ALT YAZILAR

Aslı SERTDEMİR 27 Haz 2020

6 yıllık evliliklerinde haklarında çıkmayan dedikodu kalmadı.

6 yıllık evliliklerinde haklarında çıkmayan dedikodu kalmadı. Bir dönem “Kenan Doğulu, Beren Saat’i aldattı!” diye herkes yazdı, çizdi. “Beren Saat, DJ sevgilisi ile tatilde!” haberleri çarşaf çarşaf yazıldı. Beren’in sosyal medya hesabından yazdıkları ise bambaşka dedikodulara sebep oldu. Sorulan sorulara da hiçbir açıklama yapmadılar. Bu evliliğe kesin biter gözüyle bakıyorken, ters köşe yapıp boşanmadılar.  Tüm kış sular durulmuş, her şey yolundaymış görünüyordu. Bu çifti neredeyse unutmuştuk ki... Beren, yine Instagram’dan kendilerini hatırlattı. Kenan Doğulu ile beraber olduğu fotoğrafı paylaştı. Ve altına da eşinin doğum gününü kutlayan çok manidar bir yazı yazdı. Tabi ki bu paylaşım bir yerden sonra amacından çıktı. Kenan’ın doğum günü unutulup, fotoğraftaki mutlu mesut çifte maşallah mesajları yağdı. Cemi cümlenin bayram coşkusunda yorumladığı yazıyı okudum. Fotoğrafa uzun uzun baktım. Sanırım bir ben olumsuz algıladım. Maalesef şu ara çıkan haberler de olumlu değil. Bana göre o yazıda; “Çok şey denedik, çok şey olduk. Ama evliliği beceremedik!” deyip, kadın açık açık veda etmişti.    

Bu yıl da unutmadık!

Bir dizi düşünün ki replikleri 10 yıl sonra bile dillerde olsun. Dizideki oyuncular, geçen onca yıla rağmen hala oynadıkları karakterlerin adı ile konuşuluyor olsun. Tekrarlarının tekrarları bile reytinglerde sıralamaya giriyor olsun. Muazzam bir başarı. Halit Ziya Uşaklıgil’in yazdığı Aşk-ı Memnu, ilk 1975 yılında TRT de dizisi yapılmış. 6 bölüm çekilen dizinin başrollerini Müjde Ar, Salih Güney, Itır Esen ve Neriman Köksal paylaşmış. 1975’te de çok ses getirmiş ve sevilmiş. Yıl 2010 ve aynı dizi bu kez Kanal D’de Beren Saat, Hazal Kaya, Kıvanç Tatlıtuğ ve Nebahat Çehre ile çekiliyor. Ve yıllarca sürecek bir “Ziyagil” akımı başlamış oluyor. Aradan geçen zamana rağmen hiçbir karesi hafızalardan silinmeyen dizi, sosyal medyada sık sık gündeme düşüyor. Geçtiğimiz perşembe günü Bihter Ziyagil’in ölüm yıl dönümü yine unutulmamış. Birçok kişi Instagram’da paylaşmış. Vefat edip bir asır unutulmaması gereken onca insan varken, bir dizi karakterini her yıl mütemadiyen unutulmayışı trajikomik. Bihter Ziyagi’lin ölüm yıl dönümü unutmayıp, bana da yazdıranlara selam olsun.

Korkudan korkmadan

Erkek arkadaşına, eşine korku filmi seyrettirebilen kadınlara hayranlıkla bakıyorum. Ben daha korku filmi seven bir erkekle tanışmadım. Hepsi tek hocadan eğitim almış gibi bir aynı cevabı veriyorlar ya bi de “Korkmuyorum da sevmiyorum. Bana saçma geliyor.” İfrit oluyorum! Bal gibi de korkuyorsun, neyse…

Esas konum onların korkması ya da sevmemeleri değil. İşin aslı astarı; bizim korkmamamız, sevmemiz tuhaf. Ya da bu korkudan keyif almamız. Sado, mazo eğilimli olarak doğuyoruz da haberimiz mi yok? Gerçek hayat kadınlara zaten bu kadar zorken. Tehlike, gündelik yaşamımızda kol geziyorken. Evde eş deyip, zamanında sevip koyunumuza aldığımız adamın, gün gelip baltalı katilimiz olma ihtimali varken. Neden bir de keyif diye kendi seçeneğimizle korkmayı tercih ediyoruz ki?