Fon24_Sag
GÜNÜN KONUĞU
RAMAZAN BAYRAMI

Niyazi ÖZDEMİR / İlahiyatçı

      Bayram sözlükte; millî veya dinî bakımdan önemli olan ve kutlanan gün veya günler anlamına gelmektedir. İslâm dininde Ramazan ve Kurban olmak üzere iki bayram vardır. Arap dilinde Îdü’l-fıtr ve Îdü’l-adhâ olarak adlandırılan her iki bayram da hicretin 2. yılından itibaren kutlanmaya başlanmıştır. Ramazan orucu ilk defa bu yıl farz kılınmış olduğundan, bu ayı oruç tutarak geçiren müminler sonra gelen Şevval ayının ilk üç gününü bayram olarak kutlamışlardır. Bundan dolayı bu bayrama Ramazan Bayramı veya bayramdan önce fitre verildiği için Fıtır Bayramı denilmiştir. Ülkemizde genellikle bayramda şeker, lokum ve tatlı ikramı yapılması eskiden beri gelen bir gelenektir. Bu gelenek sebebiyle bu bayrama Şeker Bayramı da denilmektedir. Ancak Hz. Peygamber(s.a.v.)’in dinle ilgili terim ve kavramların muhafazası konusunda hassasiyet göstermesi, bu şekilde bir adlandırmanın uygun olmadığını göstermektedir.
    “Bu günümüzde yapacağımız ilk şey namaz kılmaktır.” meâlindeki hadîse istinaden bayrama BAYRAM NAMAZI kılarak başlarız. Bayramlara önceden hazırlanılması, bu günlerde erken kalkılması, gusledilmesi, dişlerin fırçalanması, güzel kokular sürülmesi, temiz ve güzel elbiselerin giyilmesi, güler yüzlü olunması, namazdan önce Ramazan Bayramı’nda hurma vb. tatlı bir şey yenilmesi, namaza mümkünse yürüyerek gidilmesi ve dönüşte başka bir yolun kullanılması, çokça sadaka dağıtılması, fitrenin bayram namazından önce verilmesi menduptur. Ramazan Bayramı’nın birinci günü oruç tutmak haramdır.
      Bayram namazı; güneşin doğması ve bir miktar yükselip kerahat vaktinin çıkmasından sonra cemaatle kılınır. Zeval vaktinin girmesine kadar eda edilebilir. Mazeretleri sebebiyle ilk gün bayram namazını kılamayanlar ramazan bayramında ikinci gün, kurban bayramında ikinci ve üçüncü gün de kılabilirler. Cuma namazı kılması farz olan kişilerin bayram namazı kılmaları Hanefî Mezhebi’ne göre vaciptir. Şâfiîler’e göre ise üzerine beş vakit namaz farz olan her kadın ve erkeğin bayram namazı kılması sünnettir. Hanefî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerine göre bayram namazının cemaatle kılınması şart, Şâfiî Mezhebine göre ise sünnettir. Bu görüş farklılığı ilgili âyet ve hadîslerin farklı yorumlanmasından kaynaklanmaktadır. Bayram namazı da Cuma namazı gibi iki rekattır. Fakat diğer namazlardan daha fazla tekbirleri vardır.
      Ramazan ve Kurban Bayramı dışında Cuma gününün de Müslümanlar için haftalık bir bayram olduğunu belirtmek gerekir. Bir Hadîs-i Şerîf’te Cuma günü için “Şüphesiz bu, Allah’ın Müslümanlara tahsis ettiği bir bayram günüdür. Cuma’ya gelecek kimse yıkanmalı, varsa güzel koku sürünmelidir; ayrıca misvak kullanmanızı da tavsiye ederim.” denilmiştir.
      Bayram günlerinde İslâmî ölçüler içinde eğlenilmesi ve bazı oyunların oynanması caizdir. Ramazan Bayramı ülkemizde üç gün tatildir. Bazen bu tatil hafta sonu tatilleriyle birleşerek üç günden fazla olabilmektedir. Gurbetteki aile fertleri toplanmakta, hasret gidermektedirler. Ayrıca eş, dost, akraba ve komşular ziyaret edilmektedir. Mü’minler arasında kardeşlik bağını ve birlik ruhunu güçlendirmektedir. Hasta ve yaşlılar ihmal edilmemeli, ziyaret edilip hâl hatır sorulmalı, bir ihtiyaçları varsa giderilmelidir. Küçüklerin de büyüklerinin ellerini öpüp, bayram harçlıklarını almaları da bayramların güzel âdetlerindendir. Küskün olan Müslümanlar da barışmalı veya barıştırılmalıdır. Müslümanlar birbiriyle her zamankinden daha fazla kaynaşmalıdır.
      Başta Türkiye olmak üzere İslâm Ülkeleri ateş çemberindedir. Suriye, Filistin ve birçok İslâm halkları emperyalist batının savaş zulmü ve işkencesi altında inim inim inlemekte ve her gün yüzlerce, binlerce insan ya hayatını kaybetmekte ya da hasta ve sakat kalmaktadır. Uygar dünya da maalesef sadece seyirci kalmaktadır. Böyle hercümerc içinde ülkemiz seçime gitmektedir. Aziz vatandaşlarım lütfen her zamankinden fazla birlik ve beraberliğe ihtiyacımız var. Siyasi tartışmalarımızda birbirimize daha müsamahalı davranalım. Kırıcı, ayrıştırıcı, bölücü hareketlerden sakınalım. Birbirimize iftira, hakaret ve küfür yapmayalım. Karşılıklı saygı çerçevesinde fikirlerimizi savunalım. Birlik ve dirlik şuuru içinde hareket edelim. Kardeşliğimize halel getirmeyelim. Birbirimize karşı yumuşak ve merhametli, düşmanlarımıza karşı sert ve kuvvetli olalım.
      Bu duygu ve düşüncelerle Ramazan Bayramınızı en iyi dileklerimle kutlar, daha nice bayramlara kavuşmak dileğiyle Âlemlerin rabbi olan Allah (c.c.)’dan sağlık, selâmet ve mutluluklar dilerim.