Fon24_Sag

'ŞİMDİLERDE VARTOLU FIRTINASI VAR'

Röportaj Salı 22 Mayıs 2018 09:20

TV ekranında bir saniye bile gördüğümüzde tebbessüm etmemize neden olan, Türk sinema, tiyatro ve dizi alanlarında unutulmayacak karakterleri hafızamıza kazıyan usta oyuncu Sinan Bengier'le başrolünü üstlendiği "Azraille Dans" adlı absürd komedi filmini ve geçmişten günümüze sanat kariyerinde yaşadığı anılarını konuştuk

'Şimdilerde Vartolu Fırtınası Var'

SEMA SEZEN

Türk sinemasında bazı usta isimler vardır; yer aldığı filmi veya oyunu izlenesi bir hale getirir ve mimik yapmasına bile gerek kalmadan izleyiciyi anında kazanır. İşte o isimlerden biri de Sinan Bengier'dir. Oynadığı karakterleri sanki TV'de veya tiyatro sahnesinde değil de yanı başımızda gerçek hayattan biriymiş gibi izleriz. Şahsen ben Bengier'i hangi projede görsem, çok seviniyorum. Sinan Uzun'un yönettiği, 25 Mayıs'ta vizyona girecek olan komedi filmi "Azraille Dans"ta Azrail'i canlandıran Bengier, eminim bu filmle yine izleyenlerin beğenisini toplayacak. Film vizyona girmeden önce usta oyuncuya hem hakkında merak ettiklerimizi sorduk, hem de onu daha çok projede görmek istediğimizi belirttik.

-Oyunculuğa tiyatroyla başlayıp daha sonra TV dizilerinde ve sinemada yer aldınız. Gerçi TV'de "Olacak O Kadar" bir tiyatro sahnesiydi. Bizim kuşak sizi hala "Tam techizatlı Cevat Kelle" olarak tanıyor. Öte yandan başka güçlü karakterleri canlandırdığınız da oldu. Bunca yıl geçmesine rağmen basında hala kameraman arkadaşlarımızla "Geldi Cevat Kelle" diye şakalaştığımız oluyor. 2000'li yıllardan bu yana böyle karakterler hafızamızda artık yer almıyor. Sizce üretemiyor muyuz?

Olacak O Kadar yayınladığı dönemde çok sevildi. Orada bir politik, toplumsal, yaşam ve yaşam tarzı eleştirisi vardı. Ülkede ne kadar yanlış giden şey varsa Olacak O Kadar'da işlendi. Gazetelerin ilk sayfası siyaset, ikinci sayfası magazin, üçüncü sayfası da kaza ve cinayet haberlerinden oluşur, bakar bakmaz bir program çıkaracak malzeme çıkıyordu. Elbet çok sevilme nedenlerinden biri de televizyon içinde televizyon olması ve televizyonun dahi eleştirilmesiydi. Ancak seyredilmesindeki önemli faktörlerden biri de o dönemde TRT karşısındaki tek özel tv olan Star Tv’de yayınlanmasıydı, tercihin özel TV’ye dönmesiydi. TRT’de başlamıştı, siz yoruldunuz gibi bir bahane iletilerek sonlandırıldı. Diğer kanallar da yayın hayatına başladı ama Olacak O Kadar krallığını ilan etmişti. Cevat Kelle 24 yıl önce bitti ama hala efsanesi sürüyor, bir oyuncu için oynadığı rolün unutulmaması çok güzel bir şey. Şimdilerde kalıcı tip çıkmıyor; severiz sevmeyiz Recep İvedik çıktı sinemada, televizyonda da Bir Demet Tiyatronun tipleri unutulmadı. Bolca üretiliyor; ama o kadar çok dizi var ki tiplemeler yapışmıyor insanlara... Şimdilerde Vartolu fırtınası var.

-Çoğu tiyatro oyuncusu tiyatro sahnesinde kalmak için ne kadar dirense de er ya da geç mutlaka bir TV dizisinde yer alıyor. Bunun nedeni sizce nedir?

Tiyatro geçim için gereken parayı hiçbir zaman kazandıramadı, günü kurtardık diyebilirim. Oynadığımız dönemlerde oyun bitti para da bitti. Büyük usta Zihni Göktay'ın bir lafı var; ‘tiyatro ekmek parası kazandırır, köfte için bir iş daha gereklidir’ demişti. Dizide oynamak herkesin evine ulaşmak oluyor, ne kadar çabalarsan çabala Anadolu'nun her yerine ulaştıramıyorsun tiyatroyu. Benim yıllarım turnelerde geçti. Türkiye’yi herhalde on kereden fazla dolandım, Batman'ı 1970’de gördüm; 15 dakikada gezilirdi şimdi günler gerek. Urfa'da Balıklı Göl şehir dışıydı şimdi merkezde. Gaziantep, Diyarbakır, Aydın ve sayamadığım çok yerin değişimlerine turnelerde tanık oldum. Başladığımda toplamda 7-8 ay turnelerde geçerdi, şimdilerde 30-40 günlük turneler zor yapılıyor. Ama söylemeden geçmeyim vefasız biri değilim, yerel yönetimlerin birçoğu bütçelerinde varsa tiyatroya evet diyorlar.

"YAŞAYAN SON EFSANE ZİHNİ GÖKTAY'DIR"

-Tiyatroya gönül vermiş usta bir oyuncu olarak tuluat tiyatrosunun bu dönemimizdeki durumunu yorumlar mısınız?

Tuluat zor iştir, oyuncuda beyin hızlı çalışmalı ve dünyadan haberdar olmalı. Yaşayan son efsane Allah uzun ve sağlıklı bir ömür versin büyük usta Zihni Göktay'dır. Elbet tuluattan bahsederken yetişebildiğim İsmail Dümbüllü de var, Bahri Beyat var Allah rahmet eylesin. Çok izleme ve tanışma şansına sahip olduğum, izlerken seyirciyi nasıl avuçlarına aldığına tanık olduğum Nejat Uygur var. Ankara kökenliyim rahmet olsun Erkan Yücel vardı... Mekanları cennet olsun kaybettiğimiz diğer ustaların da…

-Oyunculukta gelişirken rol model olarak seçtiğiniz oyuncular var mı?

Bu işe başlamadan önceleri Allah rahmet eylesin bir Haluk Kurtoğlu vardı. Hayrandım. Sonraları Erkan Yücel’i izledim. Tiyatroya başladığımda Ankara Sanat Tiyatrosu’nda ve 10 yıl beraber çalışma şansım oldu müthiş bir oyuncuydu, başka bir şeydi oyunculuğu. Ne yazık ki çözülemeyen yaramız trafik kazasına kurban gitti, sahnelerden gönlümüzden çok şeyi de beraberinde götürdü.

"TİYATRODA 'OF' DEDİĞİM BİR ANIM OLMADI"

-Oyunculukta en sevdiğiniz döneminiz ne zaman?

Tiyatroyu hayatımın her döneminde çok sevdim, "of" dediğim bir anım olmadı. 1970-!980 dönemi çok başka. Çok gençtik her gün otobüste ve akşamları sahnede geçen bir hayat. Nadiren otel de giriyordu hayatımıza ama şikayetimiz yoktu. Hep bu işi yaptığım için Allah'ın sevgili kullarından olduğumu düşündüm... Sevdiği işi yapmak bir insan için çok büyük bir şans.

-Yeni komedyenlerden yetenekli bulduğunuz bir isim var mı?

Binnur Kaya, Yasemin Yalçın, Şebnem Sönmez, Gürgen Öz, Engin Günaydın, Demet Evgar, Levent Ülgen, Hakan Yılmaz, Şahin Irmak aklıma geliverenler, elbette kaybettiklerimizi yazmak çok uzun sürer... Ekonomisi oynayan ülkelerden çok komedyen çıkar. Bu aklıma gelenler elbette birlikte oynadığım oyuncular, set adapları, doğallıkları ve iş ciddiyetleri, seçimimde etkili oldu...

"AZRAİLLE DANS ESKİ FİLMLERİN TADINDA OLDU"

-"Azraille Dans" nasıl bir film oldu?

Hani bir tabir var ya '' eski filmlerin tadında'' diye… Öyle bir film oldu küfürsüz samimi. Ben bu projede düşünüldüğüm için çok mutlu oldum.

-Filmde canlandırdığınız karakter nasıl biri? Devamı gelir mi filmin?

Azrail oynuyorum ama duyguları işinin önüne geçen bir Azrail, ne de olsa melek. Filmin devamı düşünülüyor, çekim sırasında çok lafladık devamı için.

"İYİ GECELER DİLEMESİNİ BİLEN BİR EKİP"

-Set eğlenceli geçti mi?

Eğlenceliydi hem de çok. İşini bilen bir taptaze ekip, saygılı güler yüzlü... "Günaydın, iyi geceler" dilemesini bilen bir ekip; bunlar hayatımızdan çıkalı çok oldu, önemli bence. Umarım bu neşe filmden seyirciye de geçer...

-Gerçekleştirmek istediğiniz ama fırsatınız olmayan bir dizi veya sinema ya da tiyatro oyunu var mı?

Çok fazla oyunda yer aldım neredeyse yüze yaklaştı. Son yıllarda özlemim olan dramatik roller de geliyor, kostüme roller de. Daha ne olsun...

BİR ABSÜRD KOMEDİ 'AZRAİLLE DANS'

Toprak Film Pelin Uzun yapımcılığında Sinan Uzun’un yönettiği Azraille Dans filmi 25 Mayıs’ta vizyona giriyor.
Azraille Dans hayatını hırsızlık yaparak sürdüren; kardeşi Hasan ve annesi Gülizar ile küçük bir Ege kasabasında yaşayan Niyazi’nin tamamen hayatının değişen öyküsünü anlatıyor. Sinan Uzun ve Yüksel Ünal tarafından senaryosu yazılan filmde canını almaya gelen Azrail’i ikna ederek onunla tavla oynamaya başlayan Niyazi, güç bela ömrünü bir hafta uzatmayı başarır. Kardeşi Hasan ise zamanını kumar oynayarak ve sevgilisi Gözde’yi mutlu etmeye çalışarak geçirir. Hayatın tüm bu boşluğunu gören Niyazi, ölmeden önce hayatta bir iz bırakmak ister, çünkü Azrail ömrünü almak için eve yerleşmiştir ve annesi Gülizar’la da aralarında bir aşk doğmaya başlamıştır…
Sinan Bengier, Yüksel Ünal, Tuğba Özay, Gazi Şeker ve Süreyya Kilimci’nin rol aldığı film absürd komedi tarzında karşımıza çıkıyor. Yağmurdan kaçarken doluya tutulan Niyazi’nin öyküsü kaçma kovalamaca şeklinde çokça güldürecek… Sinan Bengier’in Azrail rolünde karşımıza çıktığı filmde başı dertten kurtulmayan Niyazi’yi ise Yüksel Ünal canlandırıyor.