ZENGİNİN SIRTINI FAKİR KAŞIR

Miras kavgalarını, davalara konan isimleri, konuları hiç anlamam.

Ölmeye gör.

Ne kadar çok paran var, arkandan o kadar kavga eden oluyor. 

Çok paralı servet miktarı, aile kavgalarının, çokluk haliyle çok örtüşüyor.

Çokların kavgası yani.

Miras kavgalarını, davalara konan isimleri, konuları hiç anlamam.

Ve defalarca okuyun, okuyup anlayacağınız konularda değildir, herkesin haklı olduğu, herkesin mağdur olduğu davalardır bunlar.

Çok paranın kavgasıdır bu davalar.

Zengin düşmanı falan değilim, doğduğumda benim babam da zengin bir adamdı.

Ama bu miras hikayeleri çok tuhaftır.

İlgi ile okurum.

İçinden çıkamam. 

Şimdiler de.

Kuyum devi Altın Rafineri'sinde büyük miras davası kavgası var.

İstanbul Altın Rafineri kurucu ortaklarından Ömer Halaç beyefendi ölüyor.

18 milyar liralık cirosu olan bu şirket, Türkiye'nin en büyük 500 sanayi kuruluşu için de 20.sıradaymış.

670 milyon liralık da varlığa sahipmiş.

Adam ölüyor, arkasından miras kavgası başlıyor.

Ömer Halaç'ın eşi, bizim hakkımızı vermiyorlar, 3 çocuğum var, onlar için mücadele ediyorum diyor, şirketin feshi için dava açıyor.

Ticaret Mahkemesi özel denetçi atıyor.

Ölen beyefendinin kardeşi var, Özcan bey, o da karşı davalar açıyor. 

Mirasçının karısı ve mirasçının kardeşi, dünyayı birbirine dar etmek üzere dava üzerine dava açıyorlar.

2002 yılında satın alınan bu şirket 18 sene de nasıl bu kadar zengin oluyor ve sektörün devi oluyor ve benim anlamam çok zor.

Geçen yıl cirosu 18 milyar.

Ben altın rafinerisi ve böyle bir sanayi sektörü olduğunu ve bu kadar çok para olduğunu bile bilmiyordum.

Şimdi bu hikayede para çok, haliyle kavga da çok ve huzur yok.

Şirket çalışanlarına nasıl davranırdı, iyi para öder miydi, herkesin hakkını verir miydi bilemem, çalışanların çoluğuna çocuğun rahat rahat bakıyorlar mıydı, bilemem.

Ama çok kısa sürede çok zengin olmuşlar.

Benim aklıma gelen ise.

Maddiyattan çok uzak, çok manevi, çok duygusal.

Fakirlik ve insanları sarıyor ruhumu.

Fakir hayatları var.

Fakir insanlar var.

Yeni doğmuş bebekler cennetten kokular getirir derler.

Bir kuş yuvasına dal parçaları taşır.

Sokaktaki çiçekçi kadın, tezgahtaki çiçeklerini düzenler her sabah.

Yaz gelir, hava sıcacık şahane, deniz mis, denizleri yaran yatlar geçer ufuktan.

Bir delikanlı kağıt toplar, topladığı kağıtları çöp torbalarına boşaltırken, torbanın içinden kendi hayatını boşaltır aslında.

İnsanın yaşadığı kaderidir derler, insanların kaderini insafsızlar belirler. 

İyiler kazanırmış.

Ben hiç görmedim.

Gördüğümü değil, ben bildiğimi söyleyeyim.

Zenginlerin sırtını bile fakirler kaşır. 

Funda'nın aklındakiler…

… Adam karısının yanında başka kadına, aaaaaa+ geçen yıldan bu yıla çok kilo almışsınız dedi.

Kadın evet çok kilo aldım, üstelik depresyondayım dedi.

Adam verin verin kiloyu böyle olmaz, çok kilo almışsınız dedi. 

Kadın hem üzgün hem canını sıkkın, baktı el alemin kocasını ikna edemeyecek.

Haklısınız dedi.

Bu haklısınız hüznü ve teslimiyeti beni benden aldı.

İki kişi konuşurken üçüncü cümlesini ve anlamını çok bilmeme rağmen, atladım.

Beyefendi, karınızın yanında başka kadına kilo almışsınız demek ne kadar ayıp.

Yanlış kadına söylediniz beyefendi!

Bana söyleseydiniz, sizinle uyuma ihtimalim hiç yok, siz benim kiloyu dert etmeyin derdim. Size ne ki, ne kadar ayıp derdim.

Bu arada siz de çok yaşlanmışsınız, kırışmışsınız, bel kenarı simitleriniz korkunç derdim.  

... Avukat Zümbül Nur hanım, 70 kilometre hızla gidilmesi gereken yerde 78 km hızla gidiyor.

Radara yakalanıyor, 288 TL  ceza ödüyor.

Kanunda yüzde 10 yasal tolerans limiti olduğunu bilen avukat hanım dava açıyor. 

Limitim 77 km, ben 78 km ile yakalandım.

1 kilometre için bu cezaya itirazım var.

İptali için dava açıyor ve davayı kazanıyor.

Mahkeme hız limitinin, sadece 1 km için hakkaniyeti bozduğuna karar veriyor ve 288 TL cezayı iptal ediyor. 

Bu karar 1 km için hakkaniyetli bir karar olmuş, ama emsal teşkil eder mi bilmiyorum.

Mesela 2 km hız aşımı ya da 3 km hız aşımı için ne olabilir?

Ayrıca gazete, neden habere "Radar zaferi" diye başlık atıyor.