31 MART SEÇİM SONUÇLARI ÜZERİNE

Seçimler en sonunda tamamlandı. Başta İstanbul ve Ankara olmak üzere seçim kazanan bütün Belediye Başkanlarımızı tebrik ederim. Barış, huzur ve dayanışma içinde şehirlerimizi yönetmelerini bütün vatandaşlarım adına temenni ederim.

Bu seçimler öncesinde bana “Ne olur seçimler?” diye soranlara sürpriz sonuç bekleyin demiştim. Ankara ve İzmir seçimlerinde favoriler kazandı. Ama en büyük sürpriz İstanbul’da oldu. Gerçi anketlere baktığımızda üç aşağı beş yukarı bu tabloyu görüyorduk. Örneğin Adana, İzmir, Antalya, Ankara, Mersin’de Millet İttifakının kazanacağı söylenmişti. İstanbul ise kafa kafaya çıkıyordu. Nitekim seçim sonuçları da tıpkı anketlerdeki gibi tecelli etti. Bugüne kadar her seçim öncesinde anketler yaklaşık olarak sonucu tahmin etmekteydi. Bu sefer de öyle oldu.

Seçimlerin yorumu açısından ilk etapta kısaca söylenebilecek ana noktalar şunlardır:

Seçimlerin kaybedeni AK Parti’dir. Bu gidişatı 24 Haziran seçimleri sonrasında da yazmıştım ve onları uyarmıştım. Partinin kendine çeki düzen vermesi, söylemlerini ve örgütlenmesini gözden geçirmesi gerekir.
Seçimlerin bir kazananı CHP’dir. Yerelde İlçe Belediye Başkanlığı’ndan gelen çalışkan ve samimi isimlerle aday seçiminde hedefi on ikiden vurmuşlardır. Seçim süresince yapılan kırıcı olmayan ve herkesi kucaklayan propaganda yöntemi de etkili olmuştur. Özellikle İstanbul teşkilatının çok sıkı bir şekilde çalıştığını söyleyebiliriz.
 Seçimin başka bir kazananı da MHP’dir. Cumhur İttifakı ile hem Türkiye’yi siyasi bir istikrarsızlığa gitmekten alıkoymuş hem de AK Parti’de oy devşirmeye devam etmiştir. AK Parti ile yarıştıkları yerlerin çoğunda da seçimi kazanmıştır. MHP’nin oy desteği neyse, neredeyse onun üç misli kadar bir iktidar gücüne ulaşmıştır.
İyi Parti seçimin kaybedenlerindendir. Hiç il belediyesi alamamıştır. Milet İttifakının küçük ortağı olmakla kalmış ve kendi hanesine olumlu bir sonuç yazdıramamıştır.
Görünen o ki, Türk Milleti kavgacı bir dil istememektedir. Toplumu bölen gerginliklerden yana değil, toplumu kucaklayan, samimi ve güler yüzlü bir siyaset anlayışından yanadır. Kavgacı retoriğe devam eden, rakibini düşman ve vatan haini ilan eden siyasi partiler 2023’te büyük hezimete uğrayacaktır.
Bunun yanında Türk Milleti artık, kuvvetli lidere dayalı siyasetin yerini takım oyununa dayalı siyasetin alması gerektiği de bütün siyasi partilere söylemiştir. Bizim siyasi partilerimiz Hagi gibi, Alex gibi bir 10 numaraya dayalı top oynayan takımlara benzemektedir. Vatandaş ise artık yıldız isimlere dayalı değil, takım oyununa önem vermeleri gerektiğini siyasi partilere ihtar etmiştir.
Kuvvetli yürütme gücüne dayalı Başkanlık sistemlerinde merkezi ve yerel idarelerin farklı ellerde toplanması çok önemli bir mesajdır: Vatandaş AK Parti ve CHP’nin birlikte çalışmasını ve beraber kendisine hizmet sunmasını istemektedir. Yani vatandaş lafa değil icraata bakmak istediğini bildirmiştir.
Bu seçimlerin sonucunu etkileyen ana sebeplerden biri ekonomik sıkıntılardır. Özellikler büyük şehirlerde geniş aile bağlarının zayıflaması yüzünden dayanışmanın azalması ve bununla birlikte yaşam maliyetlerinin kırsala göre çok yüksek olması sebebiyle hayat pahalılığının etkisi çok daha yakıcı olmaktadır. Kırsal kesim ve taşra kasabalarında hala daha kendini döndüren mütevazı yaşamlar kurulabilmektedir. Aynı zamanda taşra kasabaları ve kırsal kesimde insanların beklentisi çok düşüktür. Öte yanda şehirli insanın yaşamdan beklentileri çok daha fazladır. Bu ise şehirdeki insanın elde ettiği yaşam standardının elde etmek istediği yaşam standardının çok altında olmasına yol açmıştır. Ekonomik krizle birlikte bu uçurum artmış ve bu da sandıklara büyük şehirlerde iktidar değişimi olarak yansımıştır.   
Türkiye nüfusu içinde yeni seçmen olan gençlerin hayata bakışı ve hayattan beklentileri ile iktidar partisinin eylem ve söylemleri de çelişmektedir. Orta yaş grubu seçmen içinde muhafazakâr AK Parti ve MHP daha çok tercih edilirken, genç nüfus içinde bu payları düşmektedir. Bunun sebebi, özellikle iktidar partisinin 1970’li yılların dili ile konuşmasıdır. Gençler bu dili anlamamakta, AK Parti de gençleri anlamamaktadır. AK Parti’nin siyasi propagandası gitgide yaşlanan bir kuşağa hitap etmektedir. 2023 seçimlerini bu genç seçmen kitlesine en iyi hitap eden parti kazanacaktır.
Kısaca söyleyeceklerim bunlar. Türk Milleti her seçim döneminde adeta “hassas terazi” ile ölçerek oyları dağıtmıştır. Her ne kadar bireysel bazda eğitimsizlik ve yoksulluk gibi sebeplerden her zaman en ideal kararı veremese de, Türk Milleti ortak karar vereceği vakit en doğru kararları vermektedir. Buna siyasetçi büyüklerimiz “Milletin İrfanı – Bilgeliği” adını verirler. Bütün seçimlerde dediğimiz gibi:

Vox populi, vox Dei! Halkın sözü, Hakk’ın sözüdür!