İSTANBUL TAKSİCİLER ESNAF ODASI (İTEO) BAŞKANI EYÜP AKSU: BİZİ KORSANIN ÖNÜNE ATTILAR

Röportaj Pazartesi 02 Eylül 2019 08:10

Aksu: Bizi global korsanın önüne attılar. Halkta bizi parçalıyor. Aslanlara atılmış yem gibi hissediyoruz. 200 bine yakın kişi bugün İstanbul'daki taksiler sayesinde ekmek yiyor. Üç talebimiz var: Eğitim, yaptırım, ve taksimetre ücretlerine düzenli zam.

İstanbul Taksiciler Esnaf Odası (İTEO) Başkanı Eyüp Aksu: BİZİ KORSANIN ÖNÜNE ATTILAR

NEŞE BERBER

Taksiler, taksiciler hepimizin her gün bir araya geldiği, zaman zaman birbirinden şikayet ettiği ama birbirinden kopamayan bir meslek dalının insanları. Hep merak ediyordum; aslında taksi kullanan, bu işi yapan insanlar ne düşünüyor? Halkın çoğu şikayet ederken acaba onların da halktan bir şikayeti var mı?

Aslında en büyük şikayetleri alamadıkları zam konusu. Diyorlarki; 'Her yıl yüzde on üç zam versinler yeter. Başka bir şey istemiyoruz.'

Bir nevi araştırma şirketi görevi yapıyorlar. Onca insan biniyor iniyor taksiye, hepsiyle sohbet ediliyor. Herkesin düşüncesini öğreniyorlar. Şahsen ben genelde halkın nabzını birazda onlardan öğreniyorum. Günde birkaç taksiye binersem ortalama halkın o gün ne düşündüğünü öğrenebiliyorum. Aslında tam bir ayna görevi görüyorlar. Birçok siyasetçinin de taksi duraklarını ziyaret ettiğini onlardan nabız yokladığını da zaman zaman duyardım. Sizlere belki bundan sonra taksiye binerken biraz daha hassas olmanızı isteyeceğim zira onlar araba değil. Hepsi etten, kemikten, ruhtan ve duygudan oluşan senin benim gibi insanlar onlar da yemek yemek istiyor, uyumak istiyor, bir kahve içmek istiyorlar çünkü onlar da insan... Taksi kullanan şoförlerin insan olduğunu unutmayalım bunu hep hatırlayalım. İstanbul Taksiciler Esnaf Odası Başkanı Eyüp Aksu ile bir araya geliyoruz. Benim için en merak ettiğim şeylerden biri de taksiye binenlerin ne sorduğu idi. İnanılmaz eğlenceli cevaplar aldım. Merak edilen herşeyi Eyüp Aksu ile konuştuk.

"İstanbul Taksiciler Esnaf Odası olarak, İstanbul’da toplam 17 bin 395 taksiyi temsil ediyoruz. Taksici esnafı olarak bir araçta üç kişi olarak düşündüğünüzde toplam 50 bin kişinin üzerinde bir aileyiz. Bir şoförün 4 kişilik bir aileyi geçindirdiği düşünüldüğünde toplam 200 bine yakın kişi bugün İstanbul’daki taksiler sayesinde ekmek yiyor."

"Günde 800 bin yolculuk yapıyoruz"

"Biz plakalarımızı İçişleri Bakanlığı tarafından düzenlenen ihalede satın aldık. En son 1990’da taksi ihalesi yapıldı. Taksi plakası adedi de bu ihale sonrası 17 bin 395’e çıktı. O günden bugüne taksi sayısı sabit.

İstanbul’da bir taksi günde ortalama 40 farklı yolculuk yapıyor. Yani bir araca en az 40 farklı kişi biniyor. Bu da İstanbul genelinde günde yaklaşık 800 bine yakın yolculuk demek.

"Sicili bozuk 300 kişi var"

Bugün kamuoyunda taksilerle ilgili oluşan kamuoyu algısı tabii bizi rahatsız ediyor. Bu sektörde, taksici esnafı içinde gerçekten işini ahlakıyla yapan, namuslu, dürüst insanların sayısı o kadar fazla ki… Her türlü olumsuz haber sektörümüzü olumsuz etkiliyor. Hırsız, yan kesici, dolandırıcı, almayan gibi nitelendirmelerle karşılaşır hale geldik. Yıllardır taksi sektörü bu kadar gündeme gelmiyordu. Etiler, Başakşehir, Pendik gibi birçok noktada taksilerle ilgili şikâyet olmaz ama Mısır Çarşısı, Taksim Meydanı, Cevahir AVM’nin önü, Uzunçayır, Otogar gibi birkaç noktada çalışan 300 kimliği sicili bozuk kişi sürekli yer değiştirerek mesleğimize zarar veriyor, yalvarıyoruz, beraber temizleyelim diyoruz ama bir adım atamıyoruz.

"Üç talebimiz var: Eğitim, yaptırım, ve taksimetre ücretlerine düzenli zam"

Biz İstanbul’daki taksilerin, bu şehrin göz bebeği olmasını istiyoruz. Bunun için de emin olun ki taşın altına elimizi koymaya hazırız. Bunu bizden daha fazla kim isteyebilir ki…

Bu noktada bizim sektör olarak üç temel talebimiz var: Eğitim, yaptırım ve taksimetre ücretlerinde düzenli zam.

"Yalvarıyoruz ama sesimizi duyan yok"

Eğitim konusunda biz devletimizden herhangi bir maddi yardım istemiyoruz. Bize sadece yol göstersin. Özellikle bu işin yasal altyapısını hazırlama noktasında kendilerinden bir talebimiz var. Sektörümüz için bir meslek tanımı yok, olmalı. Ve bu meslek okulunu bitirenler taksici olmalı. Standartlar açıklansın, diploma veya sertifika alamayan taksici olamasın. Ehliyeti olan belediyeden şoför kartı çıkarıp taksici olabiliyor, bu kadar kolay olmamalı. Avrupa ülkelerini araştırdık, Milli Eğitim Bakanlığı’na, İçişleri Bakanlığı’na yalvarıyoruz ama hayata henüz geçiremedik.

"Verin bize yetkiyi, 3 ayda İstanbul’da çürük elma kalmaz"

Bizim sektörün bugün en büyük problemlerinden biri bir denetim mekanizmasının olmaması. Mesela; bir taksi gerekçesiz olarak sizi almıyor ise, bu aracın trafikten men edilmesi, yüklü miktarda bir ceza kesilmesi gerekiyor ki, bu kişinin canı yansın ve bir daha bu yanlışı yapmasın. Emniyet yapmıyor, Büyükşehir Belediyesi yapmıyor, biz yapın diye yalvarıyoruz, hem kendileri yapmıyor hem de bize yetki vermiyorlar. Bizim esnaf odamıza bu yetkiyi versinler 3 ay sonra İstanbul’da bir kişi taksiden şikayetçi olamaz. Biz oda olarak yargısız infaz olmamak şartıyla onları otoparka bağlayalım, yatsınlar belli süre, canları acısın, o yanlışı yapamazlar. Bununla birlikte nasıl ceza mekanizmasını konuşuyorsak, ödül mekanizmasını da konuşmamız lazım. Yani iyileri ödüllendirecek kötüleri cezalandıracak bir sistemi çok acil devreye almamız şart.

"Son 10 yılda enflasyon yüzde 240 arttık, aldığımız zam yüzde 50"

Taksici esnafı için bir diğer hayati konu da taksimetre ücretlerinin düzeltilmesi. Taksici esnafı son zammını bundan yaklaşık 2 yıl önce aldı. Son 10 yıla bakalım. Son 10 yılda Türkiye’de enflasyondaki artış yüzde 240 seviyesinde. Aynı dönemde taksi ücretlerindeki artış ise yüzde 50. Allah aşkına, bu maliyetlere nasıl dayanabiliriz… Bu maliyetler altında hangi taksici esnafı aracını yineleyebilir. Araç bedelleri, yakıt bedelleri, yedek parça maliyetleri ortada. Biz demiyoruz ki, son 10 yıllık artışı bizim ücretlere yansıtın. Ama şu an ortalama yüzde 30’luk bir zam beklentimiz vardı. Yüzde 25 zam aldık. Ana gidelerimiz yüzde 110 arttı. Bundan sonra da isteğimiz her yıl taksi ücretlerinin enflasyon oranı kadar artırılması. Bundan böyle her yılın haziran ve temmuz aylarında zam sözü aldık.

Bugün dünyada yakıt ücretlerinin en yüksek olduğu; buna paralel olarak taksi ücretlerinin en düşük olduğu şehir açık ara İstanbul. Araştırın bakın. Taksiler artık İstanbul’un toplu taşıması yerine geçti. 2-3 kişi buluşan artık otobüse-metroya binmiyor; taksiyle gidiyorlar gidecekleri yere.

"Artık dilenciler bile taksiye biniyor"

Başımıza o kadar garip olaylar geliyor ki… Benim başıma gelen bir olayı anlatayım… Geçtiğimiz günlerde bir dilenci bindi arabama. Sordum; neden taksiye biniyorsun dedim. Gitmek için iki aktarma yapmam lazım dedi. Onun yerine taksiye biniyorum. Neredeyse aynı para ama daha rahat dedi taksi. Düşünün, artık dilenciler bile taksi kullanmaya başladı.

"Taksi sizi istediğiniz yere götürmek zorunda"

Bu üç konu bizler için o kadar önemli ki… Bu sadece bizim ya da taksiyi kullanan vatandaşların sorunu değil. Bu bütün Türkiye’nin sorunu. El birliğiyle bunu çözmemiz mümkün. Biz bu çözüm için elimizden gelen her türlü fedakarlığı yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz.

Tüm şikayetler bize de geliyor. Diyorlar ki kısa mesafede taksi beni almadı. Beni istediğim yere götürmedi. Bunları kesinlikle tasvip etmiyoruz. Sizi aldıysa, o taksi sizi istediğiniz yere götürecek. Ama burada da elimiz kolumuz bağlı. Şikâyet edilen şoförün taksicilikten men edilmesi, o aracın bağlanması bizim elimizde değil. O yüzden diyoruz ki verin bize yetkiyi.

"Cumhurbaşkanımızdan randevu isteyeceğiz"

Tüm bu konular için Sayın Cumhurbaşkanımızdan önümüzdeki günlerde bir randevu talep edeceğiz. Bu sorunlarımızı kendisine birinci ağızdan iletmek istiyoruz.

"Topçunun, popçunun İstanbul’da plakası yok"

Türkiye’de bazı ünlülerin, futbolcuların onlarca taksisi var efsanelerini haber olarak arada görüyoruz ama doğru değil. Topçuya, popçuya kayıtlı bir plaka kaydı İstanbul’da yok. Bir ticari taksiyi bir kişi veya on kişi ortaklaşa alabilir ama bir kişi ikinci taksiyi alamaz. Kanun burada çok net.

Güzel yaparsan, zevkle yapılan, keyifli bir iş yapıyoruz. şartlarımızı düzeltirlerse mutlu çalışırız."

En çok sorulan sorular?

Nerelisin, evli misin,  bekar mısın?
Kaç çocuk var?
Babaannen yaşıyor mu?
Şoför müsün mal sahibi mi?
Plaka kaç para?
Günlük kaç para kazanıyorsunuz?
Ekonomi nasıl?
Belediyeden memnun musunuz?
Türkiye’nin gidişatı nasıl?
Hükümetten memnun musunuz?
Siyasi partilerin durumu nasıl?
Seçimi kim kazanır?