'MARKA İHRAÇ EDİYORUZ'

Röportaj Perşembe 11 Ekim 2018 13:00

Türkiye'de turizme yatırım yapan en büyük grup olduklarını ve dünyanın çeşitli ülkelerinden Rixos markasına olan talebin gün geçtikçe arttığını belirten Rixos Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Fettah Tamince, marka olmanın ve marka ihraç etmenin önemine ve ülke ekonomisine katkılarına vurgu yaptı. Tamince, "Gittiğimiz her ülkeye Türk tasarımcıları, diğer Türk markaları ve ürünlerini, Türk misafirperverliğini, hizmet kalitesini ve işgücünü yanımızda taşıyoruz. Ülkemizin bayrağını gururla dalgalandırıyoruz." dedi.

'Marka İhraç Ediyoruz'

Okan SARIKAYA

Oldukça mesafeli ama bir o kadar yakın.

Son derece samimi. 

Beraberken ne yapacağınızı, nasıl yapacağınızı pek kestiremiyorsunuz. 

Alçakgönüllü. 

İşine aşık. 

İlk kez Rixos Premium Göcek'te geçtiğimiz yaz başında karşılaşma fırsatımız oldu. 

Sabahın erken bir saatinde açık büfeyi titizlikle kontrol ederken gördüğüm mesafeli Fettah Tamince ile akşam yemekte bir araya geldiğimiz sıcakkanlı ve içten kişi arasında gidip gelmiştim. 

Geçtiğimiz hafta sonu benzer bir dejavu yaşadım. 

Bu kez sabahın ilk saatlerinde Rixos Premium Dubai'de, akşamında ise açılışı için bulunduğumuz Abu Dabi'nin Saadiyat Adası'ndaki Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki dördüncü oteli olan Rixos Saadiyat Island’da.. 

‘Samimi’ tanımlamam da buradan.

Olduğu, göründüğü gibi biri. İçtenliği de buradan geliyor Fettah Tamince'nin..

Sohbetimizin en can alıcı yerinde 'bunu mutlaka yazmalısınız' dediği, "Bu ülkenin parlak beyinleri, parlak çocukları turizme ilgi duysunlar. Aileler çocuklarına sen turizmci olmalısın, sen konaklama sektöründe olmalısın demeli. Bu sektör insanla oluyor insan olmayınca olmuyor. Türkiye'nin en parlak üniversiteleri de buna kafa yormalı. Net ortada herşey. Tüm yatırımını yapmışsın, her türlü doğal, tarihi zenginliğin var. Üç tarafın denizlerle çevrili 30 tane gelişmiş ülkeye de üç saat uzaklıktasın, daha ne olabilir ki? Ama ülkede ilk yüz bine giren, üniversiteye giren çocukların kaç tanesi turizmi tercih ediyor bir bakın." ifadeleri, tecrübesinin yanına eklenmiş kazanımları da anlatıyor. Bunları ülkesine kazandırma isteğindeki samimiyeti de..

“Rixos Hotels dünyada güçlü bir Türk markası”

Dünya çapında hızla büyüyen Rixos, bugünlerde misafirlerini Saadiyat Adası’nın el değmemiş beyaz kumları üzerinde Osmanlı saraylarından esinlenen zengin bir ortamda bir deneyime davet ediyor. Bu davet nedeniyle bir arada olduğumuz Rixos Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Fettah Tamince ile geniş bir sohbet imkanı da buluyoruz. Doğru iletişim ve doğru yansıtmanın önemine vurgu yaparak sözlerine başlayan Fettah Tamince, Türkiye'nin uluslararası arenada en önemli konaklama markalarından bir tanesi olduğunu vurguladığı Rixos'a ve markanın önemine değiniyor:

"Biz çok farklı coğrafyalarda Rixos'u büyütmeye çalışıyoruz. Önemli bir misafir kitlemiz oluştu. Her zaman gurur duyduğum, bizi biz yapan çalışma ortamına sahibiz; çok iyi çalışma arkadaşlarımız var. Onlarla birlikte markayı büyütüyoruz. Dünyanın başka yerlerine gidiyoruz. Markaya olan talep gün geçtikçe -dünyanın her tarafından olumlu bir şekilde- gelişiyor, o da bizi mutlu ve memnun ediyor. Markayı ihraç etmenin, marka sahibi olmanın avantajının ne kadar önemli olduğunu işin açıkçası gün geçtikçe daha yeni keşfediyoruz. Onun için de daha fazla hassas davranıyoruz, yeni geliştirdiğimiz tesislerde daha detaycı ve titiz oluyoruz. Rixos'u ülkemiz adına dünyada kalıcı bir marka olarak bırakmak istiyoruz. Gerçekten ülkemizin, ülkemiz insanının dünyada kalıcı markalara ihtiyacı var. Çünkü kalıcı marka olduğunuzda, sürekli gelir getiren, sizin sürekli algınızı yukarı taşıyan bir değere sahipsiniz. Biz bu değeri korumak ve geliştirmek istiyoruz. Yaklaşık 10 ülkede faaliyet gösteriyoruz yeni projelerimiz ile birlikte inşallah 2025 yılında 30 ülkede olmayı planlıyoruz."

- En son "Land of Legends" projeniz vardı..

"Çok gurur duyduğumuz ve memnun olduğumuz başarılı bir proje; ülkemizde turizmin çeşitliliği açısından mihenk taşı oldu. Dünyadan hiç hedeflemediğimiz, daha önce Türkiye'ye tatile hiç gelmeyen birçok farklı milletten farklı ülkeden misafirlerimiz gelmeye başladı. Çünkü Land of Legends, farklı bir konsept olarak ortaya çıktı. Ülkemizdeki turizme ciddi anlamda yatırım yaptık. Türkiye'de turizm sektöründe en çok yatırımı olan grubuz. Türkiye'nin potansiyeline inanıyoruz. Şu an yine İstanbul'da geliştirdiğimiz turizm kompleksi bir projemiz var. Hepinizin bildiği Haliç projesi.. Ona biz "Tersane-i İstanbul" projesi diyoruz."

- Dünyada büyüyorsunuz..

"Bir taraftan da hem ülkemizdeki turizm potansiyeline yatırım yapıyoruz hem de ülkemizin bu konuda gelirini artırıcı ciddi anlamda gayretler gösteriyoruz. Diğer taraftan da, 'dünyada biz nereden büyümeliyiz, ne yapmalıyız, markamızı daha güçlü hale getirmek için ne yapmalıyız' onun arayışı içerisindeyiz. Arap Emirlikleri son 10 yıldır bizim için en önemli hedeflerden bir tanesi oldu. Çünkü Arap Emirlikleri; özellikle Dubai, Abu Dabi, Resü'l-Hayme ciddi  alt yapı yatırımları yapıyorlar. Dünyada bu işi çok farklı bir yere taşımaya çalışıyorlar. Hepiniz okuyorsunuz, şahit oluyorsunuz. Bu büyük yatırımın bir parçası olmak bizim için çok önemli bir vizyondu, çünkü 10 milyarlarca dolar turizm alt yapısına yatırım yapıyorlar. Hatta alt alta koyarsanız turizmde 100 milyar dolar yatırım vardır; alt yapısıyla, hava yollarıyla, tema parklarıyla, getirdikleri otel gruplarıyla, festivallerle, yaptıkları fuarlarla işte her yönüyle EXPO 2020'si ile yani birçok yönüyle buraya dünyanın her tarafından turist getirmek için büyük bir mücadele var. Tüm bunlar profesyonelce yönetiliyor. Tabii iklim şartlarının da getirdiği avantajlar var. Ters iklim olunca yaz aylarında Türkiye'nin birçok rakibi oluyor. Tüm Akdeniz Havzası rakip, Karadeniz'de de rakipler var ama kışa gelince 4-5 saat ortalama uçuşla böylesi bir sıcak havaya sahip burası. Dolayısıyla bu büyük bir avantaj. Sezon çok uzun. Neredeyse 300 güne yakın sezon açık, bu da çok önemli bizim sektörümüz için. Bütün bu saydığım sebeplerden dolayı burası bizim için önemli bir hedef oldu. Biz yanılmıyorsam 2011 yılında Dubai'de ilk tesisimizi "Rixos Dubai" olarak açtık. Daha sonra Resü'l-Hayme. Hemen Dubai'nin diğer ucunda orada yine bir tesis açtık 2013 yılında... Geçen sene de Rixos Premium Dubai oteli açtık yine.. Dubai'nin çok özellikli başarılı konseptli bir oteli. Bu sene de nasip oldu ilk sizlerle buluştuk. İnşallah 15 Ekim itibariyle misafirlerimizi kabul etmeye başlayacağız. Türkiye'den sonra turizm olarak en büyük olduğumuz pazar, son tesis ile beraber burası oldu. Yine çok farklı bir konseptle geliyoruz. Bence ülkemiz turizmi içinde rekabette çok büyük bir pay getiren konsepte sahibiz. Türk turizmcileri bunları en iyi uygulayan referanslara sahip. O konsepti her yönüyle biz buraya taşımaya başladık, dolayısıyla da rekabette de çok öne çıktık. Onun için de bu tesisi öyle kurguladık."

- Türk çalışanların öne çıktığını görüyoruz..

"İlk başta, açıkçası biraz ürküyorduk. Türk çalışanı öne çıkarsak mı çıkarmasak mı, Türk kahvaltısı desek mi demesek mi, Türk mutfağı desek mi demesek mi diye bir endişemiz vardı. Ancak bunun ne kadar güçlü olduğunu gördükçe artık diyoruz ki Türk misafirperverliği, Türk tasarımı, Türk koltuğu, Türk lokumu, Türk peyniri, Türk hamamı dahil bütün bu özelliklerimizle öne çıkıyoruz. Bunun aslında dünyada aranan artı bir değer olduğunu bizim için de rekabette avantaj olduğunu hissediyoruz. Eskiden yabancılarda görüyordum; adam Fransız kökenli ise hangi ülkede olursa olsun Fransızca konuşuyor. Şimdi inşallah yeni sezonda bütün yurtdışı otellerinde başlatıyoruz. Personel, misafir hangi ülkeden olursa olsun 'good morning' demeyecek, 'günaydın' diyecek. "Afiyet olsun"u Türkçe diyecek, "bon appetit" demeyecek, "Merhaba, hoş geldin" diyecek. 10-15 kelime ile de olsa tamamiyle misafirin bizi hissetmesini istiyoruz. Burası benim yerim, burası Türk markası, niye bunları diyorum? Biz önceden tesislerimizde 'Turkish Night' diyorduk son bir yıldır 'İstanbul Gecesi' demeye başladık. Müthiş bir avantaj ile İstanbul'u tanıtıyoruz. İstanbul'un zenginliğini masaya getiriyoruz ve haftada bir mutlaka 'İstanbul Gecesi' diye bir konseptle misafirlerimizi ağırlıyoruz. Bu konseptle gerek otele gelip kalan misafirimizin arttığını görüyoruz, gerekse gelin bizimle birlikte Rixos yapın, işletin bizim de burada Rixos'umuz olsun talebini gün geçtikçe görüyoruz. 

Bu tesisleri yaparken hem ülkemiz ve hem kendimiz için çok önemli bir avantajı daha dile getireyim. Neredeyse tamamen Türk tasarımcılarını kullanıyoruz. Elimizden geldiğince ülkemizden inşaat malzemesi, burayı tamamlayan hizmetleri Türkiye'den getirmeye çalışıyoruz. Hemen hemen hepsini de getiriyoruz. Çok önemli bir avantaj o da bizim için. İşletmede ise eskiden personelin yüzde 10'u Türk olsa ne olur endişesi vardı. Şimdi neredeyse çalışanların yüzde 90'ı Türk olmaya başladı. Bu duruma çok seviniyoruz birbirimizi anlayarak çalıştığımız için. Hem ailelerimize hem ülkemize buradan kazandığımızı gönderiyoruz."

- Yurt dışına yapılan yatırımlarla alakalı çeşitli görüş farklılıkları var..

"Hassas bir konu. Dünyada gelişmiş toplumların hepsine bakalım gelişmişliklerindeki en büyük pay dünyada çok fazla markaya sahip olmalarındandır. Yurtdışına açılan birine 'sen yurtdışına para götürüyorsun, yatırım yapıyorsun' deyip eleştirmek haksız bir şey. Getirdiği ile götürdüğüne bakmak lazım. Yurtdışına para kaçırmakla, yatırım yapıp ülkeye artı değer kazandırmak arasında fark var. Neticede ülkeden para çıktığında çıkış amacı belli, nereye gidiyor, ne yapıyor? Dolayısıyla Türk markalarını dışarıya taşıyanların her biri bana göre kahraman. Neticede gidiyor, üretiyor ülkeye geri getiriyor. Buna böyle bakmak lazım, yurtdışında marka alıp Türkiye ile arasında büyük bir sinerji sağlayanları da takdir etmek lazım, çünkü o da önemli bir iş. Bazen 30 yılda alacağınız yolu bir markayı satın alarak üç yılda katedersiniz. Çin'in Avrupa'da, ABD'de almadığı marka kalmadı, niye alıyor, çünkü o markanın Danimarka'daki fabrikasını kapatıyor bir süre sonra kendi ülkesinde açıyor ve o markanın adıyla da dünyanın her bir yerine gönderiyor. Onun için bu çok önemli bir hizmet, buna böyle bakmak lazım."

Rixos Saadiyat Island

Abu Dabi'nin tüm cazibe merkezlerine 30 dakikadan az mesafede yer alan Rixos Saadiyat Island’da ziyaretçiler kendilerini Louvre Abu Dabi Müzesi, Şeyh Zaid Camii, Ferrari World ve Abu Dabi Uluslararası Havalimanı'nı da bünyesinde barındıran şehrin en önemli noktalarına yakın bir konumda bulacak.

378 odası bulunan otelde 366 adet kusursuz bir tasarıma sahip oda ve süitin yanı sıra, özel havuzlu ve plaja doğrudan erişim imkanı olan 12 adet üç ve dört yatak odalı villalardan oluşuyor.

Konuklarını gerçek bir mutfak yolculuğuna çıkaran Rixos Saadiyat Island, dünyanın dört bir yanından lezzetler sunan toplam 10 adet restoran ve barı bünyesinde bulunduruyor. Seçkin restoranları arasında Türk mutfağının lezzetlerini misafirlere gün boyu sunan otelin imzası niteliğindeki Turquoise, deniz mahsulleri ve muhteşem sahil manzaraları ile Mermaid ve keyifli İtalyan klasiklerinin sunulduğu L’Olivo yer alıyor. Misafirler aynı zamanda Aja Japon restoranında uzak doğu lezzetleriyle buluşabilirken, Orient restoranda Türk mutfağını deneyimleyerek zamanda bir yolculuğa çıkacak. Ayrıca plajda bulunan barlar ve nargile mekanlarının yanında villa misafirleri kendilerine özel Club House restoranda ayrıcalıklı gastronomi deneyimleri yaşayacak.

Her yaştan ziyaretçiye uygun dalga havuzu ve çocuklara yönelik aktiviteleriyle misafirlerine eğlenceli anlar yaşatacak su parkının yanında etkileyici Osmanlı mimarisinden ilham alan Rixos Saadiyat Spa, huzur dolu anlar vadediyor. Otantik çinilerle kaplı Türk Hamamı, uzman terapistleriyle konuklarına dingin bir deneyim sunuyor. Ayrıca spor salonu, Rixy Çocuk Kulübü ve gün batımında su yogasından sahilde yogaya kadar çeşitlilik gösteren aktiviteler, adrenalin meraklılarından yerinde duramayan spor aşıklarına kadar herkesin beklentilerine cevap veriyor.

Unutulmaz bir kutlama isteyenler için kusursuz bir ada mekanı sunan Rixos Saadiyat Island, düğün ve organizasyonlar için de öne çıkıyor. Özel bir etkinlik kadrosu tarafından yönetilen ve her türden kutlama için elverişli olan oteldeki balo salonu, yemyeşil palmiye ağaçları ve gök mavisi sularla bezenmiş geniş sahili sayesinde konuklarını kusursuz şekilde ağırlayacak.