TBMM BAŞKANI ŞENTOP: ERBAKAN HOCAMIZ 1970'LERDE HAREKETİNİ GERÇEKLEŞTİRİRKEN 50 SENE SONRASINI GÖREN BİR YAKLAŞIMI VARDI

Türkiye Cuma 22 Ekim 2021 16:26

TBMM Başkanı Şentop, "Erbakan Hocamız, 1970'lerde hareketini gerçekleştirirken 50 sene sonrasını gören bir yaklaşımı vardı. Bütün İslam dünyasını kuşatan ve bütün İslam dünyasının sorunlarıyla ilgili bilgi sahibi bir yaklaşım içerisindeydi." dedi.

TBMM Başkanı Şentop: Erbakan Hocamız 1970'lerde hareketini gerçekleştirirken 50 sene sonrasını gören bir yaklaşımı vardı

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Mustafa Şentop, Hacı Bayram Veli Üniversitesi Itri Konferans Salonu'nda düzenlenen 4. Uluslararası Necmettin Erbakan ve Milli Görüş Sempozyumu'nun açılışında yaptığı konuşmada, bu sempozyumların birincisine "Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) İstanbul Şube Başkanı" olarak katıldığını, dördüncüsünün ise daha geniş kapsamlı olduğunu söyledi.

ESAM'ın, Necmettin Erbakan'ın Türkiye'de ilk kurduğu düşünce kuruluşu olduğunu dile getiren Şentop, kuruluş aşamasında yer alan diğer isimleri de anarak şükranlarını sundu.

Her davanın, her zaman ve şart altında liderliğini yapacak insanları Cenabı Hakkın gönderdiğini, o liderliklerin de o dönemin şartlarına uygun vasıfları, kapasiteleri içerecek şekilde geliştiğini anlatan Şentop, "Erbakan Hocamız da Türkiye'de uzun yıllardır devam eden büyük bir gerileme; sadece askeri anlamda değil devlet yönetimi, ekonomik, teknolojik anlamda, 150 yıldan fazla uzun süren bir büyük gerilemenin, ona da zemin teşkil eden bir öz güven kaybının mevcut olduğu bir dönemde bu büyük davanın liderliğine başladı. Bu liderliği yürütecek bütün müktesebata, maddi manevi anlamda sahipti ve bunun tezahürlerini bu süreç içerisinde herkese, hepimize gösterdi." şeklinde konuştu.

Erbakan'ın, hem siyaset hem de sosyal anlamda "meşruiyetçi" bir yaklaşıma sahip olduğunu dile getiren Şentop, bunun sadece Türkiye için değil İslam dünyası için de önemli olduğunu ifade etti.

Şentop, Refah Partisinin kapatılma davası sırasında Erbakan ile yaşadığı bir anıyı şöyle aktardı:

"Ben Refah Partisinin kapatılma davasında savunma yapılmamasını, iddianameye karşı sadece, 'Anayasal düzene göre böyle bir iddianamenin hazırlanmaması gerektiğini, eğer bu iddianame hazırlanmışsa bundan sonra bu savunmaya gerek yoktur.' diye savunmayı reddeden bir yaklaşım önermiştim. Kendisi, bunun, böyle bir yaklaşımın doğru olmayacağını ifade etmişti. Tabii bize göre, o gün içerisinde bu doğru. Ama onun geleceğe yönelik bütüncül bakışının, zaman ötesi bakışının haklı olduğunu ben bilahare tabii ki kabul ediyorum, söylüyorum. Yine Refah Partisinin kapatılma kararının açıklandığı gün, 'Bu, bizim siyasi hareketimiz içerisinde sadece bir noktadan ibarettir.' diye yapmış olduğu açıklamanın bugün ne kadar haklı, isabetli bir açıklama olduğunu görüyoruz."

"Türkiye'deki hareket, pratik hayatın akışı içerisinde"
"İslam dünyasına baktığımızda, milletin değerlerini siyasete taşımayı hedefleyen hareketlerin, esasen Türkiye'deki gibi bir başarıyı gösteremediğini görüyoruz. Çok ciddi çatışmalar içerisine, kırılmalar içerisine girdiklerini görüyoruz." değerlendirmesini yapan Şentop, bunun sebepleri arasında, bu hareketlerin daha çok teorik, soyut, ideolojik birtakım kanaatlerle yola çıkan hareketler olduğunu söyledi.

Şentop, "Halbuki Türkiye'deki hareket, şüphesiz bir ideolojik-teorik yapıyı içermekle beraber Türkiye'nin realitelerinden, pratik hayatın akışı içerisinde gelişen bir hareket." dedi.

Milli Görüş Hareketi Lideri Erbakan'ın, "Gümüş Motor" üretim sürecinden Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğindeki (TOBB) görevlerine ve siyaseti hayatına dikkati çeken Şentop, şöyle konuştu:

"Türkiye'de 1961 Anayasası ile beraber kurulan vesayetçi bir sistem var. Bu sistemin özünde ikili iktidar yapısı var. Birisi seçimle oluşan iktidar, diğeri ise seçime ihtiyacı olmayan ve sürekli olarak kalan bürokratik iktidar; asker, sivil, yargı bürokrasisinden oluşan bir iktidar. 1965'ten itibaren Türkiye'de bütün siyasi hareketlerde bu tartışma yaşanmış. Nedir? İşte siyasi parti olarak harekete geçelim, millete derdimizi anlatalım, oy alalım, iktidar olalım, Türkiye'yi yönetelim. Birileri de diyor ki, 'Tamam, iktidar olabilirsiniz ama Türkiye'yi yönetemezsiniz.' Çünkü Türkiye'yi seçilen bu iktidar yönetmiyor. Arka planda bir gizli iktidar, bizim vesayet dediğimiz iktidar yapısı var. Bu yönetiyor esas. O zaman bürokrasi içerisinde hakim olmak lazım. 9 Mart 1971'de ihtilal yapmaya teşebbüs edenler, bu anlayışta olanlar. Türkiye'deki bu FETÖ hareketi de esasen, siyaset yoluyla değil, gerçek iktidar olduğunu zannettikleri bürokratik iktidarı ele geçirmek suretiyle Türkiye'yi yönetme iddiasıyla yola çıkanlar. Bunlar da aynı 1965’ten sonra yola çıkarlar."

Erbakan'ın, Türkiye'de ancak siyaset yoluyla, milletin rızası ve onayıyla, milletin oyuyla iktidar olunabileceğine inandığını belirten Şentop, her ne kadar teorik zemin öyle olmasa da bunu mümkün kılacak bir mücadeleyi, Erbakan'ın yürütmeyi tercih ettiğini bildirdi.

"Erbakan'ın ekonomiyle ilgili ortaya koyduğu model çalışılmalı"
Necmettin Erbakan'ın, ekonomiyle ilgili ortaya koyduğu modelin de çalışılması gerektiğini söyleyen Şentop, "Zaman zaman bu tür teknik konulara ekonomistlerin, iktisatçıların çalışması gereken alanlar da genişletilerek pratiğe yönelik birtakım örnekler çıkartabilecek çalışmaların da ortaya çıkması lazım. Yeni bir ekonomik düzen meselesi, o zamanlar belki biraz uzak bir realite idi. Fakat bugün için bu, bütün dünya bakımından da çok önemli bir kıymet ifade eden bir eksikliği ortadan kaldıracak bir husus." şeklinde konuştu.

Şentop, Erbakan'ın, bir büyük fotoğrafı daima göz önünde tutan yaklaşıma sahip olduğunu da dile getirerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"1970'lerde hareketini gerçekleştirirken 50 sene sonrasını gören bir yaklaşımı vardı. Mekan bakımından da bütün İslam dünyasını kuşatan ve bütün İslam dünyasının sorunlarıyla ilgili bilgi sahibi, kanaat sahibi ve öneride bulunabilecek bir yaklaşım içerisindeydi. Geçmişin, geleceğin ve coğrafi anlamda da bütün İslam dünyasının sorunlarının yükünü omzunda taşıyan bir insandı. Allah rahmet eylesin. Kendisinin görüşlerinin tohum olarak ortaya attığı hususların birçoğunun geliştirilmesi ve günümüz dünyasına eriştirilerek katkı sunacak hale getirilmesi bizim bir mecburiyetimiz."

Hacı Bayram Veli Üniversitesi'nin ev sahipliğinde, İstanbul Teknik Üniversitesi ve ESAM'ın katkılarıyla düzenlenen program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı, daha sonra Kur'an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi.

Programın açılışında Hacı Bayram Veli Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuarı tarafından müzik dinletisi sunuldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın video mesajının yer aldığı programa, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, AK Parti Genel Sekreteri Fatih Şahin, ESAM Genel Başkanı Recai Kutan, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Tekin, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Koyuncu, milletvekilleri ve çok sayıda davetli katıldı.

 

 

ABONE OL

EN ÇOK OKUNANLAR