2016'YA DAİR...
31 Ara 2016

İskandinav ülkelerinden birinde yaşayan medya mensubu arkadaşıma dert yanmış. 

Şehre yakın bir bölgede, otobanda, zincirleme trafik kazası olmuş, üç kişi hayatını kaybetmiş. Tv kanalları neredeyse bir hafta bölgeden canlı yayın yapmışlar. Düşündüm, bizde bu haberin kaç dakika hakkı olur? Sanırım 2 dakika, görüntüler çarpıcı ise belki 2,5 dakika. 

Gündemi baş döndürücü hızda değişen bir ülkeyiz biz. Yanı başımızdaki insanlık trajedisi, her gün değişen sınırlar ve ikiyüzlü uluslararası politika Türkiye'yi dünya gündeminin kritik aktörlerinden biri haline getirdi. İçine kapalı, dünyaya kayıtsız pasif Türkiye geride kaldı. Bu rol değişikliği, belki de aslına dönüş günlük yaşantımızı da değiştirdi. 

İbn Haldun'un sözü geliyor aklıma "coğrafya kader"dir. 

Zaten sık duyar olduk bu cümleyi. Coğrafyamız kaderimizi belirler oldu.

****

Bu zamanlarda yılın muhasebesini yapmak adettendir. 2016 zor bir yıl oldu evet, ama pek çok konuda farkındalığımızı arttıran bir yıl da oldu. Çocuklarımızı ihmal ettiğimizi fark ettik. Çocuk istismarı vakaları ve erken yaşta evliliklerle ilgili yaşanan krizler bu konuda daha fazla çalışmamız gerektiğini ortaya koydu. Çünkü çocuğu sevmek sadece başını okşamak, bakımını sağlamak değildir. Çocuklarımızı koruyabildiğimiz ölçüde seviyoruz. 

****

Bağdat bombalandığında dünyanın en eski el yazmalarının olduğu o kütüphane küle ve buluta döndüğünde içim yanmıştı. Sonra utandım, binlerce insan katledilirken bunu mu düşündüm diye? Aslında şehirdir insanın aynası. Bağdat’taki kadim hazinenin yağmalanıp tarumar olması, şahit olduğumuz asırda insanlığın ölümünün başlangıcıydı. İster birinci dünya savaşı deyin ister üçüncü dünya savaşı. Kadim bir medeniyetin yok oluşunu izliyoruz televizyonlardan. Medeniyetin incilerinden, kültürümüzün kalelerinden biriydi Halep. Bin yıllık yurdumuz kül oldu. 

****

Yıllar önce Cumhuriyet mitingleri zamanında ülkeyi terk ettim. Hadi dürüst olayım arkama bakmadan kaçtım. 28 Şubat'ın üstüne gelen kamusal alan tartışmaları umudumu tüketmişti memleketime dair. Yurtdışında yaşadığım dönem muhasebe acısından verimli olsa da duygusal açıdan kurak bir kış gibi olmuştu bana. 

Vatanın kıymeti yokluğunda vurur kafaya. Sürekli bir susuzluk hali yaşarsınız. 

Bu sene biz vatanımızla olan rabıtamızı tazeledik. 15 Temmuz gecesi yaşadıklarımız, hissettiklerimiz bir kere daha hatırlattı bize bu vatan bizimdir, bize emanettir. 

2016'nın acısı geride kalsın, hüznünü unutmayalım. Daha iyisini yapmak için derslerimizi almış olalım ki tekrar sınanmayalım. 

Bereket ve huzur getirsin 2017, 2016'yı aramayalım...