KTO

ZAMANSIZ TASARIMLAR ZAMANSIZ MARKA

Röportaj Pazar 07 Nisan 2019 10:00

İç Mimar Yonca Ağgül: Zamansızı şöyle tanımlayabilirim; tıpkı kaliteli ve iyi kesimli bir jean pantolon, bir beyaz gömlek, iyi bir şarkı, iyi bir film, kaşmir bir palto, harika bir blazer ceket gibi.

Zamansız tasarımlar zamansız marka

Aslı ÜSTÜNKAYA

Kısaca kimdir Yonca Ağgül? 

Kariyer hayatıma televizyon sektöründe başladım. Uzun yıllar, sektörün önde gelen bir yapım şirketinde Yapım Koordinatörü olarak çalıştım.

Evlendikten hemen sonra ilk çocuğumuz Berşah’ın dünyaya gelmesiyle her iş kadını gibi ben de iş hayatıma kısa bir ara verdim. Sanırım ne oldu ise bu arada oldu… Bu zaman zarfı, bana içimdeki tutku ve aşklara yönelmemi, kendi sesimi dinlemeyi öğretti.

Yoğun iş hayatımda son süratle giden ve mesleğinden çok da kolay vazgeçmeyi düşünmeyen başarılı bir yapımcı iken, hayatımı bambaşka bir yöne çekmek için cesaret bulmamla başladı gerçek serüvenim diyebilirim.

Kendimi daha iyi tanıma fırsatı buldukça, içimde olan tasarım aşkının yükselmesine daha fazla kayıtsız kalmayarak, tasarımı bir adım öteye taşımaya karar verdim.

Önce, La Salle Akademi’de Grafik Tasarım eğitimi alarak elle çizdiğim desen çalışmalarımı dijital ortama aktarmayı öğrendim ve kişiye özel duvar kâğıtları tasarlamaya başladım. Tasarımlarımın kişiden kişiye, tavsiye yolu ile yayılmaya başlaması ve oldukça beğenilmesi bu konuda azmimi arttırdı.

Aldığım bu Grafik Tasarım eğitimi, uzun zamandır zihnimde olan mekan, mobilya ve aydınlatma tasarımlarımı da profesyonelce uygulamama olanak verdi.

Sonra hayatımdaki büyük adımı attım ve tutkum olan mesleği edinmek üzere  ikinci kez eğitim almaya karar verdim. Yeditepe Üniversitesi İç Mimarlık Bölümü’ne girdim ve üçüncülük ile mezun oldum.

Markayı “Zamansız” olarak yorumlamak ve zamansız tasarımlar… Ne anlatıyor?

Her şeyin hızla değiştiği dünyamızda bazı stillerin zamana yenik düşmediğini görüyoruz. Aksine asla modası geçmeyen bu stillere olan ilgi de giderek artıyor. Zamansızı şöyle tanımlayabilirim; tıpkı kaliteli ve iyi kesimli bir jean pantolon, bir beyaz gömlek, iyi bir şarkı, iyi bir film, kaşmir bir palto, harika bir blazer ceket gibi. Klasik, ayakları yere basan ama her dönem yine top trend parçalar gibi… Modanın da üstünde, herkesin sevdiği, arzuladığı ve bir ömür boyu kullanabileceği hatta nesilden nesile aktarılabilecek ürünler.

Aydınlatmaları tasarlarken nelerden ilham aldınız? Etkilendiğiniz akımlar hangileri? Koleksiyonları biraz anlatır mısınız?

Karakteristik özelliklerime baktığımda bir tarafım oldukça fonksiyonel ve mantıklı olurken, diğer tarafım da hep nostaljik ve romantik olmuştur. Hayatım boyunca eski filmler, eski dönemleri anlatan kitaplar ve eski şarkılar hep ilgi odağımda oldu.

Akademik yolculuğumda edindiğim bilgiler ışığında da hali hazırda olan zevklerim iyice oturdu diyebilirim.

Harmony Koleksiyonunda 1950’li ve 60’lı yılların tasarımlarından ilham aldım, onları yeni bir anlayışla, günümüzün renkleri ile yorumladık.

Femme Koleksiyonu, form itibari ile Art Nouveau akımında oldukça sık kullanılan ve birçok dönemde estetik olarak ön planda olan kadın figüründen esinlenilerek çizildi. Üzerindekiler ise Art Deco akımının imzası sayılabilecek geometrik desenleri andıracak şekilde tasarlandı. O yıllardaki duyguları, günümüz mobilyaları ve insanı ile birleştirerek doğru bir eklektik sentez oluşturmaya çalıştık.  

Gelecekte ne gibi tasarımlar, projeler üretecek Y19 Design?

Farklı materyallerle aydınlatma koleksiyonları, kişiye özel mobilyalar gibi birçok yeni ürünle, birlikte çeşitli iç mimari projelere de imza atacağız. Şimdiden sosyal medya üzerinden ürünlerimizin dünyaca ünlü tasarımcı ve iç mimarlar tarafından beğenildiğini görmek, olumlu geri dönüşler almak bizi onurlandırıyor. Bununla birlikte hedeflerimiz arasında uluslararası fuarlara katılarak markayı dünya çapında bir başarıya ulaştırmak var.

CAM ÜFLEME TEKNİKLERİ

Y19 Design ürünlerinin çoğunluğunu oluşturan “Harmony” Koleksiyonu, geleneksel cam üfleme teknikleri ile tamamen elle şekillendiriliyor.  Organik formlardan oluşan koleksiyonda her bir abajur tek, kişiye özel. Tıpatıp aynısını yapmak nerdeyse imkansız ama bence işin güzelliği de burda… Renk ve form olarak her biri eşsiz ve sadece size özel.

Bir diğer koleksiyon olan “Femme” sadece 5 adet üretildi. O da üfleme cam ve daha sonra elle kesme teknikleri ile üzerindeki desenler uygulandı. Hiç bir ürünümüz seri üretim değil, hepsi tabiri caizse “el emeği, göz nuru.”

Bununla birlikte yine tamamen elle şekillendirilen ve sırlanan seramik aydınlatmalarımız da mevcut.

Nerede üretiliyor ürünler?

Ürünlerimizin tamamı Türkiye’ de, çeşitli zanaat atölyelerinde, işinin ehli ustalar tarafından hayat buluyor  ve biz bu özelliğimizle tabii ki gurur duyuyor ve ülkemizde üretmekten ve ekonomiye katkıda bulunmaktan dolayı büyük haz alıyoruz.

“Bunlar Murano mu?” diye soranlara, göğsümüzü gere gere ürünlerin Türkiye’de, tek tek elde üretildiğini ve uzun bir yolculuktan sonra onlara ulaştığını anlatıyoruz.

Y19 DesIgn nasıl doğdu?

Mekan Projesi tasarlamak sadece birbirine yakışan mobilyaları ve aksesuarları bir araya getirmek anlamına hiç bir zaman gelmedi benim için. Beni, her zaman, içine girince rengi, dokusu, hatta kokusu ile duygu uyandıran, hikayesi olan mekanlar etkilemiştir.  Bu duygu uyandıran mekanlar için, özel parçalara  ihtiyaç duyuluyor. Bu ihtiyaçtan hareketle özel ürünler tasarlamaya başladım. Çoğunlukla mekanlara özel mobilya ve aydınlatma tasarlıyorum. Bu parçalardan özellikle abajurlara yoğun bir ilgi gördüğümüzden dolayı bunları herkesle buluşturmaya karar verdik. Ve böylece Y19 Design yolculuğu başlamış oldu.

Üsküdar-Tercih1