​AL BAB – THE KAPI

Vehbi BAYSAN 26 Kas 2016

Arapçada KAPI anlamına gelen bu kasaba, tarafların tam da KAPIya dayandığı bir merkez haline geldi.

Suriye’de üç aydan fazladır süren operasyonlar en sonunda geldi, bir kapıya – yerel adıyla El Bab’a dayandı.

El Bab sınırımızdan 26 km uzakta kendi halinde bir kasabayken geldi, gündeme oturdu. Arapçada KAPI anlamına gelen bu kasaba, tarafların tam da KAPIya dayandığı bir merkez haline geldi.

Suriye’nin ikinci büyük şehri Halep’in 36 km kuzey doğusundaki El Bab, iki buçuk yıldır DAİŞ kontrolünde. Aynı hat üzerindeki Menbiç’in Suriye Demokratik Güçleri’nin eline geçmesinden bu yana stratejik önemi giderek arttı. 

Hatırlayalım, PYD-YPG oluşumunun bölgede alan kazanmasına şiddetle karşı çıkan Türkiye’nin tepkilerini bertaraf etmek üzere yeniden yapılanan PYD yanına bazı Arap unsurları da alarak Suriye Demokratik Güçleri adı altında bölgede etkinliğini arttırmaya başlamıştı.

Bunun üzerine, geçtiğimiz ağustos ayında Türk birlikleri sınır ötesi harekata başladı. 

İlk olarak, Halep dahiline ve kırsalına sıkışmış olan ve bitmek bilmez Rus ile Rejim hava bombardımanı altında varlık mücadelesi veren muhalifler için güvenli koridor oluşturulup çıkışları sağlandı. Bu unsurlar daha sonra Özgür Suriye Ordusu şemsiyesi altında birleştirildi ve Türk ordusunun desteği, lojistiği altında bölgede hızlı stratejik kazanımlar elde etti. Sınıra yakın pek çok köy ve kasaba bu harekatlar dahilinde DAİŞ’ten temizlendi.

Unutmayalım, Suriye’de yıllardır devam eden asimetrik bir savaşın ortasında başarıyla görevlerini yapmaya çalışan Türk ordusu subay ve askerleri pek çok yönden ‘açık tehdide’ maruz bulunmaktadırlar.

Öncelikle, DAİŞ gibi modern zamanların en tehlikeli terör örgütlerinden biri ile yakın temasa geçilmiştir. Bu örgüt, hiç de hafife alınmaması gereken, operasyonel gücünü global seviyede kanıtlamış bir yapıdır.

İkinci olarak, Suriye Demokratik Güçleri bölgedeki alan etkinliğini ve kontrolünü arttırıp geleceğe yönelik planlarını hayata geçirmek için her fırsatı hayata geçirme çabası içindedir.

Üçüncü olarak, rejim kendi içinde farklı görüşlerin birbiriyle sürekli çarpıştığı ve konsensüsün zorlukla sağlanabildiği bir alan haline geldi. Suriye’nin kuzeyinde kurulması muhtemel bir Kürt yapılanmasının Türk tarafından engellenmesini pragmatik olarak memnuniyetle karşılayanlar ile Suriye toprakları içinde herhangi bir yabancı gücün varlığını reddeden gurup devamlı çatışma halinde. Artık kendi ayakları üzerinde durabileceğine inanan bu rejim taraftarları Rusya’nın operasyonlara katılmamasını, İran’ın çekilmesini talep ediyor. Bu kanat, Türkiye’nin Suriye sınırları içindeki varlığından rahatsız ve bunu her ortamda dile getiriyor.

İlginç bir durumla karşı karşıyayız:

1- El Bab’ın dört kilometre kuzeydoğusuna kadar yaklaşmış olan Suriye Demokratik Güçleri kenti biran önce ele geçirip bölgede üstünlük sağlayıp elini güçlendirmek istiyor. Ayrıca, yeni başkanın bölgede uygulayacağı siyasetin bilinmezliğinin ezici baskısı altında ABD’nin desteğinin devamını garantilemek üzere DAİŞ ile nasıl başarılı şekilde mücadele ettiklerini gösterme niyetinde. Üstelik bunu hayatta kalma stratejilerinin en önemli unsuru olarak görüyorlar.

Ayrıca, El Bab’ı Özgür Suriye Ordusu veya rejim güçleri ele geçirirse Menbiç’te tutunmalarının zor olacağını da hesaplıyorlar.

2- El Bab’ın dört kilometre kuzey batısına kadar yaklaşmış olan Türkiye desteğindeki Özgür Suriye Ordusu, şehri biran önce DAİŞ’ten temizleyip ele geçirmek ve Menbiç’e ilerleyişini hızlandırıp garanti altına almak istiyor. Böylece, Suriye Demokratik Güçleri adı altında yapılanmış Kürtleri Menbiç’ten çıkarıp Fırat’ın batısındaki hakimiyetlerini kırmayı başarmış olacaklar. Diğer yönden, 44 kilometrelik Halep yolunun kontrolünü sağlayarak rejim güçlerinin hareket serbestisini engellemiş olacaklar. Bir diğer kazanım da, Türkiye’nin ABD’ye yaptığı Rakka’ya birlikte girelim teklifinin çok daha ‘reddedilemeyecek’ raddeye gelmesi.

3- El Bab’ın  iki kilometre güney doğusuna kadar yaklaşmış olan rejim, kenti biran önce DAİŞ’ten temizleyip ele geçirmek istiyor. Böylece, Kürtlerin bölgede gittikçe artan gücünü kırıp, Özgür Suriye Ordusu’nun kenti ele geçirdikten sonra Halep cihetine yönelip kenti kuşatmasını ve muhalifleri elinin güçlenmesini önlemeye çalışıyor.

Son söz: O KAPI’dan ilk giren sonucu belirlemeyecek elbet. Maharet El Bab’ı uzun süre elde tutabilmek ve bölge politikalarında dominant stratejiler geliştirmek.