ARTIK KIRMIZI ALARM!

Diyorum ya çember daralmıyor artık, çember kapandı ve biz de arasında sıkışıp kaldık. Siz yine de maske, mesafe, hijyen kurallarına lütfen dikkat edin.

Son dört gündür aldığım vefat haberlerinin bu sefer gerçekten de çemberin daraldığını değil tamamen kapandığını gösteriyor. Tam bir senedir uyarılara, çabalara rağmen yapamadık başaramadık. Halbuki biz Türk halkı olarak başarmak için sadece istememiz yeterliydi. Virüsün bizden daha inatçı çıkmasına ben anlam veremiyorum. Bu süreci hala negatif geçiren sayılı insanlardanım ama artık o kadar çok korkuyorum, öksürsem, başım ağrısa, kaslarım ağrısa eyvah bana da bulaştı diye psikolojik olarak yataklara düşüyorum. Sayılar her gün daha da artıyor, vefat haberlerini artık en yakınlarımızdan alıyoruz. Sosyal medyada on kişiden sekizi hastanede gözetim altında. Bu sürecin bu kadar zorlu bu kadar kayıp ile geçeceğini söyleseler asla ama asla inanmazdım.

4 gün önce babamın kimi zaman sağ kolu, evimizin abisi, artık ailemizden biri olan gazeteci-oyuncu Muharrem Erdemir’in vefat haberiyle ne kadar üzüldüğümü burada kelimeler ile anlatamam. 15 yıldır acı, mutlu her anımızda yanımızda, bizimleydi. Ve daha da üzücüsü Muharrem abimin değerli eşi hala yoğun bakımdaymış. Umarım ondan da üzücü bir haber almayız ve bir an önce sağlığına kavuşur. Ama eşini o kadar çok seviyordu ki onun için ne zor bir haber olacak tahmin bile edemiyorum.

3 gün önce de çok değerli iki sanatçı, Türk Müziğinin değerli isimlerinden Zeki Çetin ve Türk Pop müziğinin değerli müzisyenlerinden Levent Altındağ’ı kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz.

Ve son olarak dün Müjde Ar’ın kardeşi oyuncu Mehtap Ar’ı da kaybetmemizin üzüntüsü artık psikolojik olarak çok zorlamaya başladı. Her gün başka üzücü bir haber ekleniyor. Diyorum ya çember daralmıyor artık, çember kapandı ve biz de arasında sıkışıp kaldık. Siz yine de maske, mesafe, hijyen kurallarına lütfen dikkat edin.