ASİL/VEKİL PROBLEMİ

Yusuf DİNÇ 21 Tem 2020

Cari kapitalist düzende bunun birçok örneği mevcuttur.

Asil vekil problemi finans teorisi perspektifinden yöneticilerin kendi menfaatlerini ortakların menfaatlerinin önüne almalarıdır. Yöneticilerin menfaati genel olarak şirket performansının bir şekilde iyi olduğu algısı yaratmalarıyla temin edilir ve bunun üzerinden tanımlanır. Kısaca vekil problemi, firma performansı üzerine manipülatif algı oluşturulması durumudur.

Cari kapitalist düzende bunun birçok örneği mevcuttur. Mesela bankaların bankacılık hizmet gelirleri üzerinden karlılık sağmak için askerdeki oğluna 150 TL havale yapmak isteyen teyzecağızlardan 15 TL işlem komisyonu alınması gibi…

Türkiye’nin en güçlü ailelerinin ortak olduğu bu bankaların yöneticilerinin ana faaliyetten değil de yandan/kenardan ortağa sempatik görünmek üzere kahreden uygulamalarla kar devşirmeleri kendi koltuklarını sağlama alırken ortakların profiline akkor biçiminde zarar vermektedir. (Bu örnekte vebalden bahsetmek biraz zordur zira bu ortakların çoğunun da en az yöneticileri kadar kapitalist bir profil sergiledikleri bilinmektedir. Hatta bazılarının profillerine gelebilecek bu tür zararı fayda gibi görebilecekleri ihtimal dışında değildir. Gene de çoğu özünde iyi insanlardır.)

Aslında bu bir vekil problemidir ve gerçekte olan iyi performanstan çok uzun vadede ortağın imaj kaybıdır.

Yöneticilerin temettü alıp personelin kapsam dışında tutulduğu başkaca örnekler de benzer tecrübelerdendir.

İslam iktisat düşüncesi zaviyesindense vekil problemini iki boyutlu düşünmek gerekir. Biraz öncekiler ve birçok başka örnekte asıl muhatabın ıskaladığı vebal altında kalma hali İslam iktisat düşüncesinde vekil probleminin yarattığı asıl sorundur. İnsanlar indinde vekil faaliyetlerinin, asilin şahsiyeti üzerindeki olumsuz etkileri kapitalist finans teorisi içinde tartışmaya kapalıdır. Fakat İslam iktisat düşüncesi içinde bu gerçek bir sorundur. Vekilin faaliyetlerinin işletmenin çevresi üzerindeki etkileri ve bunun kapitalist güdüler yerine değerler sistemini benimsemiş ortakların akıbet üzerindeki belirleyiciliği en büyük meseledir. Vekilin faaliyetleri asili verilemez bir hesapla karşı karşıya bırakmamalıdır. Vekil problemini bu yaklaşımla yeniden düşünmek gerekir.

Profesyonel yaşantımda “biz sizden kar beklemiyoruz, işinizi faizsiz yapın yeter” diyen örnekler olduğunu da gördüm. Bu ifade bugünün standartlarının çok üzerinde asil bir duruş ortaya koymaktadır. Ancak bu tür bir duruş her zaman yukarıdan aşağı gelen bir yaklaşımdır denemez gene de çokları böyledir.

İnsani bir duruş ortaya koyanlara karşı vekillerinse:

“İşimizi helalinden, insanlara fayda üretecek şekilde yapalım. Ne kendimizi ne de temsil ettiklerimizi vebal altında bırakmayalım.” deme olgunluğunu göstermeleri gerekir.