"KULÜPLERLE BİRLİKTE ÇALIŞMA OLMAK ZORUNDA"

Röportaj Pazar 11 Ağustos 2019 12:47

Korumalı Futbol Merkez Hakem Kurulu Başkanı Umut Erdener, Türkiye'deki korumalı futbol hakemliği hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

"Kulüplerle birlikte çalışma olmak zorunda"

Bertan ERMAN

Türkiye’de korumalı futbolun en önemli konularından biri de, hiç şüphesiz hakemlik. Geçen sezonun ortasında yaşanan hakem atama krizinin ardından Türkiye Ragbi Federasyonu Başkanı Murat Pazan, yeni bir Merkez Hakem Kurulu oluşturmuştu. Yeni kurulun başkanlığına ise, yıllar önce açıkladığı istifa kararının ardından bir süredir boşta olan deneyimli hakem Umut Erdener getirilmişti. Umut Erdener, MHK Başkanı olmakla birlikte, kısıtlı hakem sayısından ötürü, tüm maçlarda hakemlik yaptı. Erdener, röportajımızın ilk bölümünde, hakemlerin kulüplerle olan ilişkilerinden bahsederken, ortak bir çalışmanın zorunlu olduğunu söyledi. 

“TAKIMLAR HAKEMLERİ RAKİP GÖRÜYORDU”

Önceki dönemde, takımlar ile hakemler arasındaki sorunların çözüldüğünü açıklayan Türkiye Korumalı Futbol MHK Başkanı Umut Erdener, “Sürekli aynı kalmış bir MHK kadrosu vardı. Hakemlik konusunda bütün kararları vermiş, hakemleri oluşturmuş, arttırmış-azaltmış ya da çekirdek olarak ilerlemiş sabit bir ekipten bahsediyoruz. Tabi, bu kadar sürede bir yönetim noktasında kalmak, belli yıpranmaları da beraberinde getiriyor. Herkes insan. Herkesin iyi olduğu, kötü olduğu anlar da var. Yıllar içerisinde bunlar birike birike oluyor. Benim dönemimin öncesinde takımlar ile olan diyaloglar, bir hayli kötü durumdaydı. Takımlar, hakemleri kendine rakip görüyor. Hakemler, sert bir psikoloji ile çıkıyor. Sürekli her hafta, hakeme karşı sözlü ya da fiziki bir şeylerin olduğu haberi geliyordu. Bunda ne kadar rolüm var; bilmiyorum ama geldikten sonra bu değişti. Son oynanan play-out maçı haricinde, maç sonrasında ya da maç sırasında, hakemler ile takımlar arasında bir gerginlik yaşanmadı.” ifadelerini kullandı.

Ceza bayrakları atılan pozisyonlar hakkında da bilgiler veren Başkan Erdener, “Çok basit bir ayrımı var. Futboldaki aktif alan – pasif alan gibi. Söz gelim, soldan devrilmiş bir oyunda, sağ taraftan atılacak fauller, holding veya arkadan blok olamaz. 10 yard veya altındaki ufak fauller (kişisel fauller dışında kalan fauller) olmaz. Neden atılır bu oyunlar dışında? Facemask varsa, sportmenlik dışı davranış varsa atılır. Ama sahaya döndüğünde, az önce bahsettiğim saha kontrolünde mekanik dediğin şey, kesinlikle yapılagelişle gelişen bir konu. 7 tane hakeminiz var sahada. 7 tane hakemin, izlemekle yükümlü olduğu alanlar var. Bir tane hakem, bütün sahaya kartal gözü ile tepeden görerek karar veremez. Her drive başladığında bu insanlar, kendi alanlarını kontrol ediyorlar ve yapılan fauller az çok bellidir. Söz gelimi, line hakemi için konuşacak olursak, pozisyona yakınlığı gereği holding görmesi beklenen hakemdir. Maç tecrübesi az olması durumunda, kafa tek bir konuya odaklı. Benim holding diye bir cezam var. Benim yükümlülüğüm bunu yakalamak vs. Peki, böyle başlayan oyun neye gidiyor? Bayrağın atılmasına. Atılan bayrak kadar waive edilen (reddedilen) bayrak da gördünüz yönettiğim maçlarda. Geçenlerde Berk Karacık (Eski hakemlerden) yorum yapmış, ‘Abi ne kadar çok bayrak waive ediyorsun.” diye. Evet. Bahsettiğim hatadan ötürü, maçın görsel zevki düşer. Maçın doğasına müdahale edersin. Akışkanlığı gider ve hücum yapan takımları, (Genelde hücum faulleri oluyor bunlar.) sürekli ceza yiyen bir takım karakterine bürünür. Bunlar yanlıştır ama düzelmeyecek şeyler değil. Bahsettiğim gibi, iyi yapılan konularda, mekanik eğitimin anlaşılması durumunda, bu aşılabilecek bir sorun. Bakacak olursan, bahsettiğim pozisyonların çoğunda holding var, arkadan blok var. Atılan faul kendi içerisinde doğru ama o kadar ayrı bir yerinde ki oyunun, başka bir zarar veriyorsun.” Düzeltmeye çalışacağımız konulardan biri de bu.” dedi. Erdener, NFL’de sıkça verilen, ancak ülkemizdeki maçlarda fazla rastlamadığımız pas interference kararları ile ilgili ise, iki noktanın kontrolünden şu şekilde bashetti:

“Savunma neye karşı yapılmış? Topu mu savundu, yoksa oyuncuyu mu? Her zaman topu savunmak için yapılan hamleler mükellef. Ne zaman ki, topa doğru değil de, topu almayı isteyen oyuncuyu bozmak amacıyla bir müdahale yapılıyorsa, artık faulün başladığından bahsedersin. Bunu hücum ve savunma için söyleyebilirsin. Peki, faulün olup olmamasını ne gerektiriyor. Yakalanabilir bir pas olması. Eğer atılan pas, yakalanabilir bir pas değilse, ne kadar müdahale olsa dahi, pas interference çıkmaz. Birçok noktada müdahalenin olduğunu biz de görüyoruz.”

“KAPIMIZ HER ZAMAN AÇIK”

Kulüplerle birlikte çalışmaların olacağını söyleyen Umut Erdener, “Olmak zorunda. İlk etapta şöyle başlayacağız; bahsettiğim hakem sayısını arttırmak için, mevcut oyuncu havuzunun kullanılması bence olmazsa olmaz bir konu. Takımlara zorunluluk getireceğiz. 1. Lig takımlarına belli bir sayıda, 2. Lig takımlarına belli bir sayıda, hakem olarak buna aktif katkı verecek insanlar bekleyeceğiz. Bu sayılara henüz karar vermedik ama mümkün mertebe, fazla katılım sağlamamız lazım. Bunun yanında, geçmişte de birçok takıma teklif etmişimdir. Beraber çalıştığım takımlar da olmuştur. Her takım için kapımız açık. ‘Hocam biz bir kural eğitimi yapmak istiyoruz.’ dediklerinde, ben o şehirdeki hakemleri alıp gelirim. Bizi ağırlamak isteyen takım ya da takımlar hazır olur. Kendi aralarında scrimmage play yapılarak, uygulamalı olarak hem takımlara hem de hakemlere kural eğitimi yapılır. Bu neyi sağlar? Onarıcı adalet diye bir şey vardır. Senin anlattıklarınla karşı tarafın anlattıkları şeyin aynı olmasından bahseder. Tepeden inme karar, ne kadar doğru olursa olsun; o karar, aleyhine çıkan kişinin bile makul bir şekilde kabullenebilmesi gerekir. Her sene bir ton kural, uygulama değişiyor. Targeting diye bir kural geliyor. 7-8 yıldır oynadığı oyunu oynayamıyor. Bu targeting kuralıyla kaskla yapılan müdahaleler neredeyse ortadan kalkıyor ve bunun sonucu diskalifiye. Final maçında da buna benzer bir şey oldu. Daha oyunun 5. veya 6. koşusunda, Koç Rams defansının önemli oyuncularından bir tanesi, raming cezasından atıldı. Ben oyuna başladığımda yoktu böyle cezalar. Hatta oyun ne kadar sert ise, o kadar daha desteklenir şeklinde şeyleri vardı. Bazı takımlar, head tackle drilleri yapardı. Şimdi şöyle düşünün. Hakemsin ve çok makul ve çok geçerli bir kural geldi targeting diye. Sen çıktın ve sahada bunu uyguladın. Adam 8 yıldır başka bir oyun oynamış ve sen bunu oyundan attığında, kararın doğru bile olsa, bu kişinin haklılığına ikna edemezsin ve maçın kontrolü kaçar. Onun haricinde, saati nasıl yönetiyoruz? Molalarda prosedür ne? Maç içerisinde saati kim tutar veya kimden time check alabilirler? Molayı nasıl isteyebilirler? Hangi pozisyonda holding cezasını atarız ya da hangisi holdingtir veya değildir? Takımlarla eğitimin faydası burada olacak.”  ifadelerini kullandı.

“HAKLIYI HAKSIZI AYIRMAK LAZIM”

MHK Başkanı Umut Erdener, eski MHK’nın çalışmalarının asla yok sayılmayacağını ve onların da yaptığı doğru işlerin olduğunu açıkladı. Erdener, “Önceki döneme göre ek işlerden aslında fazla bahsedemezsin. Hakemlik denildiğinde, senden beklenenler ve yapılması gereken şeyler belli. Ben bulunmadığım süreçte, eğrisi doğrusu, haklıyı, haksızı ayırmak lazım. Eğitim noktasında çok iyi yerlere gelinmiş mesela. Benim gibi eski hakemler, bu işe ilk başladığımızda, konunun mekanik tarafı bizim için göz ardı edilir; ikinci plana bırakılan bir noktaydı ama değişmesi lazımdı. Bunu değiştirmeyi başarmışlar. Eğitimleri mekanik üzerinden yapıp, hakemlere mekanik eğitimler vererek maçın sürekliliğini, maçın hızlanmasını sağlamışlar. Hakemler arasındaki işaretleşme ile daha süratli yapar duruma gelmişler bazı şeyleri. Bu açıdan, onların yaptıkları doğruları da alarak, ‘Neyi farklı yapacağız?’ diyorsak, becerebilirsek eğer, bir online eğitim sistemi getirmeyi planlıyoruz. Hakemlere, düzenli olarak izlemeleri gereken videolarla, hatta yeri geldiğinde, bunları kim ne kadar izlemiş; buna bakarak da sürekli olarak görsel katkı sağlamak istiyoruz. Yine, eski ekibin yapmış olduğu çok iyi bir video çalışması vardı. Bu konuda bildiğim kadarıyla, Zeynel Dağlı’nın emeği büyük. Yaklaşık 100 saatin üstünde; hatta 200 saate yakın hakem eğitim videosu hazırlamıştı. Bunlar, eski MHK – yeni MHK arasındaki tartışmaların arasında ortadan kaldırıldı ama o arşivin gittiğini düşünmüyorum. Eğer paylaşırlarsa, “Hakem eğitimlerinde yardımcı olunsun, maksadımız çatışma değil. Beraber bir şeylere devam ediyoruz.’ noktasına gelinirse, Zeynel’in de arşivinden faydalanarak ama daha farklı şeyler de bularak ilerleyip, online görsel eğitime çevirmek gibi bir düşüncemiz var. Bunun avantajı şöyle; zamandan kazanç olacak.” diyerek, barışçıl bir yaklaşım içerisinde olduğunu gösterdi.

Online eğitimden bahsederken, bunun bir mali durumu da söz konusu. Umut Erdener, işin mali kısmı ile ilgili, “Eğitim vermeye giden eğitimcinin de masrafı var. Federasyonun resmi eğitimi olduğu noktada, bu işler için ödeme yapması gerekir. Bunun yol masrafı, günlük harcamaları ve verdiği eğitimin karşılığı ile ilgili masrafları var. Şu an hangi noktadayız? Gelecek sezon Üniversite Ligleri başladığı zaman, yaklaşık 14-15 şehrimiz olacak. Bu kadar çok yere gidip, fiziki olarak eğitim verip hakem katmamız mümkün değil. Mümkün mertebe, merkezi yerler seçerek, yerelde hakem sayısını arttırmak gibi bir hedefimiz var.” ifadelerini kullandı.

“HER ŞEYİ DOĞRU YAPARSIN; AMA…”

Yerel hakemlerin, hakem havuzuna katılacak yeni insanların olacağını söyleyen Erdener, “Maçları yönetme noktasında bizim için faydalı olacaklar. Çünkü şöyle düşünün; biz pro liglerde sezonu bitirirken, toplam 25’in altında hakemle bitirdik. Bu hakemlerimiz çok iyi niyetliler. Herkes, bu iş kurtarılsın diye geldi ama tecrübe noktasında eksikliğimiz var. O yüzden öncelikli olarak, bir şeklide kalbi kırılmış, görev almamayı tercih eden arkadaşlarımızın geri dönmesini sağlayabilmek ve bahsettiğimiz yerlerde (Korumalı futbol liglerinde yer alacak şehirler) hakem havuzumuza yeni hakemler koyabilmek. Bunlar olduğunda, işler daha yoluna girecek diye umuyoruz. Tabi, hakem şansı dediğinde, her şeyi doğru yaparsın. Bir an, bir kişinin basireti bağlanır ve tüm maçın günahı, o pozisyona kilitlenir. Yeri gelir; bütün sezonun kaderi, o pozisyona kilitlenir. Göreceğiz.” şeklinde konuştu.

“FLAG FUTBOLU SPORDAN ÖTE”

Türkiye Korumalı Futbol MHK Başkanı Umut Erdener, kadınların aktif olduğu flag futbolu (bayrak futbolu) ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Flag futbolun bir spordan fazlası olduğunu söyleyen Erdener, “Öncelikle, bizim federasyonumuzun altında bu oyunun tanınır bir oyun haline gelmesi gerekir. Öyle ya da böyle. 5’e 5’te ve 7’ye 7’de her sene organizasyonunu kurmuş, rekabet edebilecek, istikrarlı 20’ye yakın takım var ve bu takımlar kadın takımları. Ülkede kadın hareketlerinin desteklenmesi, kadının toplumda yer bulması gibi, spordan öte sosyal yanı da olan bir şey bu. Bu bağlamda, kesinlikle federasyonumuzun bu işin altına girmesi lazım ve yine gerçekçi konuşalım; korumalı futboluna göre çok daha rahat sponsorluk bulunabilecek bir alandan bahsediyoruz. Makul bütçelerle başlayıp, kendisini rahatlıkla çevirebilecek bir organizasyon olabilir benim görüşüme göre. Umuyorum, bir şekilde yoluna girer ve resmi şampiyonalar düzenlenir ve flag futbol da korumalı futbol seviyesine gelir.” dedi.