ADANA'YA GİDEK Mİ? KEBABINDAN YİYEK Mİ?

Serpin ALPARSLAN 06 Şub 2019

Adana denilince aklınıza ne gelir?

Uzaktan tanıyanlar kebabından bahseder, ancak yaklaştıkça hikayeler bitmez, ama en ilginç haberlere bakıldığında Adana, Türkiye’nin zirvesini şu ana kadar kimseye kaptırmamış.

Geçtiğimiz yıllarda Güneş’e ateş eden adamı ilk Adana haberlerinde duymuş, kamyonetin damperine yapılan havuzu ilk Adana’dan görmüşsünüzdür. Ayrıca adliye koridorlarından kral gibi de çıkabilirsiniz veya ‘kardeş noluyor’a da dönebilirsiniz.

İklime gelince Akdeniz iklimi taşır yazları sıcak kışları ılık ve yağışlı geçer, yıllık ortalama 74 günü yağışlı geçer. 

Çukurova’ya denizden ve Toroslardan hava akımı olması dolayısıyla yüksek basınca maruz kalması ve havanın nemle yüklü oluşu yükselemez sonuç olarak istenilen noktaya ulaşamaz. İşte bu yüzden geçtiğimiz yıllarda hiç yağış olmadığı zamanlar da olmuş.

Konu elbette Adana’nın havasının veya tarım alanlarının analizi değil.

Demografik dağılımı veya insani davranış şekli hiç değil.

Adana konusu geçtiğimiz çarşamba günü Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın Putin görüşmesinde Adana Mutabakatı’nı hatırlatmasına dayalı.  

Türkiye ile Suriye arasındaki PKK Lideri Öcalan krizinin ardından 1998 yılında imzalanan Adana Mutabakatı’nda iki ülke, PKK liderinin ülkeden çıkarılması, Suriye’deki PKK kamplarının kapatılması konusunda anlaşmakla birlikte PKK ve uzantılarının topraklarındaki tüm faaliyetlerini 5 madde ile yasaklamıştı.

Ancak 1998 yılında Adana Mutabakatı’nda yer alan Suriye’ye 5 km içeri girme hakkı tanırken, 2011 yılında hazırlanan Ankara Anlaşması’nda bu önemli madde gözden kaçırılmış.

Bu anlaşmayı düzenleyenler düşünecek elbette ama bugün bu madde ile Suriye'deki alınmış hakları tekrar konuşuyor olacağız. 

Bana kalırsa Suriye Türkiye ilişkileri normalleşme sürecine doğru ilerleyecek ve en azından alt düzeyde bürokratik görüşmelerin olacağı aşikar. 

Neyse,

Putin’in Adana Mutabakatı’ndaki sır bence Adana kebabının yanı sıra narenciye, limon, domatesler ile ipekli ürünlerin hakkının olduğu doğrudur.