ASLINA RÜCU…

Aslı SERTDEMİR 22 Haz 2019

Ne üzüldüm Zerrin Özer'e, kadının yüzü bi gülmedi gitti. İlişkilerinde bahtsızlık peşini bırakmadı.

Onunla ilgili son haber, ilk kalp kırgınlığı değil. Zerrin Özer yıllar önce de evlendi. Daha bir yıl dolmadan yanlış bir karar verdiğini anlayıp ayrıldı. Aradan geçen yıllar yaralarını sardı ve tekrar aşık oldu. İkinci kez evlilik kararı aldı. Ama o da birkaç yıl sonra bitti. Sonra da onu uzun bir süre kimse ile duymadık, görmedik. Ta ki göz yaşları içinde rahmetli Kerim Tekin için “Bizim yaşadığımız aşktan öteydi.” diyene kadar. Aşk defterini kapattı diye baktığımız Zerrin Özer birkaç gün önce herkesi şaşırttı, evlendi. Haberi ilk okuduğumda sevindim, sonunda kadının yüzü güldü dedim. Nerdeee? Yetmemiş çektikleri. Daha 24 saat dolmadan adamın ne kadar kirli çamaşırı varsa döküldü. Adamın pislikleri boyunu aşmış, boğulurken Zerrin’e tutunmuş meğer. Murat Akıncı daha kendini bile savunamadan Özer’den jet hızıyla boşanıyorum açıklaması geldi. Hoş, ne diyecek ki bunca söylenene? Tüm bunlara iftira dese, konuşanlar bir değil iki değil. “Onlar geçmişimde kaldı, ben çok değiştim.” dese, kimse değişmez Murat, sadece ortamına göre rol yapar. Kimi rolünü iyi oynar uzun sürer sahnesi kimi kötü oynar. Yani saklayamazsın ne olduğunu, önü sonu çıkar gerçek yüzün. Ve sonunda aldığın ahla hep ait olduğun topraklara geri dönersin.  

Geçmişin yüzü suyu hürmetine

Geçmişte “En beğendiğiniz manken kim?” sorusuna hiç tereddüt etmeden Deniz Akkaya cevabını verirdim. Podyuma yakışır, kıyafeti çok iyi taşırdı. Özel hayatındaki çalkantı bile gözümden düşürmeyi başaramamıştı. Mankenliği bıraktığını duyduğumda “Yazık erken bıraktı.” diyenlerdenim. Deniz akıllı kadın, emekli olup köşesine çekilmez. Yeni bir kariyer planı vardır. İsmini daha uzun süre duyarız diye düşünüyordum. Ne düşünüyorsun ne oluyor? Hayat! Kadın geçmişini unuttu. Vasıfsız, sosyal medyada ona buna sataşıp, garip görüntüler paylaşan fenomenlere özendi. Pencere demirlerine yapışmış Mukaddes Teyze gibi önüne gelene cevap veriyor. Çoğunluğun muhatap bile olmayacağı kişilere laf sokup, ortam kızıştırıyor. Sürekli öfkeli, mutsuz. Paylaştığı fotoğraflar beğenilmeyip olumsuz yorum yazdığında… Vay söyleyenin haline. Kapat o zaman yoruma, yok onu da yapmıyor. Geçenlerde yine bir video paylaşmış. Gözlerime inanamadım! Başta şu yüzü şekilden şekle sokan instagram programlarından birini kullanmış sandım. Tövbeler olsun, cin çarpmış gibi. Yanakları içerden ısırmış, dudağını elektrik süpürgesine kaptırmış gibi. Estetiğe hiç karşı olmayan ben bile estetikten soğudum. Bu arada havuz başında dans ediyor ama müzik yok. Mayolu ama suratında sahne makyajı. Biri beni silahla zorlasa o videoyu çekip yayınlamam. Neyin isyanı bu? Sana ne oldu Deniz? Lütfen geri dön henüz çok geç kalmış sayılmazsın…

 Teknoloji adabı

İstinye’de uzun zamandır görmediğim arkadaşımla karşılaştım. Ayaküstü sohbet edemediğimiz için cuma günü akşam yemeği için randevulaştık. Sözleştiğimiz gibi buluştuk. Aradan geçen zaman uzun olunca anlatacaklarda birikmiş. Arada siparişlerimizi verdik. Biz konuşurken masaya yemekler gelmeye başladı. Eline telefonunu alan arkadaşım gelen her tabağın fotoğrafını çekti. Tekrar sohbet edelim diye işlerinin nasıl gittiğini sordum, dudağını büzüp selfi çektiği için cevap veremedi. Sonra birden masa alev almış gibi telaşla garsonu çağırdı. Telefonunu adamın eline tutuşturup bizi çekmesini istedi. Garsonun çektiği 2671 pozdan sonunda birini beğendi. Ama bitmedi photoshop da yapmalıymış. 28 dakika sonra yüz nakli yaptığı fotoğrafa inanamadım. İşin aslını astarını bilmesem Victoria Secret modellerini kıskandıracak bir kızla yemek yediğime yemin ederdim. Benim acınası çirkinliğimden bahsetmeyeceğim. Artık biliyordum, sırada beğenenler ve yorumlar vardı. Dayanamadım, çaktırmadan hesabı istedim. 4 saatlik işkencemin sonuna geldim. “Ayy çok güzel vakit geçirdik. En kısa zamanda lütfen tekrar yapalım.” dedi. Hiç üstüme alınmadım.