BİDEN TÜRKİYE'DEN YİNE ÖZÜR DİLER Mİ?

ARZU ERDOĞRAL 11 Kas 2020

ABD'nin en öncelikli konusu İsrail'in güvenliğini sağlamak ve buna o koltuğa oturan hiçbir başkanın da itirazı olamaz.

ABD'nin 46. başkanı seçilen ve 2021 yılında başkanlık koltuğuna oturacak olan Joe Biden’den sonra ABD- Türkiye ilişkilerinin nasıl olacağı en çok konuşulan konular arasında yer alıyor.

Donald Trump döneminde ABD ile ilişkilerin mükemmel olduğu söylenemez. Her ne kadar Trump, Biden’den daha iyi görülse de Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıyan, Türkiye’ye FETÖ gibi konularda destek olmayan, ekonomimizi hedef alan, PKK’ya yardım sağlayan bir isim.

Aslında ABD politikaları gereği bu şaşılacak bir durum değil.

ABD'nin en öncelikli konusu İsrail'in güvenliğini sağlamak ve buna o koltuğa oturan hiçbir başkanın da itirazı olamaz.

Trump’ın ABD seçimlerinde daha avantajlı olduğunu düşünsem de demokratları destekleyen Yahudi asıllı George Soros’un da sahnede olduğunu unutmamak gerektiğini daha önce vurgulamıştım.

Her koşulda Trump’ın başarısız olacağını savunan Soros’un son olarak siyahi George Floyd'un polis şiddeti nedeniyle yaşamını yitirmesinin ardından göstericilere para verdiği iddia edilmişti.

Soros’un daha önce de seçim sonrası çıkan sokak eylemlerine verdiği destek nedeniyle 1 milyar dolar kaybettiği, eylemcilerin Soros'a bağlı derneklerden kişi başına 2 bin 500 dolar aldığı söylenmişti.

İngiltere'de 1992'de Merkez Bankası'nı çökerten adam olarak tanınan Soros’un döviz spekülasyonundan toplam 44 milyar dolarlık bir servet yaptığı tahmin ediliyor.

Soros, Türkiye’de de Gezi kalkışmasını destekleyen isim olarak biliniyor.

Sonuçta Siyonist İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Açık Toplum Vakfı Başkanı iş adamı George Soros arasındaki rekabette bu kez kazanan Soros oldu.

Biden dönemine gelecek olursak müttefik Türkiye yerine PKK terör örgütünü seçen, Ermeni soykırımı iddialarına sahip çıkan, 15 Temmuz darbe girişimine destek veren, Yunanistan’ın yanında duran, Doğu Akdeniz konusunda da Türkiye karşıtı görüşleri olan bu isim zamanında da zorluklar ile mücadele edeceğimizin aşikar olduğunu söyleyebiliriz.

Türkiye ABD’ye biat etmediği sürece de bu mücadele devam edecek.

Erdoğan döneminde böyle bir şey olmayacağı için Biden daha önce de kendinin de belirttiği gibi muhalefeti destekleyecektir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı mağlup etmek için seçimleri işaret eden Biden, “Muhalefetin liderlerini desteklediğimizi açık şekilde belirtmeliyiz. Açıkça pozisyonumuzun parlamentoda da yer edinmek isteyen Kürt nüfusun entegrasyonunu sağlamak olduğunu söylemeliyiz. Yanlış olduğunu düşündüğümüz şeyler hakkında sesimizi çıkarmalıyız. Yaptıklarının bedelini ödemeli. Muhalefetle doğrudan iletişimde olup, Erdoğan’ı mağlup etmeleri için cesaretlendirebiliriz. Darbe ile değil, seçimle” ifadelerini kullanmıştı.

Biden model olarak da İstanbul seçimlerini örnek alıyor. Yani sadece CHP değil tüm muhalefeti bir arada görmek istiyor.

İYİ Parti eski milletvekili ve şu an bağımsız milletvekili olan İsmail Ok’un İYİ Parti eski Genel Başkan Yardımcısı Hasan Seymen'in Joe Biden ile görüştüğüne ve Soros'çu olduğuna dair iddialarda bulunması bu manada düşündürücüdür.

Biden daha önce Türkiye’den iki kez özür dileyen bir isim. İlk olarak 2014 yılında Suriye ve DEAŞ ile ilgili yaptığı açıklamalar sonrası Türkiye’nin sert tepki göstermesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı arayarak özür dilemişti.

İkinci özrünü ise FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişiminden sonra yapmıştı.

Biden, 2016’nın Ağustos ayında Türkiye’ye gelerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yüz yüze görüşmüş ve “Amerikan halkı sizin yanınızda. Obama, Erdoğan’ı arayan ilk isimlerden biriydi. Ancak yine de özür dilemek istiyorum. Keşke daha erken buraya gelebilseydim” ifadelerini kullanmıştı.

Yani, Biden’in ve arkasındaki güçlerin muhalefeti güçlendirme planları tutmaz ise yeni özürlere de şahit olabiliriz.

Netice itibarı ile artık ABD’ye boyun eğmeyen ve nasıl mücadele edeceğini bilen bir Türkiye var karşılarında!