BEŞİKTAŞ RUHU "İSTANBUL'DAN BÜYÜKTÜR.."

Yaşar İÇEN 06 Haz 2022

Alanında çok başarılı cerrah dostumla hastası olduğu futbol üzerine sohbet ederken "Beşiktaş Ruhu'na sahip olanların sosyal-entelektüel-kendini kaybetmeyen duyarlı duruşu ve tavrı her yerde fazlasıyla görülüyor" diyerek gösterdiği takdiri "zihnimin övünç tablosuna" anında iliştirmiştim…

Alanında çok başarılı cerrah dostumla hastası olduğu futbol üzerine sohbet ederken “Beşiktaş Ruhu’na sahip olanların sosyal-entelektüel-kendini kaybetmeyen duyarlı duruşu ve tavrı her yerde fazlasıyla görülüyor” diyerek gösterdiği takdiri “zihnimin övünç tablosuna” anında iliştirmiştim…

Hemen sonra gelen; “Beşiktaş İstanbul’dan büyüktür” cümlesini de ekrandan işitince “Allah Allah” diyerek yüzümde bir tebessüm belirdi… Ne güzel bir cümleydi tıpkı dostumun övgüleri gibi; Beşiktaş İstanbul’dan büyüktür…

Ve “bize her gün Beşiktaş” mevsimine girdik sanırım diyerek konuşmanın devamını dinlemek için Başkan Ahmet Nur Çebi’ye kulak vermiştim…

O gün kürsüden konuşan Beşiktaş Kulüp Başkanı Ahmet Nur Çebi, yıllardır yüreğimizden dilimize dökülen tüm sitem cümlelerini tek tek sıralıyordu… Konuşmasında zikrettiği “Beşiktaş İstanbul’dan büyüktür” vurgusu ise tam ilhamlıktı…

Bu ilhamla anında şu paylaşımı yaptım; “Sevgili Ahmet Nur Çebi Zor Bir Zamanda Beşiktaş’ı Emanet Aldınız… Biz Sülale Boyu Beşiktaşlılar Olarak Sizi Pek Anlayamadık Çünkü Tarzınızdan Dolayı “Seviyor Mu Sövüyor Mu” Dedik Durduk Her Daim… Fakat Bugünkü Konuşmanız Zihnimizdeki Çoğu Soruyu Cevaplamanızı Sağladı… Diliyorum ki Beşiktaş İçin En Hayırlısı Olsun…”

Şu futbol mecrası öyle akıllara zarar bir yer ki; akıllı ve sabırlı girersiniz de sonrasında her ikisine mukayyet olmak zor iştir vesselam…

Evet Ahmet Nur Çebi’nin de sabrını iyice zorlamıştı futbol adına sergilenen çoğu anlamsızlık fakat o her şeye rağmen sabrının ve Beşiktaş sevgisinin gücüyle “ben buradayım” diyordu…

Esprili bir şekilde “seviyor musunuz sövüyor musunuz” diye seslenerek aslında “hah İşte şimdi sizi tam anladık” mesajıma Başkan Çebi’den de esprili bir yanıt gelmişti; “sövmem, Beşiktaş’ı ve taraftarını kesinlikle severim” diyerek…

Trabzonspor-Beşiktaş maçı sebebiyle gittiğim Trabzon’da namı zihinlere ve yüreklere mimli Şifo Mehmet ile sülale-çocukluk- gençlik yıllarımızın mirası Beşiktaş Ruhu üzerine keyifli bir sohbet etmiştik… “Beşiktaş Ruhu; taraftarıyla, futbolcusuyla, yönetimiyle harmanlanmış muhteşem bir sadakat sembolüdür… Sizler Beşiktaşlı doğmuş Beşiktaşlı ölecek gibi sahada oynarken, bizlerde baba yadigarı emsalsiz bir serveti devralmanın gururuyla izlerdik sizi” dediğimde Şifo Mehmet’in gözlerindeki haklı gurur ve mutluluk “hepimizle” aynıydı…

Evet onlar hepimizin evinden bir fertti ve ne enteresandır aradan geçen onlarca yılda sayısız futbolcu gelmesine rağmen onları kimseler gönül tahtımızdan indiremedi…

Ve o gün Başkan Ahmet Nur Çebi’yi kongreden bir gün önce izlerken yıllar sonra ilk kez “Beşiktaş Ruhum” filiz vermişti…

Başkan Çebi o gün; sövmeyip sevdiğini, sevgisini ve emeğini haykırırken “sevdası Beşiktaş’a yapılan haksızlıklara isyan ettiğini, Beşiktaş Ruhu’na güç vermek için asla pes etmeyeceğini, sadece başkanlık göreviyle değil her zaman her kademede var olacağını nihayet anlatabilmişti bize…

Başkan Çebi’nin çok güzel anlattığı bir şey daha vardı; sosyal medya üzerinden yürütülen yıpratma çabaları! Bir kesim Beşiktaş faydasına inşa edilen dağları ısrarla görmezden gelerek körü körüne muhalefet anlayışıyla “bir yaşam felsefesini” yıpratma çabası içinde… Fakat hepsi nafile…

Unutulmasın ki, ülke olarak herkesin fazlasıyla rahatsızlığını dile getirdiği “bilinçsiz veya art niyetle kullanılan sosyal-yazılı-görsel medya arenası” Beşiktaş Ruhu’nu yıpratamamakla birlikte tam aksine daha da körüklüyor…

Evet kongrelerde kullanmak üzere bir oyum yok, yönetici değilim, hatta İstanbul da bile değilim fakat sonsuz-minnetsiz-yürekten dualarımla Beşiktaşlıyım…