BAŞKAN'A AYAR

Cemil Usta Sezonu'nun ilk yarısı salimen tamamlanıp devre arasına girildiğinde ise hiç beklenmedik bir açıklama ile Başkan Mustafa Cengiz pişmiş aşa su kattı.

Bu hikâyenin başlangıcı için çok değil, 23 Kasım 2019’a kadar filmi geri sarıp yaşananları şöyle bir hatırlayalım hep beraber;

Seyrantepe’de Galatasaray’ın İBFK/Başakşehir’e 1-0 yenildiği maçın sonucundan çok, isimleri Galatasaray ile özdeşleşmiş iki figürün aralarındaki sorunlu geçmişi geride bırakıp yeni ufuklara yelken açmalarına şahitlik etmiştik o gün. Emparatorê ile evlâd-ı manevisi Arda’nın maçtan önceki el öpme-el öptürme töreni ile –âdetâ- orta çağ kapanmış yeni bir çağ başlamıştı.

İBFK/Başakşehir’in Başkanı Göksel Gümüşdağ da bu flörte sessiz kalamamış, “Arda istiyorsa kolaylık sağlarız” mealinde bir açıklama ile ocağı harlamıştı.

Cemil Usta Sezonu’nun ilk yarısı salimen tamamlanıp devre arasına girildiğinde ise hiç beklenmedik bir açıklama ile Başkan Mustafa Cengiz pişmiş aşa su kattı. “Geçmişe değil geleceğe yatırım yapmayı öncelik olarak görüyoruz ve Arda Turan bizim transfer gündemimizde bulunmuyor.” deyiverdi.

Yeni yıl, devre arası, hazırlık kampı vs. derken sabah oldu erken. Geçtiğimiz Pazar akşamüzeri Fatih Hoca, Florya Tesislerinde basın mensubu arkadaşlarımızla yaptığı sohbet toplantısı sırasında Arda Turan transferi hakkında Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz’in açıklamalarına karşılık olarak ; “Ben olsam öyle söylemezdim, o cümleyi o şekilde kullanmazdım, Galatasaray’a hizmet etmişse altyapıdan da yetişmişse ve hele de Galatasaray’a para kazandırarak gitmişse o cümleleri kurmaktan imtina ederdim.” diyerek hepimizin önünde Galatasaray’ın kongresi tarafından seçilmiş başkanını “çırak çıkardı”.

Halk arasında biz bu yapılana “ayar vermek-ayar çekmek” diyoruz. Genelde üstten asta doğru veya bilemediniz eşitler arasında yaşanması sık görülen bir olgu olmakla birlikte nadiren de olsa bu örnek olayda olduğu gibi (Ünal Aysal’ın deyimiyle Eleman ile İşveren arasında da) olabiliyor.

Sosyal medyaya bakacak olursak Galatasaray Camiası bu açıklama ile ikiye bölünmüş durumda. Bir tarafta Başkancılar diğer yanda Terimciler saflarını seçmiş, gardlarını almışlar. Bundan önce de Fatih Terim bu türden çıkışlarla sağa sola bolca ayar verirdi. Gündemi değiştirmek veya taraftarı konsolide etmek için gerekli gördüğü durumlarda gözüne kestirdiği “hedef”e salvolar sallardı. Bu hedef bazen bir hakem, bazen TFF Başkanı, bazen rakip bir kulüp başkanı ve hatta bazen de UEFA/FIFA’dan birileri bile olabilirdi. Bu sefer kendi başkanını -yani patronunu- hedefe oturtup “ayarı verince” Florya’dan el bombasının pimini çekip Seyrantepe’deki kulüp binasına doğru sallamış oldu.

Henri Onyekuru ve Marcelo Saracchi transferleri ile İstanbullu rakiplerinden bir adım öne geçen Galatasaray’da taraftarlar sezonun ikinci yarılarında takımın gösterdiği performansa güveniyor. Galatasaray takımının Arap Atı gibi geç açıldığı söylenegelir eskiden beri. Bundan önceki şampiyonluklarda -genellikle- ilk yarılarda alınan puanlardan daha fazlası alınırdı ikinci yarılarda. Bu sene de öyle olması için yeterli ve gerekli şartlar Yönetim tarafından sağlanıyor.

Hal böyle olunca Fatih Terim ile Mustafa Cengiz arasında yaşanan gerilimde bakalım nasıl bir orta yol bulunacak? Kim vitesi “R” ye alacak ve bu durum şimdilik halının altına süpürülecek. Yoksa Mekteb-i Sultanî geleneklerine uygun olarak Camianın “Ağır Abiler”i duruma vaziyet edip Fatih Hoca’ya yol vermeye cesaret edebilecekler mi? Dere geçerken at değiştirebilecekler mi? Bekleyelim görelim?

Hepimize güzel bir hafta dileklerimizle.