BİR BAŞKA BEKA MESELESİ

Mesele seçimlerin çok daha ötesinde. Gençlerimizle iletişim kurmak ülkemiz için beka meselesi.

Babam ve oğlum filmi bir ailenin yaşadığı çözülmeyi anlatır. Özünde iletişim kopukluğu vardır. İletişimi reddeden bir baba ve oğulun pişmanlıklarla son bulan hikayesi. Geçmişi anlatır sanırız ama öyle değil.

Geçen gün güncel siyasi gelişmelerle ilgili sosyal medya üzerinde paylaşımda bulundum. İftar öncesi bir dertleşme ihtiyacıydı benimki. Sözlerimi kim dinler ne tepki verir bilemiyordum. Binlerce kişi paylaştı ve yüzbinlerce kişi de gördü. Sesini duyurmaya çalışan bir kişi için iyi bir fırsat doğrusu. Bazı gazeteci dostlarımız da yayılmasına katkı sağlayınca diyalog zemini oluştu. Özetle muhafazakar ve milliyetçi gençlerin sosyal nüfuzları yüksek kişi tarafından etki altında tutulmasına itiraz etmelerini tavsiye etmiştim. Gençlerden bir kısmı beni haklı bulurken bir kısmı da eleştirilerimi yersiz buldu. Saygı sınırları içinde kalan her mesajı cevaplamaya çalıştım. Doğrusu benim için iyi bir öğrenme süreciydi. Bir defa gündelik hayatımda sınırlı temasım olan gençlerle sıcak bir iletişim imkânı buldum. Neler düşünüyorlar birinci elden öğrendim. Kaygılarını ve beğeni görme çabalarını dijital kimlikleriyle de olsa gözlemleyebildim.

Sevindirici olan: Gençler iletişime açık. Sesini yükseltmeden karşısındakini dinleyerek, düşüncelerini saygı sınırları içinde ifade eden genç sayısı hiç az değil. Rahatsızlık duydukları konular genel olarak toplumun sorunlarıyla ilgili ve önemli bir kısmı da duygusal. Sevilme oranlarının yüksek olmadığını gördüm. Bu nedenle kendilerine hoş gelen sözleri sarf edenlere yüksek kredi açıyorlar ve davranışları ne olursa olsun savunuyorlar.

Muhafazakâr kesim için söyleyebileceğim, anne babaların çocuklarının genç olduğunu fark edememesi. Onları hep çocuk yerine koyuyorlar ve başka birileri onları birey olarak kabul edince doğrudan o tarafa meylediyorlar. Buraya kadar olan normal ama ailelerle kopuşlar başlıyor ve gençler sadece ailelerin söylediklerinin aksini yapmak için kendi gerçekliklerinden tamamen kopuk bir hayal aleminin içine sürükleniyorlar. Üstelik kendilerini ikaz etmeye çalışan kişilere de anne-babalarına sarf edemedikleri tüm düşüncelerini boşaltma yöntemiyle.

Gençliğin kendisine ne yapılması gerektiğini işitmeye tahammülü yok ve bunu söyleyen kişilerin yanından hızla uzaklaşıyorlar ve kulaklarını kapattıkları kitle arasına dahil ediyorlar. Ancak göz göze konuşma imkanı yakalayabileceklerini inandıklarında değer de veriyorlar saygı da gösteriyorlar.

Bunu dijital mecralardan öğrenmedim. Büyük kızımla yaptığım uzun yolculuklardaki sohbetlerimiz bana bu tecrübeyi sağladı. Onunla nasıl konuşuyorsam sosyal medyadaki gençlerle de aynı şekilde konuşmaya gayret ettim. Nazik davranırsanız genel olarak nazik, ilgili davranırsanız genel olarak ilgili karşılık görüyorsunuz.

Mesele seçimlerin çok daha ötesinde. Gençlerimizle iletişim kurmak ülkemiz için beka meselesi. Geleceğimizi ortak kavramlar üzerinden şekillendirebiliriz ve bunu da ancak konuşarak, anlatmaya ve anlamaya çalışarak yapabiliriz. Görüşleri ne olursa olsun gençlerimizi ciddiye alan yanlarında emin hissettiği kişiler olmalıyız. Yoksa? Başka adres ararlar ve inanın bulmaları çok zor değil ve o adresin yanlış olma ihtimali çok fazla. Yapmamız gereken konuşmaya devam etmek ama dinleyerek.