ABD, PKK/PYD'Yİ SATIYOR MU?

Faruk AKTAŞ 07 Eyl 2021

ABD'nin özellikle Irak ve Suriye'deki varlığı Türkiye'yi yakından ilgilendiriyor çünkü ABD'nin bu iki ülkedeki varlığı en çok PKK ve ona bağlı diğer terörist yapılara yönelik destek olarak tezahür ediyor.

Afganistan’daki gelişmeler ABD’nin yakın zamanda Ortadoğu’dan da çekilebileceğine yönelik tartışmaları alevlendirdi.

ABD’nin özellikle Irak ve Suriye’deki varlığı Türkiye’yi yakından ilgilendiriyor çünkü ABD’nin bu iki ülkedeki varlığı en çok PKK ve ona bağlı diğer terörist yapılara yönelik destek olarak tezahür ediyor.

O nedenle Afganistan örneği ABD’nin himayesindeki bu terörist yapıları ciddi bir endişeye sevk ederken Türkiye de gelişmeleri yakından takip ediyor.

Bu anlamda geçtiğimiz hafta içinde biri ABD’nin önde gelen gazetelerinden Washington Post diğeri ise Erbil merkezli Basnews gazetesinde iki önemli haber yayımlandı.

Her iki haberde yer alan bilgiler ve açıklamalar birleştirildiğinde bu yazının başlığına konu olan gelişmelerin ipuçları seziliyor.

Afganistan örneğinin Irak ve Suriye’deki etkilerini konu alan Washington Post’un haberinde, özellikle Suriye’de ABD’nin himayesinde DEAŞ ile mücadele adı altında geliştirilip büyütülen, esasında Türkiye’ye karşı bir tehdit unsuru olarak kullanılmak üzere desteklenen PKK’nın bu ülkedeki kolu PYD/YPG’nin durumuna dikkat çekiliyordu.

Gazetenin Bağdat Büro Şefi Louisa Luveluck imzalı haberde, “Afganistan'daki tablo Kürtler açısından hiçbir kazanımın garanti altında olmadığı kuşkusunu besliyor”, “Afganistan'ın çöküşü, müttefiklerinin ABD'nin diğer cephelerdeki kararlılığını sorgulamaya sevk ediyor” ifadeleriyle PYD/YPG’nin bu konudaki endişelerine yer veriliyordu.

PKK’nın Suriye’deki silahlı gücü YPG’nin omurgasını oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG) adlı terör yapılanmasının başındaki isim olan Mazlum Kobani kod adlı Ferhat Abdi Şahin’in açıklamalarına da yer verilen haberde, “Abdi Şahin’in ABD’nin gelecekte Suriye’deki varlığı konusunda temkinli ama iyimser” olduğu dile getiriliyordu.

Afganistan’daki çekilmenin ardından ABD’li yetkililerin kendileriyle görüştüğünü ifade eden terör örgütü yöneticisi Abdi Şahin, “Önümüzdeki birkaç yıla dair ne beklediği” yönündeki soruya, “ABD'nin askerlerini teröristlerle savaşmak için burada istediğini biliyorum, ancak Suriye krizine bir çözüm bulununcaya kadar kalmaları gerekiyor. Eğer bunu başarabilirsek o zaman gelecek bir bakıma olumlu olacak” şeklinde bir yanıt vermiş.

Bu ifadeler, Luveluck’un haberinde dile getirdiği “temkinli ancak iyimser”likten çok derin bir endişeyi yansıtıyor.

Bu endişenin nedeni ise Basnews gazetesinin bir haberinde ortaya çıkıyor.

“ABD heyeti, Ankara'nın şartını SDG’ye bildirdi: PKK çıkmalı” başlıklı haber, Abdi Şahin’in Washington Post’a yaptığı açıklamada teyit ettiği ancak içeriğine pek girmediği görüşmeyi konu alıyor.

Basnews’in ismini vermediği bir kaynağına dayandırdığı haberinde, “ABD’li yetkililer, SDG’ye DEAŞ ile mücadelede kendilerine destek olmaya devam edeceklerini ancak Türkiye ile SDG arasındaki çatışmalarda taraf olmayacaklarını net bir şekilde iletti” ifadelerine yer verildi.

Haberde, Türkiye’nin Suriye’nin kuzey ve kuzeydoğusuna yönelik askeri operasyonlar düzenlemeyeceğine dair garanti verdiği iddia edilirken Türkiye’nin buna karşılık, “PKK yönetim ve kadrosunun bu bölgeden çıkmasını şart” koştuğu da vurgulandı.

Basnews’in haberindeki iddialar doğruysa, ABD’li yetkililerin terör örgütü SDG’den önce Türk yetkililerle görüştüğü, Türkiye’den Suriye’nin kuzey ve kuzey doğusuna yönelik operasyon yapmamasını istediği, Türkiye’nin ise söz konusu bölgede PKK yönetici ve kadroları oldukça operasyonlara devam edeceğini net bir şekilde aktardığı anlaşılıyor.

O nedenle ABD’li yetkililerin, Abdi Şahin’in de teyit ettiği görüşmede hem SDG’den buradaki PKK yönetici ve kadrolarının çıkarılmasını istedikleri hem de Türkiye’nin olası operasyonları karşısında kendilerini korumayacaklarını aktardıkları görülüyor.

Bu durum, ABD’nin bugüne kadar “Suriye’deki müttefikim” dediği binlerce TIR dolusu askeri malzeme desteği sağladığı PYD ve onun silahlı birimlerine yönelik ciddi bir tavır değişikliğini gösteriyor.

Washington Post’un haberine konu olan ve terör örgütü SDG’nin başındaki terörist Ferhat Abdi Şahin’i de ciddi endişeye sevk eden süreç başlamış gibi.

ABD’nin PKK/PYD yaklaşımında böyle bir değişikliğe gitmesi Suriye’de kartların yeniden karılmasına yol açacağı gibi Ankara-Washington ilişkilerinde de yeni bir sürecin işareti olabilir.