yargı sisteminde bir dizi reform paketinin yolda olduğunu açıklamasının ardından Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün, “Yaptığımız her reform yerli ve uluslararası yatırımcılara da hitap ediyor. Önümüzdeki aylarda öngörülebilir, kolay erişilebilen yargı sistemi için yeni adımlar atacağız. Yapısal reformların içindeyiz” şeklindeki sözleri de yargı hem de ekonomi çevrelerine önemli mesaj niteliğinde.

Yargının hızlı ve güvenilir karar vermesinin önemine dikkat çeken Bakan Gül’ün özellikle “Adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun” sözleri örselenen yargı kurumunun ayağa kalkması açısından büyük öneme sahip.

Ekonomi alanındaki değişikler ve gerek Cumhurbaşkanı Erdoğan gerekse de Bakan Gül’ün açıklamaları sonrası Türk lirasının bir hafta içinde yüzde 10 değer kazanması atılan adımların, sinyali verilen reformların ne denli doğru ve önemli hamleler olduğunu gösteriyor.

Bu reformların hızlıca ete kemiğe büründürülerek ilgili yasal değişikliklerin yapılması ve bunların hayata geçirilmesi bu olumlu ivmenin sürdürülmesi açısından önemli.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonu, liderliği ve AK Parti’nin kodları Türkiye’yi karşılaştığı ya da karşılaşması muhtemel her türlü türbülanstan çıkarabilecek güçte ve nitelikte.

Dolayısıyla gerek Türkiye’de yeniden bir demokrasi ve özgürlük ikliminin tesis edilmesi gerekse de ABD’nin Biden’lı dönemiyle birlikte hem bu ülke hem de Avrupa’dan gelebilecek hamlelerin göğüslenmesi açısından sinyalleri verilmeye başlayan bu reform süreci hayati nitelikte olacak.

Belirttiğimiz gibi bu süreç hem demokrasi, insan hakları ve özgürlükler üzerinden Türkiye’ye yönelebilecek saldırıları önleyecek hem de ABD başta olmak üzere bazı Avrupa ülkeleriyle ilişkilerin düzelme ihtimalini de masaya getirecek.

ABD ve söz konusu Avrupa ülkelerinin hasmane yaklaşımlardan uzaklaşarak gerçek bir iş birliğine yönelmeleri hem Türkiye hem de yararına olacaktır.

Atılan bu hamleler Türkiye’nin bu konuda üzerine düşeni yapacağının işareti.

Biden ve çevresi ile demokrasi havarisi söz konusu Avrupa ülkelerinden bu hamlelere vereceği cevap ilişkilerin rotasını da belirleyecek.