'YENİ BİR DÜZENLEME KORUYUCU AİLELİĞİN ÖNÜNÜ AÇACAKTIR'

Türkiye Cuma 11 Ocak 2019 08:24

Koruyucu Aile, Evlat Edinme Derneği Başkanı Ülkü Aydeniz, "Çocuğun üstün yararının gözetildiği yeni bir yaklaşım ve düzenleme, koruyucu aileliğin önünü büyük ölçüde açacaktır." dedi.

'Yeni Bir Düzenleme Koruyucu Aileliğin Önünü açacaktır'

Koruyucu Aile, Evlat Edinme Derneği (KOREV) Başkanı Ülkü Aydeniz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, koruyucu aileleriyle yaşayan çocukların biyolojik aileleriyle ilişkilerini düzenleyen bir mevzuata ihtiyaç olduğunu belirtti.

Koruyucu ailelerin haklarının tanımlanmadığına dikkati çeken Aydeniz, koruyucu aile olan kişilerin sadece sözleşme kapsamında uymaları gereken yazılı kuralları bildiğini, haklarından ve yükümlülüklerinden haberdar olmadığını vurguladı.

Ailelerin aralıklı olarak uzmanlarla görüşüp bilgi alabildiğini ancak meslek elemanlarına her zaman kolaylıkla ulaşamadığını veya meslek elemanlarının konu hakkında tam bilgi sahibi olmadığını ifade eden Aydeniz, bu durumun uygulamada aileleri zorladığını, hatalar yapmalarına sebep olduğunu dile getirdi.

"Doğurmuştur yeterlidir bakış açısı egemen"

Çocuğun yüksek yararı gözetilerek biyolojik aile görüşmeleri planlanmadığının, her türlü görüşme başvurusunda biyolojik ailenin menfaatine uygun davranıldığının altını çizen Aydeniz, şöyle konuştu:

"Doğurmuştur yeterlidir bakış açısı egemen. Oysa gelişmiş ülkelerde biyolojik ailelerin hak ve yükümlülükleri tanımlı ve çocuğun yararı gereği kısıtlanabiliyor. Bizim uygulamalarımızda sadece uzmanın inisiyatifi ile bu konu yürütülüyor. Yaşam şartlarını iyileştirme yetisine sahip olmayan, travmatik durumlarını iyileştirme konusunda herhangi bir gelişme göstermeyen biyolojik ailelerle çocukların sık görüştürülmesi, çocuklara doğru yaklaşımı bilmemeleri çocukların örselenmesine sebep oluyor. Bu durum aynı zamanda koruyucu ailesi ile kurabildiği güven ortamını zedeleyebiliyor, hapishane gibi ortamlardaki görüşmeler psikolojilerini olumsuz etkiliyor. Biyolojik ailelerin hak ve yükümlülüklerinin tanımlanmış olduğu bir mevzuat, işleyişi her türlü kolaylaştıracaktır."

Koruyucu Aile, Evlat Edinme Derneği (KOREV) Başkanı Ülkü Aydeniz, yaptığı açıklamada, koruyucu aileleriyle yaşayan çocukların biyolojik aileleriyle ilişkilerini düzenleyen bir mevzuata ihtiyaç olduğunu belirtti.

Koruyucu ailelerin haklarının tanımlanmadığına dikkati çeken Aydeniz, koruyucu aile olan kişilerin sadece sözleşme kapsamında uymaları gereken yazılı kuralları bildiğini, haklarından ve yükümlülüklerinden haberdar olmadığını vurguladı.

Ailelerin aralıklı olarak uzmanlarla görüşüp bilgi alabildiğini ancak meslek elemanlarına her zaman kolaylıkla ulaşamadığını veya meslek elemanlarının konu hakkında tam bilgi sahibi olmadığını ifade eden Aydeniz, bu durumun uygulamada aileleri zorladığını, hatalar yapmalarına sebep olduğunu dile getirdi.

"Doğurmuştur yeterlidir bakış açısı egemen"

Çocuğun yüksek yararı gözetilerek biyolojik aile görüşmeleri planlanmadığının, her türlü görüşme başvurusunda biyolojik ailenin menfaatine uygun davranıldığının altını çizen Aydeniz, şöyle konuştu:

"Doğurmuştur yeterlidir bakış açısı egemen. Oysa gelişmiş ülkelerde biyolojik ailelerin hak ve yükümlülükleri tanımlı ve çocuğun yararı gereği kısıtlanabiliyor. Bizim uygulamalarımızda sadece uzmanın inisiyatifi ile bu konu yürütülüyor. Yaşam şartlarını iyileştirme yetisine sahip olmayan, travmatik durumlarını iyileştirme konusunda herhangi bir gelişme göstermeyen biyolojik ailelerle çocukların sık görüştürülmesi, çocuklara doğru yaklaşımı bilmemeleri çocukların örselenmesine sebep oluyor. Bu durum aynı zamanda koruyucu ailesi ile kurabildiği güven ortamını zedeleyebiliyor, hapishane gibi ortamlardaki görüşmeler psikolojilerini olumsuz etkiliyor. Biyolojik ailelerin hak ve yükümlülüklerinin tanımlanmış olduğu bir mevzuat, işleyişi her türlü kolaylaştıracaktır."

"Biyolojik aileye döndürme çalışması öncelikli kabul ediliyor"

Koruyucu ailelik uygulamasının temelinde biyolojik ailelere çocukları geri döndürebilme amacının yer aldığını dile getiren Aydeniz, bunun her çocuğun en temel hakkı olduğunu vurguladı.

Aydeniz, "Ancak biyolojik ailelerin bilinç düzeyinin kendilerini düzeltme noktasında yetersiz olması, biyolojik ailelere iyileştirilmeleri yönünde herhangi bir destek hizmetinin sunulmaması uygulamanın amacına tam olarak hizmet etmiyor." dedi.

İlgili meslek elemanlarının, bu gerçeği bilmesine rağmen her türlü biyolojik aileye döndürme çalışmasını öncelikli kabul etmesinin, yeteri kadar inceleyemediği ve döndürülme sürecinin çocuğun menfaatine olmadığı durumları bile sık sık onaylamasının çok ciddi sorunlara sebebiyet verdiğini işaret eden Aydeniz, bunun aileleri ve çocukları ciddi yaraladığını, çocuğun yüksek yararına hizmet etmediğini, koruyucu aileliği düşünen birçok ailenin vazgeçmesine neden olduğunu kaydetti.

Aydeniz, gelişmiş ülkelerde belli sürelerde koruyucu aile yanında kalan çocuğun tekrar biyolojik aileye dönüşünün tamamen veya kısmen engellenerek düzenlendiğini bildirdi.

Güvenli bağlanmanın gerçekleşmesi kavramını da meslek elemanlarının öncelemediğini vurgulayan Aydeniz, "Koruyucu ailesi ile uzun süre birlikte yaşamış, güvenli bağlanması gerçekleşmiş, yaşadığı travmaları en sağlıklı şekilde koruyucu ailesinin destekleriyle aşmış çocukların sadece kan bağı esasına bakılarak başvuran biyolojik ailelerine döndürülme çabaları çok yanlış. Çocukların her türlü travmatik süreci katlanarak tekrar yaşamasına sebebiyet veriyor." ifadesini kullandı.

"Öncelikli kriter, ailenin fiziki şartını iyileştirmesi olmamalı"

Artık çocukların koruma altına alınma sebeplerinin, koruyucu aile yönetmeliğinin düzenlendiği dönemlerden çok daha farklı olduğuna dikkati çeken Aydeniz, şunları kaydetti:

"Önceleri çocuk koruma altına alınırken yoksulluk da bir sebepti. İyi niyetli ancak yoksul aileler devletin yardımına başvuruyordu. Ancak artık çocukların eğer çocuğu etkileyecek olumsuzlukları yoksa biyolojik ailelerinin yanında büyümesi esası gözetiliyor, ailelere yoksulluk yardımı yapılıyor. Bu çok doğru bir yaklaşım. Elbette çocuk onu seven ve haklarını gözeten ailesiyle büyümeli. Ancak ilgili mevzuat sanki hala çocuklar sadece bu sebeple koruma altına alınıyor gibi ve güncelleme yapılmadan devam ediyor.

Öncelikli kriter, ailenin fiziki şartını iyileştirmesi olmamalı, bunu koruyucu aile de zaten sağlıyor. Üstelik ilgili devlet kurumlarınca biyolojik ailedeki ihmal, şiddet, istismar uygun olmayan yaşam biçimlerini değiştirmek yönünde çalışmaların yapılması ve iyileşmeyle sonuçlanması çok zor ve uzun bir süreç. Bu sebeple çocuğun üstün yararının gözetildiği yeni bir yaklaşım ve düzenleme koruyucu aileliğin önünü büyük ölçüde açacaktır."

 


Koruyucu ailelik uygulamasının temelinde biyolojik ailelere çocukları geri döndürebilme amacının yer aldığını dile getiren Aydeniz, bunun her çocuğun en temel hakkı olduğunu vurguladı.

Aydeniz, "Ancak biyolojik ailelerin bilinç düzeyinin kendilerini düzeltme noktasında yetersiz olması, biyolojik ailelere iyileştirilmeleri yönünde herhangi bir destek hizmetinin sunulmaması uygulamanın amacına tam olarak hizmet etmiyor." dedi.

İlgili meslek elemanlarının, bu gerçeği bilmesine rağmen her türlü biyolojik aileye döndürme çalışmasını öncelikli kabul etmesinin, yeteri kadar inceleyemediği ve döndürülme sürecinin çocuğun menfaatine olmadığı durumları bile sık sık onaylamasının çok ciddi sorunlara sebebiyet verdiğini işaret eden Aydeniz, bunun aileleri ve çocukları ciddi yaraladığını, çocuğun yüksek yararına hizmet etmediğini, koruyucu aileliği düşünen birçok ailenin vazgeçmesine neden olduğunu kaydetti.

Aydeniz, gelişmiş ülkelerde belli sürelerde koruyucu aile yanında kalan çocuğun tekrar biyolojik aileye dönüşünün tamamen veya kısmen engellenerek düzenlendiğini bildirdi.

Güvenli bağlanmanın gerçekleşmesi kavramını da meslek elemanlarının öncelemediğini vurgulayan Aydeniz, "Koruyucu ailesi ile uzun süre birlikte yaşamış, güvenli bağlanması gerçekleşmiş, yaşadığı travmaları en sağlıklı şekilde koruyucu ailesinin destekleriyle aşmış çocukların sadece kan bağı esasına bakılarak başvuran biyolojik ailelerine döndürülme çabaları çok yanlış. Çocukların her türlü travmatik süreci katlanarak tekrar yaşamasına sebebiyet veriyor." ifadesini kullandı.

"Öncelikli kriter, ailenin fiziki şartını iyileştirmesi olmamalı"

Artık çocukların koruma altına alınma sebeplerinin, koruyucu aile yönetmeliğinin düzenlendiği dönemlerden çok daha farklı olduğuna dikkati çeken Aydeniz, şunları kaydetti:

"Önceleri çocuk koruma altına alınırken yoksulluk da bir sebepti. İyi niyetli ancak yoksul aileler devletin yardımına başvuruyordu. Ancak artık çocukların eğer çocuğu etkileyecek olumsuzlukları yoksa biyolojik ailelerinin yanında büyümesi esası gözetiliyor, ailelere yoksulluk yardımı yapılıyor. Bu çok doğru bir yaklaşım. Elbette çocuk onu seven ve haklarını gözeten ailesiyle büyümeli. Ancak ilgili mevzuat sanki hala çocuklar sadece bu sebeple koruma altına alınıyor gibi ve güncelleme yapılmadan devam ediyor.

Öncelikli kriter, ailenin fiziki şartını iyileştirmesi olmamalı, bunu koruyucu aile de zaten sağlıyor. Üstelik ilgili devlet kurumlarınca biyolojik ailedeki ihmal, şiddet, istismar uygun olmayan yaşam biçimlerini değiştirmek yönünde çalışmaların yapılması ve iyileşmeyle sonuçlanması çok zor ve uzun bir süreç. Bu sebeple çocuğun üstün yararının gözetildiği yeni bir yaklaşım ve düzenleme koruyucu aileliğin önünü büyük ölçüde açacaktır."